Anasayfa / Güncel Haberler / EZBERLER,KLİŞELER, PARADİGMALAR DEĞİŞİYOR!

EZBERLER,KLİŞELER, PARADİGMALAR DEĞİŞİYOR!

Mirza Turgut yazdı

Siyasetçi, sivil toplum ve meslek örgütleri yöneticilerinin tamamının zihin haritaları, soğuk savaşın düşünsel-fikri ortamı tarafından belirlendi.

ABD’nin   komünizme karşı başlattığı mücadele,  ülkemizdeki  siyasi akımların, taraf ve yandaşlık tasniflerini de belirledi.

Milliyetçilerin amaçları ile ABD’nin amaçları komünizme karşı olmak bağlamında örtüşüyordu.

Ve o şartlarda sadece solcular, ABD’nin emperyalist politikalarına karşı  samimi bir mücadele yürütüyordu.

ABD, sola karşı olan merkez sağ, milliyetçiler ve İslamcılara elinden gelen desteği veriyordu.

Siyasetler, düşünce akımları bu verili duruma göre, kendi kavramlarını, ezberlerini oluşturdular.

Değişmeyen tek şey değişimdi ve sonuçta , iki kutuplu dünyanın paradigmaları çöktü.

Çöken paradigmalar, bilinen doğruları, ezberleri ve tabi alışılmış siyasetleri boşlukta bıraktı.

Sadece Türk düşünce ve entellektüel  ezberler değil, tüm dünyanın bildik “doğruları” iflas etti.

Fakat Avrupa Birliği projesinin temeli daha önceleri atıldığı için, yeni dönem, AB projesinin önünü açtı, küresel bir güç olmasına ortam hazırladı.

Tam bu yıllarda Çin’de başlayan değişim, son yıllarda meyvesini vermeye başladı ve ABD’ye  karşı önemli bir güç olarak ortaya çıktı.

AB, Çin ve her şeye rağmen nükleer bir güç olarak var olan Rusya’nın varlığı, ABD’yi dünyanın tek patronu olma iddiasında zorlamaya başladı.

Öte yandan üretim, ulaşım ve iletişim teknolojisinin gelişmesi ile birlikte sanayi toplumu değişime uğrayarak,  kapitalist toplum olmaktan öte bir konuma geldi.

Yeni ekonomik model, demokrasi, çoğulculuk, hukuk devleti gibi insansal değerlerle birlikte anılmaya başlandı.

Birinci ve ikinci dünya savaşını çıkaran Avrupa ülkeleri tek bir devlete doğru evrimleşti.

Yani, dün ezberlediğimiz ne varsa çöktü ve hepimiz doğal olarak zihni-düşünsel krize girdik.

Yeni tanımlar, yeni kavramlar, yeni sentezler gerekiyor.

Bu ise soru sormakla olacaktır.

Kapitalizm hala aynı kapitalizm mi?

Bilgisayarların yönettiği yeni ekonomik model nasıl bir şey?

İnternet ortamı, sansürü, sınırları ortadan kaldırmadı mı?

Bilgisayar ve İnternet bir çok mesleği geçersiz kılmıyor mu?

İşçi sınıfı, bildiğimiz işçi sınıfı  olmaktan çıkmıyor mu?

İki dünya savaşını çıkaran Avrupa şimdi, Dünyaya barış ve demokrasi yaymıyor mu?

Eski ezberlere sahip bizler, hala Avrupa’yı aynı Avrupa mı göreceğiz?

Hala bildik sanayi toplumundan mı bahsedeceğiz.

Emeğin yeni tarifini yapmayacak mıyız?

Yeni icatlar ve markaların  girişimci kesim tarafından üretildiğini;sermaye sınıfının toplumsal gelişmenin motoru olduğunu görmeyecek miyiz?

Türk toplumu olarak şu anda, insanlığın en büyük barış projesi olan AB’yi girme mücadelesi veriyoruz.

Yani 200 yıllık çağdaşlaşma ve modernleşme mücadelesini sürdürüyoruz.

Hem küresel yeniden yapılanma süreci hem de ekonominin temel dinamiklerinin değişmesi bağlamında yepyeni bir dönemden geçiyoruz.

Bu dönem sanayi toplumun paradigmaları ile sanayi ötesi toplumun paradigmalarının çatıştığı dönemdir.

Düne ait olanları, bugün ve gelecek açısından savunmak imkansızdır.

Çünkü düne ait düşünceler, dünün koşullarında doğru ve geçerli idi; ama değişen koşullarda yeni düşüncelere, yeni örgütlenmelere yeni anlayışlara ihtiyaç vardır.

Son dönemde geçmişimizi abartmak moda haline geldi.

Ama önemli olan Cumhuriyetimizi geleceğe hazırlamaktır.

Gelecek vizyonları üretemediğimiz için, şimdilerde çeşitli ayrışmalar Cumhuriyet içini tehdit haline geldi.

Ne yazık ki gelecekle ilgili fikri, düşünsel, siyasal kurgularımız, senaryolarımız yok

Yok, çünkü kolay olanı seçerek, geçmişle övünmekle yetiniyoruz.

Elbette övüneceğiz ama gelecek açısından yeni tasarımlar, yeni Türkiye hayalleri, yani gelecek ütopyasını kurgulamamız gerekiyor.

Hiçbir siyasi partimizin ülkemizle ilgili gelecek 10 yıl hayali ve senaryosu yok.

Son günlerdeki tartışma argümanlarına dikkat ederseniz daha net görürsünüz bu durumu.

Dünyada çoğulcu ve katılımcı demokrasi yıllardır revaçtadır.

Türk toplumu tarihsel olarak çoğulcu bir yapıya sahip olduğu halde, hala siyasal ve kültürel çoğulculuğu kabul etmeyen ve buna karşı çıkan fikri yapılar var .

Bize lazım olan gelecek vizyonlarıdır.

Bize lazım olan bugünü anlamak ve yeni  kavramlar üretmektir.

Bize lazım olan, geleceğimizle ilgili kurgular, ütopyalar ve projeler üretmektir.

Bütün bunlar için yapacağımız tek şey var: Sorgulamak..

 

Çok Okunan Haber

ÖZYİĞİT KKTC CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN İLE GÖRÜŞECEK

Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Başbakan Ersin Tatar’ı ziyaret edecek, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir