Anasayfa / Kültür Sanat Haberleri / ERTĞRUL ÖZKÖK

ERTĞRUL ÖZKÖK

Telefonu dinlenmiş adamın haletiruhiyesi


Haydi, hep birlikte ilginç bir deney yapalım.
Operasyonun kod adı şöyle:
“Telefonu dinlenmiş insanın ruh halini anlama deneyi…”
Cesaretiniz varsa ve hazırsanız; başlıyoruz.
* * *
Önce çok güvendiğiniz bir arkadaşınızı bulacaksınız.
Onunla anlaşıp, birbirinizin telefonunu dinleyeceksiniz.
Sakın, illegal yollara başvurmayın.
Sadece birbirinizle yaptığınız telefon konuşmasını dijital bir teyple kaydedeceksiniz.
Dikkat etmeniz gereken kural şu:
Mümkün olduğunca rahat olacaksınız. Yani, sesinizin kaydedildiğini düşünüp, tetik vaziyetine geçmeyeceksiniz.
Konuşmanızda o malum “Yani”ler, “Mmmm’lar”, “Şeyy’ler”,
O normal cümle düşüklükleri, yarıda kalmış cümleler…
Artık günlük dilin en masum ifadeleri haline gelmiş olan “H…stir”ler”,
Hayatın şeyleri haline gelmiş olan küçük dedikodular, masum beyaz yalanlar;
Başkaları, hatta en yakınlarınız hakkında atıp tutmalar…
Bunlardan hiç feragat etmeyeceksiniz.
Bu konuşmayı kaydettiniz mi?
Şimdi arkadaşınızla oturup, teybi geri alacak ve kendi sesinizi dinlemeye başlayacaksınız.
Ne mi olacak?
Kıdemli bir telefon mağduru olarak söyleyeyim.
Sesiniz kulağınıza çok tuhaf gelecek.
Benimki bana domuz böğürtüsü gibi gelmişti.
Konuşmalarınızdan utanacaksınız.
Türkçenizin ne felaket olduğunu fark edeceksiniz.
En önemlisi de o tetiği düşürülmüş ruh halinizdeki en masum muhabbetin ne kadar felaket bir şey olarak görülebileceğini keşfedeceksiniz.
* * *
Şimdi geçelim deneyin ikinci aşamasına.
Güvendiğiniz bazı arkadaşlarınızı çağıracaksınız.
Kalabalık bir ortamda, bu telefon konuşmasını hep birlikte dinleyeceksiniz.
Ve göreceksiniz ki iki kişiyken edindiğiniz o kötü intiba, bir felakete dönüşmüş.
Söylediğiniz en masum sözler, geyik muhabbeti nasıl felaket bir gerçeklik kazanmış anlayacaksınız.
Araştırmanın bir de son evresi var.
Bu telefon konuşmasını deşifre edip yazıya dökeceksiniz.
Oradaki durum çok daha felaket hale gelecek.
Çünkü, şaka yaparken kullandığınız ses tonlamaları, kelimeleri uzatıp kısaltmalar ortadan kalkacak ve geriye ciddiyetten ibaret düz bir yazı kalacaktır.
O düzyazı, “İnanmış, yeminli rakipleriniz için dünyanın en şehvetli avıdır.”
Bu deneyin bir de ikinci versiyonunu yapmalısınız.
Yani aynı konuşmayı görüntülü biçimde kaydedip hep birlikte seyredin.
Mimikler ve ses tonlamalarının hepsini veren bir “kayıt”ın, sohbetin, “geyik özelliğini” çok daha iyi yansıttığını fark edeceksiniz.
Denemesi bedava…
* * *
Türkiye’de özellikle üniversitelerin  psikoloji bölümlerine seslenmek istiyorum.
Telefonu dinlenen insan psikolojisi üzerinde bu türden grup dinamikleri yapmalarında yarar var.
Çünkü önümüzdeki yıllarda bu olay
çok daha yaygın bir toplumsal sorun olmaya doğru gidiyor.
NİYE SADECE TÜRKİYE’DE BU KADAR YAYGIN KULLANILIYOR
Siyasal bilgiler fakültelerine de şunu araştırmalarını tavsiye ediyorum:
Bu çağda telefon dinleme, ortam dinleme imkânları her ülkede kullanılacak kadar basitleşti.
Bütün ülkelerde kişilerin, kurumların, çetelerin, iktidarların elinde bu imkânlar varken niye sadece Türkiye’de böylesine iğrenç ve yaygın biçimde kullanılıyor?
Niye “Chavez”, “Ahmedinecad” hatta “Kaddafi” rejimleri bile buna başvurmuyor?
Üzerinde durmaya değmez mi?
Yoksa, “Sen mazrufa da bak”, “Benim dinlenmekten korkacak bir şeyim yok” gibi bahanelerle bu iğrençliğe ortak olmaya devam mı edeceğiz?
Böyle düşünenlere, yukarıdaki deneyi hemen bugün yapmalarını tavsiye ederim.
Çünkü sıra bir gün mutlaka onlara da gelecek.
En azından manen hazırlıklı olmakta yarar var.


 

Yazar Ufuk Turu

Çok Okunan Haber

MERSİN TARİHİ – PETROS BODASAKİ – Mersinde Dekovil Hattı – Pera Palası satın alan işadamı

Mersin’in kuruluşunun ardından ekonomik gelişimi ve sanayileşmesinde önemli rol oynayan Rum sermayedar Petros Bodasaki kimdir. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.