ESER KARAKAŞ

• 
Can acıtan görüntü
çekiyor.
Türkiye’den Trabzonspor temsilcileri bu törende hazır bulunuyorlar; Fenerbahçe yok. Sarı-Lacivert renklere fanatik ölçülerde bağlı biri olarak bu görüntü gerçekten canımı acıtıyor.
Ancak, senelerdir söyleyebildiğim gibi, bir takıma fanatik ölçülerde bağlı olmak akıl tutulması yaratmamalı; futbolde Fener sevgisi, hatta fanatizmi demek günlük sorunları 90 dakika unutup maçları, Saraçoğlu’ndan, evden ya da yurtdışından mutlaka izlemek, heyecanlanmak, çok heyecanlamak, bağırmak, çağırmak ama asla futbole, centilmenliğe ihanet etmemek demek. Akıl tutulması yaşayanlar, centilmenliğe sırtını dönenler bizden değildir, olmamalıdır.
Ama anlaşılan bir dönem bunlar da olmuş. Perşembe akşamı Fenerbahçe temsilcilerinin bu güzel törende olmaması UEFA’nın kabahati değil.
Koca koca hukuk profesörleri (!) futbol sektörünün özünü, bu sektörün küresel boyutlarını ve kurallarını hiç anlamadan hamasi sözler söylüyorlar, ucuz milliyetçilik yapıyorlar.
Fenerbahçe’nin bugün içinde bulunduğu acıklı durumun sorumlusu kimdir?
Ya da daha doğru bir soruyla kim değildir? UEFA’nın olmadığı kesin; Erzik, tüm kibarlığı, olgunluğu ve zekasıyla durumu aslında iki satırda özetlemiş.
TFF, doğrudur, süreci çok kötü yönetti ve kötü yönetmeye devam ediyor; TFF Başkanı’nın, Galatasaray Kulübü’nü hedef alan, içinde “vatana ihanet” sözleri geçen açıklamaları çok yersiz ve çirkin idi.
Ama, tüm süreç yönetimi beceriksizliklerine rağmen gelinen noktadan TFF’nin de, Başkan’ın da sorumlu olduğunu söylemek olanaksız.
Her zaman ve her konuda olduğu gibi basına da büyük suçlamalar var ama basının da gelinen noktada büyük kabahatinin olduğunu söylemek imkansız; basının en büyük suçu, bu da ciddi bir mesleki suçtur, bu meselenin üzerine, tüm belirtilere rağmen, senelerdir gitmemiş olmasıdır.
Süreçte en az suçlanması gereken kurum ve kişilerin polis ve adli teşkilat olduğunu düşünüyorum; onlar vazifelerini, üstelik çok ciddi ve etkin bir biçimde yapmışlar. Işık Koşaner’in basına yansıyan korkunç açıklamaları karşısında bu sözlerin içeriğini değil de, nasıl ve niçin elde edildiğini sorgulayan dangalaklar gibi, birileri de şike meselesine ilişkin telefon kayıtlarının, mahkeme kararlarına rağmen, içeriğini değil de, nasıl elde edildiklerini gündeme getiriyor.
Polis ve adli teşkilat iyi çalışmışlar, onlara suç yüklemek çok komik olur.
Kocaman olmak üzere Fenerli futbolcuların da, belki malum bir kişi hariç, süreçte suçları olabileceğini düşünmüyorum.
Peki o zaman kim kabahatli ya da suçlu? Fenerbahçe camiası, akıl tutulması yaşamayan fenerbahçeliler, gerçek suçluları hiç affetmeyecekler.



 

Yazar Ufuk Turu

Çok Okunan Haber

(Y)EZİDİLİK DİNİ NEDİR?

Ezidilik Dini ;   Bu topluluğun Zerdüştlük ve eski Mezopotamya dinlerinden uzanan dinî inançlarına Yezidilik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.