Can BURSALI – ARTI GERÇEK

Türkiye 31 Mart’ta iktidarın ‘beka seçimi’ söylemi altında yerel yöneticilerini seçmek için sandık başına gitti. Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı’nın yarıştığı büyükşehirlerin Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin başta olmak üzere önemli bir bölümünde, muhalefetin oluşturduğu Millet İttifakı galip geldi. İstanbul’da ise CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun ipi önde göğüsledi ancak, seçim sonuçlanalı 11 gün olmasına rağmen itiraz süreci nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından resmi sonuç açıklanmadı.

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı’nın 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçiminde aldığı yüzde 53’lük oyu korumasına rağmen, önemli büyükşehirlerde mağlup olmasının nedenlerini, küçük kentlerin bir çoğunda AKP-MHP yarışından MHP’nin galip çıkmasını ve İstanbul’da seçimin yenilenmesi halinde ortaya çıkacak tabloyu Artı Gerçek’e değerlendirdi.

‘İSTANBUL’DA SEÇİM YENİLENİRSE RAKİP PARTİLERİN SÖYLEMİ SONUCU BELİRLEYECEKTİR’

Sözlerine İstanbul’da seçimin yenilenmesi halinde nasıl bir sonucun ortaya çıkacağına ilişkin görüşlerini paylaşarak başlayan Uslu, “İstanbul’da seçimin yenilenmesi halinde, rakip partilerin söylemleri ve tutumları sonucu belirleyici olacaktır. Ayrıca Saadet Partisi ve DSP’nin tavrı da önemli. Saadet Partisi’nin CHP adayını desteklemesi halinde aldıkları yüzde 1.2’li oy, aradaki makası açabilecek nitelikte” dedi. Uslu, 31 Mart öncesinde yaptıkları araştırmalarda Ekrem İmamoğlu’nun önde olduğuna ilişkin sonuçlar elde ettiklerini de sözlerine ekledi.

‘EKONOMİ BELİRLEYİCİ OLSAYDI, BURSA VE KOCAELİ’NDE AK PARTİ’NİN ADAYLARI KAZANAMAZDI’
Büyükşehirlerin önemli bir kısmında AKP-MHP bloğunun kaybetmesinde ekonomideki çalkantılı sürecin temel belirleyici olmadığını söyleyen Uslu, şöyle konuştu: “Ekonomi belirleyici olsaydı, Türkiye ekonomisinin en önemli kentlerinden Bursa ve Kocaeli’de AK Parti’nin adayları kazanmazdı. Dolayısıyla ekonomide yaşananlar tek başına seçimin sonucunu belirledi diyemeyiz.”

‘MUHALEFETİN ÇOKLU İTTİFAK STRATEJİSİ KAZANDIRDI’

Cumhur İttifakı’nın yönettiği İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin gibi kentleri muhalefetin kazanmasında belirleyici olanın ittifak stratejisi olduğuna dikkat çeken ANAR Genel Müdürü, “Muhalefetin çoklu ittifak stratejisi, bir çok kentte yarışta iki adayın kalmasını sağladı. Aday faktörleri de belirleyici oldu” diye konuştu.

‘İKTİDARIN SÖYLEMİ AK PARTİLİ KÜRT SEÇMEN ÜZERİNDE ETKİLİ OLDU, ÖNEMLİ KISMI SANDIĞA GİTMEDİ’

İktidarın HDP’ye yönelik söylemini ve CHP ile İYİ Parti’nin HDP’yle ittifak yapmasına ilişkin propagandasının da seçimlerde belirleyici olduğuna değinen ANAR Genel Müdürü, “İktidarın söylemi özellikle AK Partili Kürt seçmen üzerinde etkili oldu. AK Partili Kürt seçmenin önemli bir bölümünün sandığa gitmeyerek tepki gösterdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullanırken, HDP seçmeninin İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Adana gibi kentlerde CHP’nin kazanmasında ciddi oranda belirleyici olduğunu da sözlerine ekledi.

‘SEÇMEN MİLLİYETÇİLİĞİN PATENTİNİ ALMIŞ GÖRÜNEN MHP VARKEN AK PARTİ’NİN MİLLİYETÇİLİĞİNİ TERCİH ETMEDİ’

Uslu, seçime ilişkin değerlendirmesinde AK Parti ve MHP’nin yarıştığı kentlerin bir çoğunda MHP adayının galip gelmesine de değindi. “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sağın yükselişi söz konusu. Sol olarak anılan CHP, Anadolu’nun bir çok yerinde sağ partilerle yarışabilecek düzeyde dahi değil. Bir tek Kırşehir’de AK Parti ile MHP’nin rekabetinde kazançlı çıktı” diyen Uslu, “Son yıllarda AK Parti’nin de milliyetçi bir söylem kullandığını görüyoruz. Elbette aday faktörü de belirleyicidir ancak Anadolu’da giderek daha da milliyetçileşen seçmen, neredeyse milliyetçiliğin patentini almış durumda olan MHP varken, AK Parti’nin milliyetçiliğini tercih etmedi” görüşünü paylaştı.