Anasayfa / Mersin Haberleri / SEÇİME GİDERKEN TÜRKİYENİN SORUNLARI: -III-

SEÇİME GİDERKEN TÜRKİYENİN SORUNLARI: -III-

Geçen yazılarımda Türkiyenin sorunları bağlamında hukuk,
demokrasi ve ekonomi ile ilgili sorunları ele almıştım. Bu yazıda Türkiyenin en
önemli diğer iki sorunu olan Toplumsal Barış Sorununu irdelemek istiyorum. Daha
sonraki yazılarda eğitim ve dış politika konularıyla bu diziyi sonlandıracağım.

 

            GİRİŞ

            Bu hususta
lafı uzatmanın anlamı yok. İktidarın izlediği politiklar toplumu karpuz gibi
ortadan yarmış durumda. Her bir parça diğerini ötekileştirrek neredeyse
düşmanlaştırma derekesine çıkarmış. Bu ülkenin toplumsal barışı için en büyük
tehlikelerden biridir. Çünkü bu durum sosyolojik olarak gelecekte bir takım
soyal patlamalara, kapanması zor derin yaralara ve çalkantılara gebe.

            İkinci
önemli tehlike de Türkiyenin yönetim biçimi ile igilidir. Diğer bir deyişle
anayasal düzen konusunda toplumun ikiye bölünmüş olmasıdır. Bir taraf, mevcut
yapıyı savunurken buna karşı çıkanlar ise bunu “tek adam rejimi” olarak kodlamakta
ve  karşı çıkmaktadır. Oysa anayasalar
toplumun temel oydaşma şemsiyeleridir. Seçmenin büyük çoğunluğunun rızasına
dayandıkları için toplumu birarada tutarlar. A partisnin B partisini sevnmemesi
benimsememesi ayrı bir durumdur, ülkenin temel yönetim konusu çok ayrı bir
sorundur. Toplumun yarısı ben böyle yönetilmek istemiyorum, buna rızam yok diyorsa
bunu es geçemeyiz bir kenara koyamayız. Bu süreç içerisinde sistemi tıkar, tıkanan
sistem topluma büyük sorun olarak geri döner.

            Toplumsal
barış konusunda yaşadığımız diğer önemli bir sorun da iktidar partisinin Kürt
Meselesini yıllarca çözüyormüş gibi yapıp çözmemesi, şimdi de tamamen yokmuş
gibi davranmasıdır. Oysa gerçeklere gündüz gözünü kapatan dünyayı sadece
kendine karanlık yapar. O gerçek orada durmaya büyümeye devam eder. Nitekim bu
sorun bütün çıplaklığıyla orada durmaya ve kanamaya devam ediyor. Türkiye’nin
önüne bakıp ilerlemesi için bu sorunu mutlaka çözmesi gerekir.

            Toplumsal
barış konusunda yaşadığımız diğer diğer husus Alevi meselesinde
yaşadıklarımızdır. İktidarın uzun yıllar bu konuyu da tıpkı Kürt meselesinde
olduğu gibi bir takım çalıştaylarla çözüyormuş gibi yapıp çömemesi Alevi
yurtaşların tepkisine neden oldu. Ayrıca inanç konusunda, laiklik gereği devletin
herkese eşit mesafede durması söz konsu iken bunun hayata geçirlimemesi, hayat
tarzına yapılan müdahaleler, eğitimde uygulanan zorunlu din dersleri toplumsal
barışa hizmet etmeyen uygulamalar olarak öne çıktı. Hala da çözülmüş değiller.

Çok Okunan Haber

MUSTAFA GÜLTAK, NEŞET TARHAN’A VE DALKILIÇ’A Kocaman bir teşekkür!

23 Mayıs Perşembe günü saat 17.30’dan sonra İçel Sanat Kulübünde 10.Sanat/Tarih ve Edebiyat konulu konferansımı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir