Abdurrahman Erden, Kent Radyo’da Buse Yegül’ün konuğuydu

Abdurrahman Erden, Kent Radyo’da Buse Yegül’ün konuğuydu

Akdeniz İlçe Gençlik Kolları Başkanı Abdurrahman Erden, Kent Radyo 98.5’te Gazeteci Buse Yegül’ün canlı yayın konuğu oldu.

Gerçekleştirilen söyleşi şu şekilde:

Buse Yegül: Kendinden biraz bahseder misin?

Abdurrahman Erden: Mersin 1991 doğumluyum. İlkokul ve ortaokulu İstanbul’da okudum. 2005 yılında Beylikdüzü’nden Mersin’e taşındık. Lise hayatımı Mersin’de Gazi Lisesi’nde tamamladım. Üniversiteyi Gaziantep Üniversitesi kimya bölümünde bitirdim. Ardından Mersin serüvenimiz yeniden başladı. 2019 Şubat ayında da Akdeniz İlçe Gençlik Kolları Başkanı seçildim.

Buse Yegül: Göreve ilk geldiğin süreçte neler yaşadın? İşe ilk olarak nereden ve nasıl başladın?

Abdurrahman Erden: Biz göreve gelmeden öncede bir takım hazırlıklarımız oldu. Gençlik üzerinde ilk geldiğimiz zaman farklı bir yapılanma içerisine girmeyi planladık. Ezber boşan bir gençlik yapılanması oluşturmak istedik. Neler hedeflediğimizi mahalle mahalle gezerek anlattık. Bu süreçte en doğru yanımız samimiyetimiz oldu. İnsanların bize olan inancı bu başarıyı getirdi. Göreve geldiğimiz ilk gün de planlarımız çok daha farklıydı fakat bu pandemi süreci bizi olumsuz etkiledi. Çalışmalarımızın bir çoğu havada kaldı.

Buse Yegül: Adana Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım tutuklandı. Bu olayın ardından Adana’ya gitmiş desteğinizi göstermiş ve olaya yakından tanıklık etmiş oldunuz. Orada neler yaşandığını anlatabilir misin?

Abdurrahman Erden: Adana il örgütü baştan sona Eren kardeşimize sahip çıkıyor. Orada gördüğümüz dayanışma inanılmazdı. Ailesinin evi tıklım tıklım. Herkes ‘bizde sizin evladınızız’ diyerek ailesini teseli etmeye çalışıyor. Bir itiraz sürecindeler 1 hafta. Tekrar komisyon kurulacak ve bununla alakalı nasıl bir yol izlenileceğine karar verilecek.

Buse Yegül: CHP Gençlik yapılanmalarını nasıl değerlendiriyorsun?

Abdurrahman Erden: Bunu Akdeniz Gençlik Kolları Başkanı olarak değil de, Abdurrahman Erden olarak cevaplıyorum. Yeterli değiliz. Alışılagelmiş bir algı var. Biz ne kadar doğruyuz? İşlerimizi ne kadar doğru yapıyoruz? Bunları sorgulamamız gerekiyor. Gençliğimiz kendini geliştirme konusunda biraz geride kalıyor. Bayrak asma, afiş dağıtma elbette yapılacak. Bunlar görev değil. 60 yaşındaki birisine bunları yaptıramayız sonuçta.

Bunlar görevimiz ama bunların üzerine de bir şeyler katmamız gerekiyor. Dil öğrenmemiz gerekiyor, siyasal, ekonomik, politik anlamda gelişmemiz, kitap okuyarak kendimize yeni şeyler katmamız gerekiyor. 2. adam profili olmaktan kurtulmamız gerekiyor. Birilerinin yardımcısı, danışmanı değil de gençlik olarak başkanlık yapabileceğimizi bir milletvekili olabileceğimizi insanlara aktarmamız gerekiyor. Bunu aktarmak için kendimizi geliştirmemiz lazım. Ancak bu noktada arkadaşlarımız geri de kalıyor. Bizim çok imkanımız vardı ama pandemi süreci yüzünden bunlar geri de kaldı. Arkadaşlarımıza seminerler, kişisel eğitimler verip bu konularda bilgilendirmeler yapmayı düşünüyorduk. Bu işin uzmanı olan kişilerden yardım alarak eğitimler vermeyi planlıyorduk. Bu süreç geçtikten sonra, tek tek planlarımızı hayata geçireceğiz.

Buse Yegül: Pandemi sürecinde tehlike dinlemeden sürekli çalışıyorsunuz. Kapı kapı geziyor, insanların sorunlarını dinliyor ve çözümler üretmeye çalışıyorsunuz. Bu süreçte yaptıklarınızı bir de senden dinleyebilir miyiz?

Abdurrahman Erden: Pandemi sürecinin ilk başında insanlar sokağa çıkmaya çekiniyorlardı. Bizde 2-3 gün hemen çıkmadık. Genel merkezden gelen talimat doğrultusunda ilçe binalarımızda kapandı. Arkadaşlarımızla oturup ne yapabileceğimizi düşündük. Arkadaşlarımıza da çok teşekkür ediyorum gerçekten yerlerinde hiç durmadılar. Bizim muhakkak bir şeyler yapmamız gerekiyor diyerek beni de teşvik ettiler. İlçe Başkanımız Ünal Uyar, Kadın Kolları Başkanımız Nesibe Teker Hazim bu noktada çok önemli rol oynadılar. Yaptığımız olağanüstü toplantıda bir kriz masası oluşturmaya karar verdik.

Bu kriz masasının işleyişine karar vermemiz gerekiyordu. İlk olarak kendi partililerimize ulaştık, dışarıdan insanların bize ulaşması içinde bir iletişim numarası bıraktık. Başlangıcımız bu şekilde oldu ve çok mükemmel tepkiler aldık. Ardından diğer ilçelerde bunu yapmaya başladı. Arkadaşlarımız; market alış-verişi olsun, dezenfektan, koli yardımı olsun gelen taleplerin hepsine yetişmeye çalıştılar. Bir noktadan sonra iş farklı bir boyut kazandı. Hükümet biraz daha geri de kaldı. Bu da yükümüzü arttırdı. Bizim hepsine yetişmemiz mümkün değil. Sonuç olarak desteği de Büyükşehir’den alıyoruz. Yapabildiğimiz kadarını yapmaya, yetişebildiğimiz kadar insana yetişmeye çalıştık. Bu süreçte berberler, kuaförler, günlük yövmiye ile çalışan insanlar en büyü mağduriyeti yaşadılar. Ardından minibüsçüler odası, berberler odası, kuaförler odası, kahveciler odası buralardan da telefon numaraları alarak bu insanlara ulaşmaya çalıştık. Dertlerini taleplerini sorduk. Hiçbir şey yapmasak bile, bu süreçte yanlarında olduğumuzu hissettirdik.

Bundan sonra ekmek dağıtımı kampanyası başladık. Yardımcı olmak isteyen insanların desteği ile Akdeniz İlçe Örgütü olarak kendi bütçemizle yaklaşık 40 bine yakın vatandaşımıza ekmek ulaştırdık. Çok sayıda olmasa da birkaç evi dezenfekte ettik. Bu şekilde bir süreç sürdürdük.

Buse Yegül: İlerleyen süreçte ‘gençlik’ olarak hedefleriniz neler?

Abdurrahman Erden: Arkadaşlarımızla yola çıkarken ilk anlattığım bir şey vardı. Gençlik Kolları bir okul gibidir. Bunu böyle düşünürsek bu partinin en büyük amacı, liyakatlı siyasetçiler yetiştirmek. Bunu başarmak için de bahsettiğim seminerleri ve eğitimleri gerçekleştirmemiz gerekiyor. Şu süreçte maalesef mümkün değil.

Buse Yegül: Bu partide bir genç olarak siyaset yapmak nasıl bir duygu? Neler yaşıyorsun?

Abdurrahman Erden: Çalışmalarda, etkinliklerde en büyük yükü gençler sırtlanıyor. Özellikle bu gençler, AKP gibi bir hükümetin karşısında geleceklerini hiçe sayarak, riske atarak gelip bu partide emek veriyorlar. Verdikleri emeğin yarısıyla belki de kariyerlerini riske atıyorlar. Sokaktan geçen birisine sorsanız, anket yapsanız gençlerin çoğu yaklaşmaz bile. Ama bu gençler tüm bunları aşıp geliyorlar ve bizimle mücadele veriyorlar. Hepsini yürekten kutluyorum.

Buse Yegül: Gençlik Kolları Başkanı olmanın, artıları ve eksileri neler?

Abdurrahman Erden: Bir işe kalkıştıysanız, bu işi severek yapmanız gerek. Zorluklarını bilerek üstesinden gelinmesi gerekiyor. Eksilerinden bahsedecek olursam, ailemden ve sosyal yaşamımdan uzak kalıyorum. Onun haricinde başka bir şey yok. Verdiğimiz mücadeleye eksik diyemem. Emek sarfediyoruz. En anlamlı ve özel artısı ise bu işi severek yapıyor oluşumuz. Kademe zinciri aşılıp, gençlerle muhattap olmam gerekirken büyükler ile muhattap oluyorum. Beni en çok yoran durum bu. Herkesin sıkıntılarını dinlemek zorundayım. Bir vatandaşımız arıyor mesela. Herkese iyi yaklaşma konusunda gayret ediyorum. Birisi arıyor, ‘buyrun nasıl yardımcı olabilirim?’ diyorum. ‘Sesini duymak için aradım’ diyen insanlar oluyor. Bu da ister istemez yardım edeceğimiz birine giderken ki vaktimizi çalıyor. Eksileri değil de, sıkıntıları biraz oluyor.

Buse Yegül: Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in gençlere verdiği desteği yeterli buluyor musun?

Abdurrahman Erden: Vahap Seçer’in kadrolarına baktığımız zaman hepsi gençlerden oluşuyor. Yeterli midir? Orasını bilemem ancak bir algı var ki onu değiştirmemiz gerekiyor. Herkesin belediyeden beklediği bir iş talebi var. Bunların hepsinin gerçekleşmesi mümkün değil. Sosyal alanda elbette destekleri var. İş anlamında da empati yaparak kendimizi onların yerine koymamız gerekiyor. Örneğin; Vahap Seçer 50 bin genci işe alacağını söylese de bu sıkıntıları çözecek mi? Ya da işsizlik bitecek mi? Hayır bitmeyecek. Buna köklü bir çözüm üretilmesi gerekiyor bu da hükümetin problemi. Belediyenin görevi yol yapmak, çevre düzenlemesi yapmaktır. Sosyal hizmetlerdir belediyenin görevi. İş talebi elbette biraz lükse kaçıyor. Ama size destek veren, emek veren, sizi oraya getiren insanlara sahip çıkmak zorundasınız.

Buse Yegül: Parti kadrolarında gençlere yeteri kadar yer verildiğini düşünüyor musun?

Abdurrahman Erden: Hayır, düşünmüyorum. Ama biraz da aynaya bakmamız gerekiyor. Bu insanlar bize neden güvenmiyor? Bir başkan çıkıpta, ‘böyle bir gençlik olduğu sürece benim sırtım yere gelmez’ diyebildi mi? Bu güveni onlara verebildik mi? Gençler olarak ne kadar örgütlenebildik? Bunu sorgulamamız lazım. Kendimizi geliştirmemiz, çalışmamız lazım. Mücadele ederek bu algıyı kırabiliriz. Partimizin üye bazında yaş ortalaması 40. Bu en çok bizden kaynaklanan bir şey. Bu bizim sorunumuz. Yukarıdakiler değer vermiyor olabilir ama bu yaş ortalamasını aşağıya çekmemiz lazım. Örgütlenmemiz, bir olmamız, beraber olmamız gerekiyor.

Buse Yegül: Son olarak eklemek istediğin başka bir şey var mı?

Abdurrahman Erden: Son olarak beni destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Elimden geldiğince herşeyin en iyisini yapmaya, herkese ulaşmaya, her mahalleye girmeye çalışıyorum. Fakat bizim gücümüzde bir yere kadar. Ara muhalefetiz, bir iktidar partisi değiliz. İnsanların her şekilde yanlarında oluruz. Elimizden ne geliyorsa onu yapabiliriz. Başarıya ulaşmamız için insanların bize güvenmesi ve arkamızda durmaları gerekiyor. Genç arkadaşlarımızı birliğe ve beraberliğe davet ediyorum. Bir olmamız, diri olmamız, iri olmamız lazım.  Bunları başarırsak her şeyin çok güzel olacağına inanıyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM