Anasayfa / Güncel Haberler / Otomotivde yeni çağ..

Otomotivde yeni çağ..

 

Toplasanız yüz yıla sığacak otomobil öyküsü bugüne kadar geçirdiği değişim süreçlerinin ötesinde yeni bir çağın eşiğinde..

Aslında bugün gelinen aşamayı, kritik eşik aşıldı, zorlu viraj dönüldü diye de okumak mümkün..

Yapay zeka ile gelecek sürücüsüz araç devrimi evrensel hukuku da ilgilendiren boyutlarıyla biraz zaman alacak ama hızlı giriş yapan elektrikli otomobiller içten yanmalı motorlarla anılan geleneksel otomotiv çağını kapatıp, yeni bir dönemi başlatacak..

1910 yılından başlayarak otomobili ortalama geliri olan insanların alabileceği fiyata sunmaya başlayan ve seri üretimle ulaşım alanında deyim yerindeyse dünyayı değiştiren Henry Ford’ un Fordist üretim modeli zaten uzun zamandır dünyaya yayılan çok sayıdaki tedarikçi ile şekil değiştirmişti ama gelmekte olan yeni dalgayla bambaşka bir paradigma doğmakta..

Petrol türevleriyle çalışan yanmalı motorların yarattığı çevresel sorunlar, tetiklediği küresel ısınma sancısının etkisiyle beklenenden erken doğuma hazırlanıyor yeni devrim..

Elektrikli araçlar için ön görülen 2050 tarihi, özellikle pil teknolojisindeki gelişmelerin etkisiyle  çok daha erkene2030’a hatta 2025’lere çekilmiş durumda..

Henüz geniş kitlelere yansımasa da  baş döndüren gelişmeler gelmekte olan devrimin yadsınamaz habercisi..

Dünyayı yeni bir yok oluşun eşiğine getiren küresel ısınmanın en önemli nedenlerinden birinin petrol kaynaklı enerji ve benzin/dizel ile çalışan otomobiller olduğu konusu artık tartışılmaz gerçek olarak karşımızda duruyor..

Tüm dünyada güçlü lobilere sahip otomotiv sektörünün uzun süre görmezden geldiği, ayak sürüdüğü bu ölümcül gidişi tersine çevirecek en azından durduracak arayışları hızlandırdığı gözlenmekte…

Uluslar arası Enerji Ajansı (IEA) ‘ nın bu yıl yayınladığı rapora göre 2025 yılına kadar neredeyse satılacak tüm taşıtlar elektrikli olacak..

Günümüz penceresinden bakıldığında bu gerçekten çok iddialı bir öngörü..

Ancak tıpkı bilgisayar devrimine benzer gelişmelere bakıldığında teknolojik gelişmelerin bu alanda beklentileri boşa çıkarmayacak yönde olması öngörülerin gerçekleşme olasılığının beklenenden de yüksek olduğunu gösteriyor..

Örneğin yaklaşık 20 yıl önce elektrik araçlarla ilgili ilk seri üretimi gerçekleştiren ve yaşanan hayal kırıklığı ardından defteri bir daha açılmamak üzere kapattığını deklare eden General Motors’ un elektrikle çalışan arabasının menzili 80 kilometre idi ve arabaya oldukça fazla ek yük bindiren geniş hacimli bataryanın şarjı saatler alıyordu..

Üretilen 1200 civarındaki arabanın kısa zamanda geri toplanıp hurdalıklara atıldığı o günlerden bugüne geçen zaman içinde bugün artık tek şarj ile 500 km giden araçlar üretiliyor ve o dönem şikayet konusu hantallığın yerini 0′ dan 100 km’ ye 3 saniyede ulaşan performans almış bulunuyor..

Bilişimin otomotivle buluşması;  gelişen kamera sistemleri, Elektrikli araçları kontrol eden bilgisayarlar, şarj sistemleri ve araç tasarımlarında yaşanan büyük değişim..

Ama süreci asıl hızlandıran en önemli faktör, şüphesiz arabaların hareketini sağlayan pil alanındaki gelişmeler..

Uzun menzile sahip pillerle şarj sorununda dev adımlar atılmakla kalınmadı..

Son yıllarda pil maliyetlerinin düşmesiyle günümüzün içten yanmalı motorla çalışan otomobilleriyle rekabet edecek hatta onlardan daha avantajlı fiyatlarla üretilebilecek imkan doğdu..

Örneğin 10 yıl önce saatte bir kilowatt enerji sağlayabilecek pil bin dolar civarındaydı. Bugün aynı performansa sahip pilin fiyatı 100 dolara gerilemiş durumda..

Değişim grafiği pil fiyatlarının daha da düşeceğini gösterse de bugünkü fiyatlarla bile elektrikli otomobiller içten yanmalı motorla çalışanlara göre daha ucuz oldukları görülüyor..

Bu kadar da değil..

Yakıt giderlerini, bakım ve servis masraflarını göz önüne aldığımızda, çok karmaşık yapılara sahip içten yanmalı motorların aksine çok daha az parçaya ve basit çalışma sistemlerine sahip elektrikli motorlarla çalışacak yeni nesil arabaların avantajı tartışılmaz..

Günümüz pillerinin eskiye kıyasla önemli bir başka avantajı da daha fazla enerji depolamaları ve kullanım ömürlerinin çok daha uzun olması…

Örneğin bugün artık dünyanın en büyüğü haline gelen Çinli pil üreticisi CATL, otomobiller için kullanım ömrü bir milyon mil (1,6 milyon kilometre) olan pili piyasaya sürmeye hazırlanıyor..

Pil teknolojisindeki gelişmeler ülkeler yanında otomobil üreticilerinin de gelecek projeksiyonlarını gözden geçirmelerine yol açtı, üretim verilerine yansıdı..

2020′ de pandemi nedeniyle araç satışları yüzde 20 azalırken elektrikli araç satışları yüzde 43 arttı.

küresel ekonomilerin önemli yatırım bankalarından İsviçre’ li UBS’ e göre; 2025′ te satılan her beş arabadan ikisi, 2030′ da iki arabadan biri elektrikli olacak, 2040′ ta elektrikli dışında araba üretilmeyecek…

Düne kadar elektrikli araçların yola çıkma tarihi olarak 2030′ u işaret eden İngiltere geçtiğimiz günlerde termin planını 2025’e çektiğini duyurdu..

Norveç elektrikli araç pazar payının yüzde 50′ yi geçtiği ilk ülke olarak tarihe geçti son aylarda..

20 yıl önce yaşadığı hüsran sonucu havlu atan General Motors 2035’te tüm araçlarını elektrikli yapacağını açıkladı..

Ford 2030 itibarıyla Avrupa’da elektrikli dışında araba satmayacak, Volkswagen ise 2030 itibarıyla satışlarının yüzde 70’inin elektrikli olacağını öngörüyor.

Elektrikli arabaların içten yanmalı motorlara sahip arabaların yerini almasıyla ortaya çıkacak büyük değişim…

Geleneksel akaryakıt istasyonlarının, tamirhanelerin başına gelecekler..

Sektörün bugüne kadar sağladığı istihdamı bekleyen tehditlerle, elektrikli otomobillerle gelecek yeni dönemin istihdam fırsatları..

Bir başka makale konusu olsun..

 

Çok Okunan Haber

Çamlıbel nasıl canlanır?

  Sorunun cevabı bir dosta yazdığım mektupta saklı, bu mektubu paylaşmak istiyorum… Sevgili dostum; Unutmuş …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir