Anasayfa / Güncel Haberler / MERSİN LİMANI VE İDAM CEZASI

MERSİN LİMANI VE İDAM CEZASI

 

Kardeşlerim hazır Anayasa tartışmaları başlamış ve gündeme  oturmuşken biz de bu tartışmalara ve gündeme katkıda bulunalım.

Yeni Anayasa yapılacaksa ilk önce idam cezası tekrar getirilsin ve Mersin’e ihanet edenler öncelikli olarak idam edilsin.

Bilindiği üzere10.Kalkınma Planında Mersinde yapılacak olan Ana Konteyner Aktarım Limanı olarak adlandırılan ikinci liman için yer seçimi yapılmış fizibilite çalışması yapılmış ihale bedeli belirtilmiş ancak ihale edilmemiştir. Bir sonraki kalkınma planı olan 11. Kalkınma Planında  Mersin Ana Konteyner Aktarım Limanı  Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı olarak yazılmış ve Mersinliye siz bunu unutun mesajı verilmiştir. Oysa deniz hava kara ve tren yolu olarak dört ulaşım modunun bulunduğu yer Mersindir ve bu liman Mersine yapılmalıdır. Ancak yapılmıyor. Oysa AB bir finans kurumuna yaptırdığı kapsamlı Türkiye ekonomisi ve Avrupa ile Entegrasyonun raporuna göre Mersin Limanı Ana Konteyner Aktarım Limanı için Mersin  Ana Konteyner Aktarım Limanı için en doğru yerdir ve burada yapılacak yeni liman hem Türkiye’nin AB ile entegrasyonunda çok önemli bir rol oynayacak hem de Avrupa Birliğinin Afrika Ortadoğu Çin Hindistan Endonezya Avustralya Rusya ve Orta Asya’ya ihracat ve ithalatında hayati rol oynayacaktır. Buna rağmen bu iyi şey yapılmıyor kötü ve hukuksuz şeyler yapılıyor. Bunların başında gelen ilk şey mevcut Mersin Limanını 36 yıllığına birkaç yüz milyon$’a satın alan gurubun aldığı hissenin %50’sini bir milyar $’a yakın bir paraya satmasıdır. Bu yetmezmiş gibi şimdi Mersin Limanında sözleşmeye aykırı işler yapmaktadırlar. Mevcut rıhtımın genişletilmesi yeni rıhtım yapılması ve Limanın Cumhuriyet meydanı ve Valiliğin önüne kadar getirilmesi için çalışmalar çoktan başlatılmış denizin genişletilmesi bitirilmiş neredeyse temel atma aşamasına gelmiştir. Siz bu yazıyı okurken belki de sözleşmeye aykırı olarak yapılan bu işler daha da ileriye gitmiştir. Zira her şeyi gizli kapaklı kamuoyuna duyurmadan yapıyorlar.

Kardeşlerim kamuoyunda özelleştirmelerle ilgili genel olarak bir güvensizlik hissi vardır.Bunda halkımız haksız da değildir.Buna en iyi örnek şeker fabrikalarının özeleştirilmesi ve TÜRK TELEKOM sknadal özeleştirilmesidir.Türk Telekomu alan Lübnanlı firmanın yaptığı muazzam bir dolandırıcılık olmuştur.Ülkemizin açık ara en önemli en prestijli en stratejik kurumunu bir imza  ile devralmış ardından yıllarca TELEKOM’u soymuş sonrada sessizce ülkemizi terketmiştir. Bu dolandırıcılık halkımza büyük bir travma yaşatmış ve hala da Türk Milleti o dolandırıcıların bütçede açtığı zararı ödemektedir.Mersin limanının çok yakınında Mersin’in en kıymetli binaları arsaları da  o firmaya devredilmişti.Şimdi Mersin Limanı yeni bir TÜRK TELEKOM karşımıza çıkmıştır.Milletimiz bir çok kıymetli kurumu gibi Mersin Limanını da kaybetmiştir.

Mersin’in  ihtiyacı mevcut Limanın genişletilmesi değildir. Bu genişletme hem hukuki dayanaktan yoksundur. Hem de fiziki olarak mümkün değildir. Mersinliye adeta Mersin sahilini terk edin burası bizim diyen bu kabadayılıktan vazgeçmelidirler. Mersin ve Türkiye’nin İhtiyacı Ana Konteyner Aktarım Limanı denilen ve yapılması ertelenen ikinci limandır. Kardeşlerim Mersin yağmalanıyor acımasızca bir iki kişinin doymayan hırsına kurban ediliyor. Mersin’e ihanet ediliyor.

 

Limanı 36 yıllığına kiralayanlar neler yapmaktadır limanı neden yabancılara satmışlardır satın alanlar kimlerdir bütün bunlar gayet şeffaf ve geniş olarak halkımıza anlatılmalıdır. Mersinlinin övünç kaynağı olan Mersin Limanı bugün Mersinliyi ve Mersini tehdit eden bir yağmaya dönmüştür. Birkaç kişi aklın hayalin alamayacağı rakamlarla para kazanırken Mersinli sadece birkaç insanın iş bulması ile avunmaktadır. Liman tekrar kamulaştırılmalıdır. Limanı 36 yıllığına kiralayan firmanın sözleşmeye aykırı tüm faaliyetleri durdurulmalıdır. Mersin limanı mutlaka özelleştirilecekse gerçek sahibi mersin halkına devredilmelidir. Bu devir Büyükşehir belediyesi MTSO Mersin Deniz Ticaret Odası başta olmak üzere Mersini temsil eden kurumlar üzerinden yapılmalıdır. Mersin Limanı muazzam bir gelir kaynağıdır. Ancak yapılması planlanan ve mevcut limandan tam 10 kat daha büyük olacak gelir olarak ise mevcut limandan yüzlerce binlerce kata daha fazla gelir ve milli ekonomiyi katma değer sağlayacak olan liman derhal yapılmalıdır.

Mersin halkı Limanına sahip çıkmalıdır aksi takdirde TELEKOM soygunu gibi gözümüzün önünde yeni bir cinayet yeni bir ihanet yaşanacaktır, yaşanmaktadır.

Son söz, eğer Anayasa değiştirilecekse idam cezası geri getirilsin.

Mersine ihanet Vatana ihanettir. İdam cezası geri getirilsin ve Mersine ihanet edenler idam edilsin.

Not: Türk Ceza Kanunu’nun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla iş birliği yapmak, devlete karşı savaşa tahrik, temel milli yararlara karşı hareket, askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, düşman devlete maddi ve mali yardım konularını işleyen 302-308. maddeleri, geleneksel olarak vatana ihanet kapsamına giren suçları içerir.

Limanlar en temel milli yararlarımızdandır Mersin Limanı ise bu yararların en büyük kalesidir.

 

NOT: İdam cezasına elbette karşıyız ama felaketin ve Mersin’e verilen zararın büyüklüğünü belirtmek için bu başlığı kullandık. Ve bu ihaneti ancak böyle anlatabilirdik.

Çok Okunan Haber

Kıyas Uslu Ramazan bayramını kutladı

Harita Mühendisi Kıyas Uslu Ramazan bayramını kutladı..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir