Anasayfa / Kültür Sanat Haberleri / TÜRK RÖNESANS’I 2002’DE

TÜRK RÖNESANS’I 2002’DE

Resim ve heykel müzayedelerine akan para çarpıcı şekilde büyüyor. Türk sanat piyasası kendi çapında bir Rönesans yaşıyor. Kabul edelim ya da etmeyelim bu gelişim AK Parti dönemine denk geliyor
Rakamlar ortada, Türkiye’nin sanat tarihi açısından 2002 yılı gerçekten bir milat. Politik bir tartışmaya girmeye hiç niyetim yok. Ama bu kez konu kendiliğinden oraya çekiyor… Türk resim-heykel piyasasının gelişimi (belki de buna küçük çapta Türkiye’nin Rönesans’ı da diyebiliriz) siyaset, ekonomi ve sosyal alanda AK Parti’li yılların hüküm sürdüğü döneme denk geliyor. Son 7 yılda sanat piyasasının kalbinin attığı müzayedelerde ki buna resim ve heykel dışındaki sanat eserleri dahil değil- rekor üstüne rekor kırılıyor. 2002’de 8 milyon dolar olan toplam müzayede cirosu 2010’da 90 milyon dolara dayanıyor. Kuşkusuz tesadüf değil. Aynı dönemde kişi başı milli gelir de 4 kat artmış durumda. Kısacası ekonomi düzeldikçe sanat piyasasında paralel, hatta daha hızlı bir büyüme yaşanıyor. Okurlar, yani siz bu olayın nedenlerini kendi aranızda tabii ki çeşitli yönleriyle tartışabilirsiniz. Ben kendi kararımca sordum soruşturdum. Uzmanları bu büyümeyi neye bağlıyor diye… Bana en ilginç gelen tespitlerden birini Türkiye’nin en eski galericilerinden Yahşi Baraz yaptı: “Ekonominin gelişimi bir burjuva sınıfının doğmasını sağladı. Hiçbir zaman kendi burjuva sınıfını üretememiş bir toplum olarak bin yıllık tarihte bir dönüm noktasındayız. Türk resim piyasasındaki yükselişin temeli bu.” İşin güzel yanı Baraz’ın tarifindeki yeni burjuva sınıfının bir tarafı da Anadolu’ya dayanıyor. Yani yaşadığımız toprakların sadece birkaç dönümlük bölümünde değil, bütününde yeni bir kültürel aşamaya gidiyoruz. Bundan sonra pek karışmadan sözü uzmanlara bırakmak istiyorum:


Yahşi Baraz, Galeri Barz’ın sahibi
Milli gelir arttıkça resim piyasası yükseliyor
“Milli gelirin artması ve Türk ekonomisinin iyiye gidişi Türk resim piyasasındaki yükselişin en önemli sebebidir. Türk ekonomisinin gelişmesi bir burjuva sınıfının doğmasını da sağladı. Osmanlı Devleti de dahil olmak üzere sistem olarak hiçbir zaman kendi burjuvasını üretememiş Türk toplumunun bin yıllık tarihinde bir dönüm noktasındayız. Bu burjuva sınıfı daha önce fazla parasını araziye ve emlağa yatırırken şimdi resme yatırıyor. Burada çok ince bir nokta var, bu fark edildi. Alınan resimle hem bu toplumun kültürel alt yapısına sahip çıkarak sosyal statü sağlanıyor, hem bir emlak gibi yatırım gerçekleştirilmiş olunuyor.”


Aziz Karadeniz, Beyaz Müzayede Yönetim Kurulu Başkanı
Fuarlar etkili oldu
“Son senelerde İstanbul’da çok başarılı fuarlar gerçekleştirildi. Bu fuarlar yurtdışından da çok sayıda sanatseverin ilgisini çekti. Son olarak İstanbul’un 2010’da Avrupa Kültür Başkenti olması nedeniyle sanatsal alanlarda artan faaliyet ve tanımlardan ötürü sanata ilgi daha da arttı. Sanat dünyanın gelişmiş olarak kabul edilen ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de varlıklı ve entelektüel kesimin bir statü sembolü olmaya başladı.”


Turgay Artam, Antik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı
Bugün kayıtlı 22 bin koleksiyoner var
“Türkiye dünyanın 16. büyük ekonomisine sahip artık. Her dönemin yeni zenginleri çıkar. Son yıllarda özellikle de Anadolu’dan çıkan yeni zenginler sanata yöneldi. Önce evlerinin dekorasyonunda sanat eseri kullanarak işe başladılar. Sevince de koleksiyoner oldular. Bize 100’lerce insan geliyor. ‘Paramız var, koleksiyon yapmak istiyoruz. Bize yol gösterir misiniz?’ diyorlar. Bugün kayıtlı 22 bin koleksiyoner var. 10 yıl önce bu sayı yarısı kadar bile yoktu. Dünyada faizlerin düştüğü bir ortamda resim hem iyi bir yatırım aracı, hem de keyifli ve prestijli bir uğraş.”


Rüştü Sungur, Artium Sanatevi’nin sahibi
Anadolu’nun gizli zenginleri sanatı keşfetti
“Bir ülkenin yaşayan çağdaş sanatının güçlü olması için, güçlü bir ekonomiye sahip olması gerekiyor. Bu da ancak istikrarla sağlanabilir. Ayrıca iktidar partisinin hiçbir şekilde sanata karşı olduğuna inanmı

Çok Okunan Haber

Estetik-sanat ve edebiyat yazıları(3)

Mirza Turgut yazdı   Burada nesneye ya da güzelliği taşıyan gerçeğe, her türlü faydalanmacı yaklaşımın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir