Anasayfa / Uncategorized / “AK KAHVE” Tekrar edilemez; çünkü…

“AK KAHVE” Tekrar edilemez; çünkü…

Mirza Turgut yazdı

Adana ile Mersin’in kültür-sanat ortamını karşılaştırmak ne kadar doğru olur, bilmiyorum.

Ama bazan meramınızı iyi anlatmak için böylesi kıyaslamalara ihtiyaç duyarız.. Adana, hiçbir kentimizin sahip olmadığı müthiş bir kültür-sanat genetiğine sahiptir. Edebiyatta İki Kemal(Yaşar ve Orhan),sinemada Yılmaz Güney, gelenekten aldıkları hümanist kültür damarlarını Türkiye’ye mal ettikleri için önemlidir…Yaşar Kemal (İnce Memed) Çukurova’da köylülerin dramını, Orhan Kemal(Bereketli topraklar üzerinde)Adana işçi sınıfının trajedilerini yazmışlardır..

Aynı yıllarda Mersin’de sadece ve sadece AK KAHVE olarak bilinen  mekanda Edebiyat ve güncel durum sohbetleri yapılmaktadır

İkinci Dünya savaşı hemen sonrası( 1948 ) kurulan Ak Kahve ,dönemin aydın ve entelektüellerinin buluşup sohbet ettikleri, geçmişten geleceğe fikirler ileri sürdükleri  mekanın adıdır…

Her kültür ve sanat  ortamı, belli bir tarihsel-sosyolojik ,teknik gelişmenin ürünüdür…Örneğin henüz yazının bulunmadığı dönemlerde insanlar hayal güçleri ile bir çok efsane, masal ve hikaye üreterek geçmişi, günümüze ve geleceğe  kuşaktan kuşağa sözle aktarmışlardır…

AK KAHVE, Türkiye’nin savaş sonrası oluşan yeni düzene uygun Batı yanlısı pozisyon almak zorunda kaldığı bir süreçte ortaya çıkmıştır..

Radyonun dışında başka bilgilendirme aracı yok. Günlük gazetelerin birkaç gün sonar geldiği bir ortamda AK KAHVE gibi bir mekana ihtiyaç duyulmuştur…Her gereksinim kendine uygun bir formülü geliştirir…AK KAHVE böylesi bir ihtiyaca karşılık gelmiştir

Peki ya şimdi?

Sadece Tarihsel, sosyolojik değişim değil aynı zamanda teknik-sanatsal değişimlerin çok çok farklı kulvarlara evrildiği  TV, gazetelere ve   internet sürecini ekleyelim……ve son olarak akıllı telefonlar, yani yapay beynin yaşamımız her alanını nasıl kuşattığını hatırlayalım…

Bu sosyoloji de AK KAHVE nasıl tutunacak?

Her teknik ve sosyolojik gelişme, kendi dönemine ait ilişki kalıpları ve bilgilenme, diyalog ortamını doğurur…Sinemadan sanata, felsefeden siyasete , takip etmekte zorlandığımız paradigmatik değişim dinamikleri AK KAHVE gibi bir ihtiyacımızın olmadığını gösteriyor..

Aslında şimdiler de, her yer, her toplantı bir AK KAHVE’dir…Daha da ilerisi bugünlerde zum ya da başka dijital araçlarla fikir alış verişin de bulunuyoruz…

Bilgilenme, bilgilendirme gibi AK KAHVE  içeriklerinin her an değiştiği şartlar da AK KAHVE’ye kim nedene gitsin?…Oraya gidene kadar yolda cep telefonundan bir çok küresel ve bölgesel haberleri öğrenebilir…Trajik olan şu ki, konuşma yapacağım konuyu herkes, ben yolda öğrenebilir…Bu durumda beni niye dinlesinler?

Kelime anlamı^” Yeniden Doğuş olan Rönesans sanatçıları 1000 yıllık Roma’da değil, antik Yunan’da aradıklarını bulmuşlar ve bunu yeniden doğurmak istemişlerdi. Ancak ortaya başka bir şey çıkmıştı.
Bunun nedeni 1000 yıllık dönemdeki ,tarihsel-sosyolojik, fikirsel /düşünsel gelişmelerle  birlikte  Dünyayı anlama, DUYMA, aktarma süreçlerindeki değişimlerdir…Evet Antik Yunan sanatçıları çok zeki idiler, ama henüz Dünyanın yuvarlak olduğunu keşfedememişlerdi ; edemezlerdi de…Ancak Rönesans aydın ve sanatçıları bunu çoktan keşfetmişti..

Yani,AK KAHVE’nin dönemi çoktan kapandı…

Teknik, sosyolojik, bilimsel değişim süreçleri yeni paradigmalar üretti…Her yer her an, her kişi için bir AK KAHVE’dir artık.

NOT: AK KAHVE diyen arkadaşlar iyi niyetle kültür ortamına katkı için bu tezi savunuyorlar…Kent müzesi yapıldığında, bir kenara  yapılacak Ak Kahve maketi ile ziyaretçilerin gelip izlemesi  ve bir dönem, AK KAHVE diye bir kültür mekanını olduğunu öğrenmeleri açısından faydalı olur…Aksi takdirde  bildik AK KAHVE artık olmaz…

Çok Okunan Haber

İklim Benim

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir