istanbul medyum aşk büyüsü geri getirme büyüsü gerçek medyum papaz büyüsü ask büyüsü baglama büyüsü asik etme büyüsü medyum ankara escort chip satin al zynga chip satisi hayvan hastanesi antalya veteriner köpek hastanesi antalya escort izmir escort hacklink hacklink hacklink istanbul escort bayan istanbul escort istanbul bayan escort
Mersin’de burjuvazi var mı? – Ufukturu.Net
Anasayfa / Güncel Haberler / Mersin’de burjuvazi var mı?

Mersin’de burjuvazi var mı?

Mersin’in gerçek gündemi olarak kabul ettiğimiz göç ve göçün yarattığı sorunlarla ilgili çok yazı yazdım. Bugünkü yazımda, Mersin’deki zengin ya da sosyete sınıfından bahsedeceğim.

Yazıya şöyle başlamak yararlı olacak: Tenis kulübüne gidenler “Mersin sosyetesi” mi?

Burjuva ve sosyete sınıfının çoğu zaman örtüşse de aslında aynı anlama gelmediği ayrıca tartışılmalıdır.

Yukarıdaki soruya yanıt vermek için soruyu daha genel sormamız gerekiyor:

Türkiye’de burjuva sınıfı var mı? Varsa burjuvazinin seyir defteri hakkında birkaç söz etmek gerekir ki, Mersin’de burjuvazinin olup olmadığını tartışalım.

Tabii bunun için de toplumsal ve tarihsel bir sınıf olan burjuvazinin Batı’daki doğuşu ve yükselişi hakkında kısa bir bilgi vermemiz gerekiyor.

1300-1400 yıllarında İtalyan Rönesansı’nın başlamasıyla birlikte, yeni bir sınıf yavaş yavaş doğmaya başladı.

Daha sonra merkantilizm (ticaret kapitalizmi) dönemi ve aydınlanma süreci, burjuva sınıfının yeni bir toplumsal formasyon yaratacağını müjdeledi.

Kilise ve feodalizme karşı laik ve modern bir yaşamı savunan burjuvazi, sanat, kültür ve edebiyat alnında da yeni topluma uygun bir gelişme gösterdihâkim oldu. 1000 yıllık düzen yıkılmış, yerine burjuvazinin liberal değerlerine uygun yeni bir toplumsal formasyon kurulmuştu.

Burjuvazi özgürlüğü kendi istemişti ve işçi sınıfına özgürlük vermeye yanaşmadı.

Yaklaşık 100 yıl süren sınıf savaşları sonunda burjuvazi, özgürlük ve demokrasinin sınırlarının genişletilmesine razı oldu.

Kısacası Batı burjuvazi denilince yeni bir kültür, yeni bir toplum modeli ve en önemlisi laik ve sivil bir sınıf akla gelir.

Burjuvazinin kendine göre ahlakı vardı ve bu ahlakın hayata geçtiği yer, piyasa ekonomisinin kendi iç kurallarıdır.

Türk burjuvazisi ne yazık ki böylesi bir geçmişe sahip değil. Batıda da burjuvazi hep sivil bir alanı temsil ederken, Türk burjuvazisi bırakın sivil alanı olmayı, her zaman için devletin denetiminde büyüdü.

Üstelik çoğu zaman askeri darbeleri destekleyerek militarizmi iç içe yaşadı. Türk burjuvazisi devletle büyüdü. Bu nedenle özgürlükçü olmadı.

Türk burjuvazisi ancak 1990 yıllarından sonra demokrasi insan hakları ve sivil alan tartışmalarına katıldı ve etkili bir mücadele vermeye başladı. Bunun nedeni tabii ki Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme sürecidir.

Türk burjuvazisinin gerçekten burjuva olması için 1990’lı yılları beklememiz gerekti. O ana kadar Türk burjuvazisine aslında salt Türk sermayesi demek çok doğru olur.

Türk sermayesi Batı türü burjuvalaşma sürecinin yaşamamış ve  ile hiçbir zaman sivil bir alan oluşturamamıştı. Bu nedenle 1970’li yıllarda sert antikomünist ve 12 Eylül döneminde askeri darbeyi destekleyen güç olmuştur. Şimdi bu gelişmeler ışığında Mersin’de burjuvazinin olup olmadığını tartışabiliriz.

