Anasayfa / Yaşam Haberleri / CHP İl başkanı Aktay: BUNUN NEDEN ANKARA’DIR

CHP İl başkanı Aktay: BUNUN NEDEN ANKARA’DIR

Brezilya’dan ithal edilerek, kabul edilemez koşullarda Mersin
limanına getirilen, hastalık kaynağı canlı hayvanlar konusunda Mersin İl
Örgütümüzce düzenlenen basın toplantısına, Milletvekillerimiz Sayın Serdal
Kuyucuoğlu, Sayın Fikri Sağlar, hayvan hakları aktivistleri Zülal Kalkandelen
ve Burak Özgüner’le birlikte katıldık. Basın toplantısında yaptığım konuşmada,
Mersin limanından gelen kötü kokuların asıl kaynağına dikkat çektim:
Son zamanlarda, Mersin limanından sık sık kötü kokular geliyor. Bu kokuların
görünüşteki kaynağı, sağlıksız ve insafsız koşullarda büyükbaş hayvan taşıyan
yabancı gemilerdir. 
Kötü kokunun asıl kaynağı ise Ankara’dır, AKP Hükümetidir. Kendi ülkemizin
çiftçisini, kendi ülkemizin besicisini desteklemek yerine, uluslararası gıda
tekellerini ve onların Türkiye’deki ortaklarını zengin etmeyi tercih eden AKP,
yaşanan felaket tablosunun asıl sorumlusudur. Bugün, NADA adlı bir gemiyle
Mersin’de bir kez daha ortaya çıkan bu tablo, ülkemizin besicilerine, ülkemizin
tüketicilerine ve canlı haklarına karşı sergilenen bir büyük duyarsızlığın
sonucudur. 
27 bin büyükbaş hayvanın, dışkı ve idrar içinde, susuz ve aç şekilde yola
çıkarıldığı, daha gemi Brezilya’dayken, resmi raporlarla tespit edilmiş ve
geminin boşaltılmasına karar verilmişti. Ancak gıda tekellerinin ve onların
Brezilya ve Türkiye’deki işbirlikçilerinin girişimiyle, geminin, mahkeme
kararına rağmen yola çıkması sağlandı. 
Brezilyalı uzmanların hazırladığı teknik rapora göre, gemideki büyükbaş
hayvanların maruz kaldığı muamelenin tanımı, işkencedir. Olağanüstü kötü
koşullarda, haftalarca taşınan bu hayvanlar hem kendileri hastalanıyor, hem de
geminin ziyaret ettiği yerlerde halk sağlığı sorunlarına neden oluyorlar. Şimdi
aynı risklerle bizler karşı karşıyayız. Ne var ki, yetkililer konunun üstünü
örtmekten, gerçekleri gizlemekten başka hiçbir şey yapmıyorlar. Mersin
Barosu’nca yapılan suç duyurusunun gereği yerine getirilmiyor.
Çernobil faciasından sonra, çaydaki radyasyonun tehlikeli olmadığını kanıtlamak
için çay içerek şov yapan Bakanlar görmüştük. Şimdiki Bakanlar o kadarına bile
tenezzül etmiyorlar… Eğer Mersin limanına gelen bu hayvanların uygun
koşullarda taşındıklarından, sağlıklı olduklarından eminse, buyursun Sayın
Hayvancılık Bakanı, o gemiye hep birlikte çıkalım. O hayvanlar hangi koşullarda
ülkemize geldiler, herkes görsün. 
NADA adlı geminin acilen karantinaya alınması, içindeki büyükbaş hayvanların,
bağımsız veterinerler aracılığıyla, şeffaf bir şekilde denetlenmesi
şarttır. 
Bu tür trajedilerin tekrar yaşanmaması, halk sağlığının daha fazla tehdit
edilmemesi, gıda tekellerine bağımlılığın ortadan kalkması için yapılması
gereken de bellidir: Hayvancılıkta yerli üretim korunmalıdır. Türkiye bugün,
ülke içinde üretilen büyükbaş hayvan sayısının 10 katından fazlasını ithal etmektedir.
Bu büyük ithalatın gerekçesinin, et fiyatlarını ucuzlatmak olduğu söyleniyor.
Oysa gerçekte ucuzlayan yalnızca vatandaşın hayatının ve sağlığının değeridir.
Besici üretimden kaçmak zorunda bırakılırsa, istediğiniz kadar et ithal edin,
milyar dolarları akıtın, et fiyatları yine artacaktır. Vicdanlara sığmayan
koşullarıyla topraklarımıza hastalık taşıyan “dehşet gemilerinin”
ardı arkası kesilmeyecektir. 
“Hukuk” diyoruz, dinlemiyorlar… “Besicilerimizin
çıkarları” diyoruz, umursamıyorlar… “İnsanımızın sağlığı”
diyoruz, aldırmıyorlar… “O gemide taşınanlar da birer can, onların da
hakları var” diyoruz, gülüp geçiyorlar… Ama yılmayacağız ve onlara
eninde sonunda, insan olmayı öğreteceğiz

 

Çok Okunan Haber

SURİYE VE YAŞANILAN GÖÇ SEFALETİ

Geçtiğimiz yüzyıl, insanlık tarihinin gördüğü en büyük savaşlara ve katliamlara sahne oldu. Savaşlar ağırlıklı olarak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir