ERDAL ŞAFAK

İsrail’in açmazı
David Ben Gurion, Moşe Şaret, Levi Eşkol, Ygal Allon, Golda Meir, Şimon Perez, İzak Rabin… İsrail’i kuran kuşaktan çıkan başbakanlardı bunlar…
Bugün onların herhangi biri işbaşında olsaydı, Türkiyeİsrail ilişkileri bu noktaya gelir miydi? Dahası, “Mavi Marmara faciası” yaşanır mıydı? Asla.
Hatta, Menahem Begin, İzak Şamir gibi, sağ ile aşırı sağ arasındaki Likud Partisi’nden gelen başbakanlar bugün iktidarda olsaydı, Türkiye-İsrail dostluğunun böylesine ağır bir yara almasına izin verirler miydi? Asla.
Hatta, 4 Ocak 2006’dan bu yana derin komada ve bitkisel hayatta olan “Şahinler Şahini” Ariel Şaron o ölümcül beyin kanamasını geçirmeyip başbakanlık görevini sürdürseydi, “Mavi Marmara baskını”na izin verir miydi? Asla. Dedim ya; onlar İsrail’i kuran babalardı. Ve bir cephaneliğin üstünde oturan İsrail için Türkiye’nin dostluğunun tek can simidi olduğunu biliyorlardı.
Kimi Naziler’in Yahudi soykırımından kurtulabilmiş ailelerden gelen, kimi Filistin’de İngiliz işgaline karşı savaşan, kimi Arap-İsrail savaşlarında ordulara komutan eden, kimi de taa Osmanlı’dan bu yana Türk halkının içinde, Türk halkıyla iç içe yaşamış “Efendi”lerin çocukları olan bir kuşağın liderleriydi onlar. Acıyla yoğrulmuşlardı ve acılarına Türkiye’nin, Türk halkının nasıl merhem olduğunu hiç mi hiç unutmuyorlardı.
***


Ne zaman ki Berlin Duvarı yıkıldı, Sovyetler Birliği dağıldı, Rusya göç kapılarını açtı, İsrail’in kimyası değişiverdi.
İsrail’in 50 yıllık acılarından, hatta Yahudi ulusunun 2 bin yıllık trajedisinden habersiz, soydan-soptan Yahudi oldukları bile tartışmalı kitleler akın ediverdi. Birkaç yıl içinde “Rus kökenli Yahudiler” sınıfı doğuverdi. Kendi partilerini kurdular, kendi ideolojilerini yarattılar. Her seçimde oylarını artırıp, sonunda koalisyon hükümetlerinde iktidar ortağı oldular. Hem de kilit ortak.
Ve bu stratejik konumlarını alabildiğine kötüye kullanıp sadece kalpleri değil, vicdanları da solda olan kurucu babaların İsrail’ini bir faşist devlete dönüştürüverdiler.


***
David Ben Gurion, Moşe Şaret, Levi Eşkol, Ygal Allon, Golda Meir, Şimon Perez, İzak Rabin… Menahem Begin, İzak Şamir… Hatta Ariel Şaron…
O başbakanların hangisi Avigdor Liberman gibi birinin İsrail Hükümeti’nde Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturmasını kabul ederdi? Hiçbiri.
Hangisi Liberman’ın, günümüzün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu düşürdüğü zavallılığa, biçareliğe sürüklemesine izin verirdi? Hiçbiri.
Hangisi Liberman ve benzerleri yüzünden dünyada Yahudi karşıtlığının artmasına göz yumabilirdi? Hiçbiri.
Hangisi belleksiz “Rus kökenli Yahudi siyasetçiler” kuşağı yüzünden İsrail’in “Kadim dostlar”ını yitirmesine razı olabilirdi? Hiçbiri.
***


Çare?
İsrail’in bir kliniğe yatıp kanını temizlemesi, gerekirse kanını yenilemesi. Hrant Dink’in formülüyle, “Kanındaki faşist zehiri” atması.
Başarabilir mi? Neden olmasın… Tıpta o kadar ileri ki…


 

Yazar Ufuk Turu

Çok Okunan Haber

MERSİN TARİHİ – PETROS BODASAKİ – Mersinde Dekovil Hattı – Pera Palası satın alan işadamı

Mersin’in kuruluşunun ardından ekonomik gelişimi ve sanayileşmesinde önemli rol oynayan Rum sermayedar Petros Bodasaki kimdir. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.