Sosyete ve burjuvazi tartışmasını entelektüel tatmin için gündeme getirmedim, tersine güncel sorunlara eklemleme yapma amacındayım. Soruna bu vizyonla yaklaşıldığı takdirde, tartışmanın derinliği daha iyi kavranabilir. Çünkü bugüne kadar Mersinli zenginler, sadece sorunları için lobi oluşturmuş ama Mersin’in genel sorunlarına yönelmemişlerdir.

Ancak son olaylardan sonra hemen tüm iş örgütleri, Mersin’in genel sorunları hakkında lobi yapma vizyonunu geliştirmeye başladılar. Yani ortada gözle görülür bir değişim var! Peki, bu değişimin nedeni nedir? Soruya ancak tarihsel bir arka plan vererek cevap bulabiliriz.

Mersin’de çok sayıda zengin var, ama burjuva değildir. Burjuva her şeyden önce bireysel sorunların ötesinde, toplumsal, kentsel sorunlarla ilgilenen kişi ya da sınıf demektir.

Mersin’de 100 yıl önce güçlü bir burjuvalaşma olduğunu görürüz.

Kara ve tren yolunun ulaşıma açıldığı 1885’li yıllardan sonra başlamıştır bu süreç.

Bodasaki ve Mavromati adlı iki Rum, sadece kendilerine işyerleri yapmıyor, aynı zamanda okul, kilise, tiyatro ve eğlence salonları da yapıyorlardı.

Mersin’deki burjuvalaşma süreci emperyalist işgal ve Kurtuluş Savaşı ile kesintiye uğradı.

Cumhuriyet’le birlikte devlet kapitalizmi döneminde yetişen zenginler, Batı’daki gibi laik olmakla birlikte devletle özdeşleşmiş ve dolayısıyla kendi sivil alanlarını oluşturamamışlardır.

Cumhuriyet’in yarattığı bu tipoloji, Eliyeşil ve Karamehmet aileleriyle tam olarak örtüşmektedir. Çeşitli göç dalgalarıyla Mersin’e çok sayıda “zengin” gelmiş, ancak bir türlü burjuva olamamıştır. Çünkü Mersin’deki zenginler hem devlet çizgisinden sapmamış, hem de hiç yaratıcı, özgün proje geliştirememiştir.

Gümrük Birliği, Türk sermayesinin duruşunu, düşünüşünü ve dünyayı algılayışını değiştirdi.

1999’da AB’nin Türkiye’yi aday üyeliğini kabul etmesi, değişimi daha köklü hale getirdi ve topyekün bir paradigma değişikliği oldu.

Başta TÜSİAD olmak üzere Anadolu’daki Siadlar memleket meselelerine duyarlı tutum takınmaya başladılar.

Dün, devlet arkasına saklanan sermaye, şimdi, devletten bağımsızlaşarak hukuk devleti ve demokrasi taleplerini dillendirmeye başladı.

Dün sadece piyasa ekonomisi diyen sermaye, şimdi insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ile gerçek piyasa ekonomisinin yerleşeceğine inanıyordu; paradigma değişikliği derken tam da bunu kastediyordum.

Geneldeki değişim Mersin’i de etkiledi. Mersin Sanayiciler ve İş Adamları Derneği’nin yıllardır yürüttüğü mücadele dar sınıf çıkarlarından öte, topyekün olarak kent ve Türkiye mücadelesidir.

Siadların genelde verdiği bu mücadele Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ni de etkiledi ve TOBB, demokrasi mücadelesini veren bir kuruluş haline geldi.

TOBB’daki değişim Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile Deniz ve Ticaret Borsası’nda daha net görülürdü.

Mersin’deki sermaye örgütleri sadece kendi dar çıkarlarının lobisini yapmıyor Mersin için genel projeler üretiyorlar. Bayrak olayından sonra, başta MTSO, MESİAD olmak üzere tüm iş dünyası örgütlerinin, Mersin’in gerçek gündemi ile ilgili çalışmalar yapması, bunu net olarak göstermektedir.

Şimdi, başta sorduğumuz soruyu yanıtlayabiliriz: Evet, Türkiye’de burjuvazinin oluşumuna paralel olarak Mersin’de de burjuvazi oluşuyor. Burjuvazi güçlenirse Mersin daha yaşanılır hale gelir.

Çok Okunan Haber

TOPLUMSAL KALKINMA HIZI

Lüks bir lokantada müşterilerden biri önüne konan yemeği görünce bağırmaya başladı: – Ben bu baklayı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir