istanbul medyum aşk büyüsü geri getirme büyüsü gerçek medyum papaz büyüsü ask büyüsü baglama büyüsü asik etme büyüsü medyum ankara escort chip satin al zynga chip satisi hayvan hastanesi antalya veteriner köpek hastanesi antalya escort izmir escort hacklink hacklink hacklink istanbul escort bayan istanbul escort istanbul bayan escort
Apolitik Olmak, Normalleşmek Değil midir? Doç.Dr Cemal Altan yazdı… – Ufukturu.Net
Anasayfa / Günün Analizi / Apolitik Olmak, Normalleşmek Değil midir? Doç.Dr Cemal Altan yazdı…

Apolitik Olmak, Normalleşmek Değil midir? Doç.Dr Cemal Altan yazdı…

Yani aslında iki kişinin bile belli bir amaç için bir araya gelmesi yönetim olgusunun ortaya çıkması için yeterli kabul edildiği bir anlayışla hareket ettiğimizde aslında insanların toplumsal yaşamın her evresinde siyaset yaptıkları bir başka deyişle tamamıyla tercihlerinde politik davrandıklarını söylemek isteriz. Hatta bu görüşte olanlar Aristo’nun ünlü  “İnsan Politik Bir Hayvandır (Zoopolitik)” sözünü kendilerine düstur olarak almışlardır. Bu anlayışa göre insanlar doğdukları andan itibaren politikayla iç içedirler.
         Yine günümüz pozitivist anlayışa (özellikle de piyasa ekonomisi anlayışına) göre ise, insanlar, rasyoneldirler ve dolayısıyla eylemlerinde mantıklarını kullanırlar, kendi yararlarına olacak şeyleri yaparlar, zararlarına olacak şeylerden sakınırlar. İnsanlar en doğru kararı vermek üzere programlanmışlardır. Bu anlayış da “İnsan düşünen hayvandır (zoomental)” şeklinde formüle edilmiştir.
         Özellikle son dönemde çok zayıfladığı düşünülen ve bu nedenle de çok da gündemde tutulmayan idealizm ve bunun kaynağını oluşturan romantizm de bireylerin toplumsal davranışlarına yön veren bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu anlayışı sembolize etmek için de  “İnsan Duygusal bir hayvandır (zooemotional)” sözü kullanılabilir.
         Bütün bunları göz önüne aldığımızda İnsanlar aslında ne tam anlamıyla zoopolitik, ne tam anlamıyla zoomental ve ne de tam anlamıyla zooemotional olarak nitelendirilebilirler. Toplumsal ilişkiler ağı içinde insanlar bazı durumlarda politik, bazı durumlarda mantıklı, bazı durumlarda da duygusal hareket edebilirler. O zaman insanlar her zaman her olayda mantıklı hareket ederler demek ne kadar yanlış, kolaycı ve taraflı bir ifadeyse, aynı şekilde insanların tamamıyla mantıklı ya da duygusal olduklarını söylemek de o kadar hatalı bir ifadedir.  
         Örneğin, İnsanlar tüketim davranışı sergilerken, rasyonel yani mantıksal davranabilir. Birey ihtiyacı olan ürünü alırken, önce ürünün kalitesini değerlendirir, sonra fiyat karşılaştırmaları yapar v.b. Bireylerin bu tüketim davranışında gösterdiği rasyonelliği örneğin, arkadaşlıklar kurmada, sevgili edinmede, ailesiyle ilişkilerinde, bir futbol takımını tercih etmede, kendi zevkine uygun bir müziği dinlemede vb. bunun gibi sayabileceğimiz bir çok toplumsal ilişkide göstermesini bekleyemeyiz. Çünkü burada bireye yön veren ya da yön vermesi gereken şey bireyin duyguları olmalıdır. Onların ruhunu okşayan iç dünyalarında dinginliği sağlayan özet olarak da onları mutlu kılan şeyleri yapmaları onların duygularıyla karar vermelerini sağlar. Aynı şekilde bireylerin devlet yönetimine ilişkin kararlar verirken politik davranmaları da doğaldır. Ancak politik davranışlar ancak ve ancak bireyin devletle olan ilişkilerinde devreye girmelidir. Örneğin, eş seçerken, örneğin bir müzik topluluğuna üye olurken, ya da bir yardımlaşma derneğine girerken politik davranmaması daha doğru olur. Aksi taktirde eğer politik düşüncelerimizi güncel yaşamımızda başka ilişkilere de uyarlamaya çalışırsak, bu ilişkiler uzun ömürlü olmaz ve kendi içinde mutlaka büyük çelişkiler doğurur. Tabi ki bunun tersini yapmak da sağlıklı bir ilişki yürütülmesini engeller. Yani politik ve mantıksal yaklaşmamız gereken durumlarda duygusal davranmamız da en azından tersini yapmak kadar olumsuz sonuçlar doğurabilir. Örneğin, bir partiye oy verirken, duygusallıktan ziyade mantıksal ve daha doğrusu politik davranmak gerekir. Oy verme davranışında etkili olan etkenlerin başında bireysel veya örgütsel çıkar gelmelidir. Özellikle Türkiye gibi kurumsallaşmasını tamamlayamamış ülkelerde siyaseti bir fantezi aracı olarak kullanma lüksü yoktur. Tamamıyla güncel gerçeklere ve ihtiyaçlara uygun tercihler yapmak gerekir. Bireyler çıkarlarını maksimize etmek için burada duygusallıktan ziyade mantıksal ve politik davranmak zorundadırlar.<

Çok Okunan Haber

KENT RADYO’NUN BÜYÜK BAŞARISI!

Gülşah Arslan yazdı… “KENT RADYO’NUN BÜYÜK BAŞARISI! Vahap Seçer iyi değerlendirdi; KAZANDI! Hamit Tuna ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir