Anasayfa / Yaşam Haberleri / SURİYE VE YAŞANILAN GÖÇ SEFALETİ

SURİYE VE YAŞANILAN GÖÇ SEFALETİ

Geçtiğimiz yüzyıl,
insanlık tarihinin gördüğü en büyük savaşlara ve katliamlara sahne oldu.

Savaşlar ağırlıklı
olarak cephelerde geçtiği için kayıplar da genellikle askeri kesimde
yaşanıyordu. Ancak silahların gelişimi, uçakların savaşta kullanılmaya
başlanması savaşların cephe gerisindeki şehirlere de yayılmasına ve sivillerin
kayıplarının umulmadık oranda artmasına neden oldu. Esasında savaş siviller
için yeni bir göç dalgası anlamına gelir.

Savaşların yol açtığı
göç dalgaları, sivillerin ilk aşamada ülke içinde daha güvenli bir bölgeye,
ikinci aşamada ise ülke dışına doğru göçüne neden oldu. Suratlarına kapanan tüm
kapılara bir umutla yeniden dayanan bir halk, kalıp yurdunda ölmeyi
bekleyenler, savaşanlar, kaçanlar, kurtulanlar, vazgeçenler, geçmeyenler…
Kısacası bir savaş döneminde olabilecek her şey.

Günümüzde sırasıyla
Afganistan, Suriye, Somali ve Sudan, dünyadaki en büyük mülteci kaynağını
oluşturan ülkeler konumunda. Suriye İç Savaşı’ndan kaçan mülteciler, çeşitli
yollarla Avrupa ülkelerine gitmek istemektedir. Almanya’nın mültecileri kabul
etmeye başlamasının ardından, bir yıl içerisinde yüz binlerce mülteci, bu yasa
dışı yollardan bu ülkeye gitmiştir.

Suriye toprakları Mart
2011’de başlayan ilk gösterileri takip eden aylarda bir iç savaşa sahne oldu.
Akabinde ortaya çıkan Suriyeli mülteciler sorunu ise, bugün ulusal, bölgesel ve
küresel düzeyde büyük bir endişe kaynağı haline gelmiş durumda. BM ve yerel
gözlemciler, kriz boyunca

 

 

Suriye’deki nüfusun
yarısından fazlasının yer değiştirdiğini ifade ediyor. 13 milyon insanın savaş
ve istikrarsızlık nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığı ve geride
bıraktıkları evlerinin de büyük ölçüde kullanılamaz hale geldiği göz önünde
tutulduğunda, krize yönelik siyasi bir çözüm bulunsa bile, Suriye’nin
geleceğinin imarı için onlarca yıla ihtiyaç duyulacağı ortada. Bu imar
sürecinde ise istikrarın ve sağlıklı bir yönetimin nasıl temin edilebileceği;
iyileşme için gerekli olan yüklü miktardaki finansal kaynağı kimin sağlayacağı
hala netleşmiş değil.

Avrupa’ya Suriye’den
yayılan göç dalgası beraberinde her biri birbirinden acı binlerce, milyonlarca
hikâyeyi de yarattı. Kentlerin sokaklarında aşina olduğumuz ve birçoğu olanca
yoksulluk ve çaresizlikle boğuşan, ölümden kaçıp aslında bir sonraki adımında
ona yeniden yakalanan binlerin öyküsü. Denizlerin anlamını değiştirip o en
sevdiğimiz maviliği ölümle anmamızı sağlayan koca trajedi, koskoca insanlık
utancı… İnsan kaçakçılarının, kadın satıcılarının, çetelerin eline düşmüş
kadınlar, çocuklar, Suriyeliler…

Mültecilerin kaçak
Avrupa yolculuğu, güvenli

Çok Okunan Haber

CHP İl başkanı Aktay: BUNUN NEDEN ANKARA’DIR

Brezilya’dan ithal edilerek, kabul edilemez koşullarda Mersin limanına getirilen, hastalık kaynağı canlı hayvanlar konusunda Mersin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir