Anasayfa / Güncel Haberler / YENİ TİP SÖMÜRGECİLİK  ve MERSİN LİMANI

YENİ TİP SÖMÜRGECİLİK  ve MERSİN LİMANI

 

Eskiden Sömürgecilik, kolonicilik, kolonyalizm ya da müstemlekecilik, genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alması o ulusun ülkenin zenginliklerinin yağmalanmasıdır.Sömürgeciler işgal ettikleri ülkenin zenginliklerine doğal kaynaklarına jeopoitik olanaklarına el koyarlar o ülkenin halkına büyük baskı yaparak yağmalamayı sürdürürler. Sömürgeciler ve işgalciler  kendilerinin sömürdükleri insanlardan daha üstün olduklarına inanırlar ve bu düşünceyi de yaygınlaştırmak için çok miktarda para harcarlar.Bu paranın da kaynağı yine yağmaladıkları sömürgelerin hammaddesi jeopotik olanakları ve diğer kaynaklarıdır. Sömürdükleri insanların ve ülkelerin  gelişmemiş cahil eğitimsiz olduklarını onlara medeniyet götürdüklerini anlatırlar. Bu algının oturması için çok yoğun çalışırlar. Bu tip inançlar daha çok 19. yüzyılda Avrupa’da yayılmış ve Avrupalıların tüm dünyada sömürgeci güç olarak yayılmasının da sözde meşru dayanağı olmuştur.İngiltere Fransa İspanya Portekiz Hollanda İtalya Rusya  gibi sömürgeci ülkeler bu çerçevede dünyayı adeta yağmalamışlardır. Bu klasik sömürgecilik döneminde İngiltere kendi ana karasının 400 katı Hollanda ispanya Fransa Portekiz gibi ülkeler kendi ana topraklarının yüzlerce atını acımasızca yağmalamışlardır.

Günümüzde ideolojk argümanlar ve söyler değişmiştir. Artık Küreselleşme sermayenin serbest dolaşımı ve serbest girişim gibi argümanları ve söylemleri kullanıyorlar. Bir çok tv kanalında gazetede üniversitelerde kürsülerde bastırdıkları kitaplarda bu değerlerin nasıl kutsal değerler olduğunu anlattırır ve yine para ile tuttukları uşaklarına bol bol bu söylemler alkışlatırlar.

Günümüzde sömürgecilik klasik dönemin aksine şirketler üzerinden yürümektedir ancak bazı özel durumlarda kendi ülkelerine mutlak hakim olan hanedanların aile bireylerin kurdukları şirketler üzerinden yürümektedir.Buna en iyi örnek KATAR Emirliğinin ülkemizde bilinen kısmı ile  kendi ana karasının iki üç katından fazla toprak satın almış olması gösterilebilir.Bir de bilinmeyenler var.Yada Singapurlu İngiliz Alman Fransız Amerikan Rus şirketleri bir çok ülkeyi acımasızca yağmalamaktadır.  Aslında bu durum bu şirketlerin devletler kadar hatta bir çok zaman devletlerden daha güçlü olmalarından kaynaklanmaktadır.Bu şirketler ilgilendikleri yağmalayacakları yada yağmaladıkları ülkelerde iç isyanlar darbeler bölgesel savaşlar çıkarırlar ve insanları acımasızca birbirlerine kırdırırlar.Sonrada bazen kendi ülkelerinin askerlerini bazen de başka güçleri davet ile o ülkeye sokar ve acımasızca sömürü başlar. Bazen de hiç bu kadar uğraşa gerek yok derler o ülkelerde çıkartılan bazı yasalarla kanunlarla kanun hükmünde kararnamelerle işlerini daha kolay hallederler.

Kardeşlerim siz anlatılan yalanlara bakmayın.Türkiye’de acımasızca sömürülmektedir.Aynı şekilde Mersin’de aynı şekilde yağmalanmaktadır. Mersin’in ve Türk milletinin malı olan liman çerez fiyatına bir özel firmaya 36 yıllığına devredildi.Alanlar aldıklarının bir kısmını ve kira sözleşmesinin yarıya yakın süresi ile milyar dolarlarla Singapurlu bir başka firmaya devrettiler.Şimdi el ele kol kola Mersin’i ve  Mersin’in olanaklarını acımasızca yağmalıyorlar.

Mersin limanı çok büyük gelir getiren bir limandır Türkiye’nın en büyük dünyanın sayılı limanlarından biridir.Buradan kazanılan para bir ecnebi bir sözde yerli firma ortaklığında iki kişiye değil  başta 2 milyon Mersinli olmak üzere 85 milyonluk Türk milletine akmalıdır.

Bu iki firma devir sözleşmesine aykırı işler yapmaktadırlar sahillerimiz doldurup rıhtımı istediği gibi genişletmektedirler. Zaten burası sömürge bizlerde cahil eğitimsiz barbar insanlarız.Bizden birkaç bin kişiye lütfedip hizmetçilik işi vermişler ya  ona teşekkür edip susmamızı her yapılana sessiz kalmamızı istiyorlar.

Kardeşlerim Mersinde 10.Kalkınma planında Mersin Ana Konteyner   Aktarım Limanı adı ile belirtilen liman derhal ihale edilip hayata geçirilmelidir. Ulaştırma Bakanlığının yerinin belirlediği ÇED’ini aldığı ihale bedelinin 355milyon € ile belirlediği Mersin Ana Konteyner limanı 11.kalkınma planı ile Doğu Akdeniz Ana Konteyner limanı adı ile muğlak ve hayali bir poroje haline getirilmiştir.Bu ise yerli bir firmanın sömürgeci bir Singapurlu firma ile Mersin limanını ve mersini yağmalama cesaretini artırmaktadır..

AND’ımızı neden yasaklandığı aslında bu tam bu durum açıklamaktadır.Önce Türk milletinin milli değerlerini dağıtıp ardından bizzat milleti dağıtmak için  atılan bu adımlara sessiz kalmamak gerekir.Mersinin ihtiyacı mersin’liye ve Türk milletine ait olacak Ana Konteyner limanıdır. Bu yanlıştan derhal dönülmelidir.

Bu AND’mızın yeniden okullarda okutulmasını sağlayacak olanda MERSİN ANA KONTEYNER LİMANI’nı yaptıracak olanda iki ecnebi bir yerli firmanın MERSİN’i yağmalamasını engelleyecek olanda bizzat Türk milletinin ve Mersin’linin kendisidir.

NOT1: Mersin Limanını sözleşmeye aykırı olarak genişleten ve sahillimizi yağmalayarak yeni rıhtım yapacak olan Singapurlu limanın temel atma törenini dünyada Emperyalistlere en sert darbeyi vuran ulu önder Atatürk’ün Merisn’e geliş gününe denk getirmeleri bir rövanş girişimidir. Sizin anlayacağınız işgalciler bizi kovdunuz da ne  oldu  ama bakın ülkenize fabrikalarınıza limanlarınıza denizlerinize sahillerinize sahip çıkamadınız biz biz aldık diyorlar.Ama Mersin halkını çok hafife almamlarını öneririm.

NOT2:1. Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu’na 30 Ekim 1918’de utanç verici teslim ve ateşkes antlaşmasını imzalatan İngilizler Agamennon adlı savaş gemisinde bu anlaşmayı imzalatmışlardı. Agamennon batıdan Anadolu’ya işgal için gelen AKA’lıların kahramanıdır ama buna en güzel cevabı Mustafa Kemal 1071 Malazgirt savaşının yıldönümü olan 26 ağustos 1922 de Büyük Taarruzu başlatarak en güzel cevabı vermiş ve geldikleri gibi de gitmişlerdir. Yine geldikleri gibi gideceklerdir.

Çok Okunan Haber

Kıyas Uslu Ramazan bayramını kutladı

Harita Mühendisi Kıyas Uslu Ramazan bayramını kutladı..

Bir yorum

  1. Mersin’in yeni bir limana ihtiyacı yoktur. Çevre illerde bulunan limanlar ve Mersin’de bulunan diğer limanlar dikkate alındığında yakın ve orta gelecekte mevcut limanlar ihtiyacı tamamıyla karşılayabilirler. Büyük yararlar getireceği sanılan büyük transit liman ise Mersin’e değil, sadece sahibi olan şirkete yarar sağlar. Çünkü konteynırlar bu limana büyük gemiler ile gelip, daha küçük gemilere yüklenerek sek edilecektir. Bu işlemde
    sanıldığı gibi büyük bir istihdam yapılması mümkün değildir. Eğer öyle olsa Mersin’e vermezlerdi. Amaç Mersin üzerinden Mersin’e yarar sağlamadan büyük kazançlar elde etmek. Bedelini de deniz ve doğamızı gere dönülmez olarak kaybedecek olan bizler ödeyeceğiz.

    Mersin kent merkezi ve yakın bölgesinin yeni sınai yatırıma değil, mevcut tesislerin (AKGÜBRE, SODA SANAYİ, ÇİMSA, CAM SANAYİ , hatta Mersin Limanı vb) kentin uzak bölgelerine taşınmasına ihtiyacı vardır. Aksi halde kentimiz hergeçen gün daha yaşanılmaz bir hale gelecektir. Yaşadığımız yüzyılda öyle kent merkezlerinin göbeğinde büyük limanlar kalmamıştır. Kent merkezlerinde sadece binlerce yolcu taşıyan seyahat gemileri demirleyebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir