Anasayfa / Güncel Haberler / ESTETİK DEĞERLENDİRMEYİ NEYE GÖRE YAPIYORUZ

ESTETİK DEĞERLENDİRMEYİ NEYE GÖRE YAPIYORUZ

Estetik kategorisi olarak güzel olan nedir?

ESTETİK DEĞERLENDİRMEYİ NEYE GÖRE YAPIYORUZ
Niçin benim güzel dediğime başkası demek zorunda değil?

Güzel-Çirkin, Trajik-Komik, Yüce –Bayağı

Mirza Turgut’un birinci yazısı(devamı var)

 

Günlük yaşamımızda estetik ameliyatı ya da şunda  hiç bir estetik yok gibi tanımlamalarda bulunurken aslında estetiksel olanı güzel olan anlamında anlatmak isteriz.

Güzel olan nedir sorusuna bilimsel yanıt arayışı 18. yüzyılın ortalarında başladı.O  zamanlar estetik, bağımsız bir bilim olarak değil de felsefe ya da mantığın yan kolu olarak algılanıyordu.

  1. yüzyıldan sonra,  estetik kendi araştırma konusu olan bağımsız bir bilim olarak kabul edilmeye başlandı.

Estetik kendinden bağımsız bir bilim olunca, kendi araştırma konularını da belirlemeye başladı.

Buna göre estetik, günlük yaşamda, doğa ve sanatta saptanabilen estetik kategorileri araştıran bir bilim dalıdır.

Peki estetik kategorileri denilince ne anlamak gerekiyor?

Çünkü, estetikçiler bu konuda henüz birlik sağlamış değiller.

Estetik her şeyden önce insanoğlunu değer üretmesi ile ortaya çıkıyor.

İkincisi estetik aynı zamanda insanın bilme faaliyeti ile alakalı.

Yani estetiksel faaliyet hem değerlendirme hem de bilme alanına giriyor.

İkincisi, estetik değer, insanoğlunun ürettiği diğer değerlerden çok farklı bir ilişki sistemi sonucunda üretilir.

Çünkü insan, günlük yaşamında dinsel, ahlaki, siyasi vb . değerler üretir; bu değerlendirmeler, genel kabul gören, nesneleşmiş değerler sistemidir.

Yani ahlaki ya da dinsel değerlendirme yapmak için bireysel olarak bizlere çok fazla rol düşmemekte, tersine genel kabul gören değerlere göre “değer ” üretmekteyiz.

Örneğin pekala birisi için sağcı – solcu ya da dindar ya da değil diyebiliriz. Bu ise aslında bir “değerlendirme” faaliyetidir.

Estetik değerin özgünlüğü

Bunun için o olay ya da kişi ile canlı temasa geçmemize gerek yok; sadece duymamız bile yeterlidir, değer üretmek için.

Ancak estetik değer için, mutlaka canlı temas  yani gören (özne) ile görünenin(nesne ) karşılıklı teması gerekmektedir.

Bu açıdan estetik değer üretmek için nesne ile özne’nin diyalektik birliği gerekir.

Örneğin, duyumlarımdan hareketle çok rahatlıkla ahlaki, dinsel değerler üretebiliriz, ama hiç bir duyuma dayanarak, güzel tanımını yapamayız.

Güzel tanımı için, güzelliği taşıyan nesne ile benim canlı ilişkim gerekmektedir.

Bu nedenle herkesin kendine özgü güzellik anlayışları ortaya çıkmaktadır.

Yani aynı nesne ya da gerçeklik, bana güzel gelirken, pekala bir başkasına hiçte güzel gelmeyebilir.

İşte burada estetik değerlendirmenin özgüllüğünü ve diğer değerlendirme biçimlerinden farklılığını görüyoruz.

Hiç bir güç bana, şu ağacın ya da şu resmin güzel olduğunu dayatamaz.

Çünkü burada estetik algılama tümüyle bireysel süreçtir ve birey olarak o andan aldığımız estetik hazla ilgilidir.

Güzellik temel bir estetik kategorisi olmasına rağmen, estetiğin biricik kategorisi değildir.

Diğer estetik kategoriler

Bir kere estetiksel olan tıpkı başka değerler gibi karşıtları ile birlikte var olur; güzel olan ve karşıtı çirkin olan.

Bu ikisi estetiğin temel kategorilerindendir.

Komik olan ile trajik olan ve adi olan ile yüce olan da temel estetik kategorileridir.

İnsanoğlu , insanileştiğinden günden  bu yana çirkin olana karşı  güzel olanı yaratmak istemiştir.

Güzel tanımını neye göre yapıyoruz?

Peki bize şu ağaç değil de bu ağaç için güzel dedirten nedir?

Ne oluyor da falana “güzel” derken filan için “hiç de güzel değil” diye bir değerlendirmede bulunuyoruz.

Kısacası estetik değer üretmemizi, neye göre yapıyoruz?

Bizler estetik değer üretirken, değer olarak üretilecek olan gerçek ile idealimizde var olan tasarım arasında bir kıyaslama yapıyoruz ve idealimizdeki tanıma uygunsa “güzel” değilse çirkin” diyoruz.

İdealimizi ise içinde yaşadığımız toplumsal ilişkiler,kültür ve yaşam biçimi belirlemektedir.

Bu nedenle toplumsal yaşamda estetik değer üretme çoğulcu bir yapı arz eder.

Yani benim güzel dediğime , başkası güzel demeyebileceği gibi, sosyetenin güzel tanımı ile orta sınıf ve köylünün güzel tanımı da farklılık arz eder.

Peki o zaman estetik değer üretirken hangi mekanizmalar “üretime” geçecektir?

Devam edecek

 

Çok Okunan Haber

Genel iktidarın yolu,belediyelerin başarı hikayelerinde

Sosyal demokrasi fikirsel/ideolojik duruşu, sınıfsal tercihleri, ahlaki ve vicdani üstünlüğü ile insanoğlunun bugüne kadar gördüğü …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir