Anasayfa / Güncel Haberler / MAKBUL ALEVİLİK BİR ASİMİLASYON MODELİ

MAKBUL ALEVİLİK BİR ASİMİLASYON MODELİ

Halifelik Mısır dan , İstanbul’a gelince
ye kadar dönem içinde Osmanlı kimsenin inancına karışmıyordu. Ne zaman halife
geldi, emevi, vahabi inancını İslamın içine koyarak kendine bir görev verdi, bu
ülkede tek islam modeli olacak, oda sunni, emevi, vahabi inancı egemen olacak.

 

İşte özellikle Anadolu’da yaşayan Alevi, Kızılbaşlar bu
tarihten sonra öteki oluverdi. Katli vacip fetvası verildi. 40.000 kişi
öldürüldü, yerlerinden edildi. Bir Karaman ülkesi düşünün, oradan , oraya
sürüldüler. Balıkesir, Denizli, Antalya , Kıbrıs, Girit, gitmedikleri yer
kalmadı.

 

İşte yazarımızın kitabı Makbul Alevilik bu döneme ışık
tutuyor. İncelenmiş, sunulmuş. Osmanlı ve onun uzantısında emevi inancı, ya da
vahabiler, Aleviliği, Kızılbaşlığı, Bektaşiliği yok edemeyince, makbulünü
ortaya koymuşlar. Özellikle 1826 dan sonra Nakşileri görevlendirmişler.
Alevilerin Ser Çeşmesi Hacıbektaş’ın pirlerini yargılamışlar, Amasya, Tokat
yörelerine sürmüşler. Oraya da Nakşibendi şeyhini göndermişler. Serçeşme içine
bir cami yaparak işe başlamış, ondan sonra da Alevi Erkan Namelerinin içine
girmeler yapmışlar.

Yani asimilasyon başlamış, alevi köylerine
camiler yapılmış. İmamlar atanmış. Özellikle 1980 sonrası Türk İslam
sentezcileri büyük projeler üretmişler. İşte Aleviler ,  içinde Cem Vakfı aktif rol almış. Prof. Dr.
İzzettin Doğan Aydınlar ocağının kurucularından olmuş.

 

Kentleşme ile birlikte köyünden göçen Aleviler, Kızılbaşlar,
Bektaşiler gittikleri yerlerde inançlarını yerine getiremez olmuşlar. Kızları,
oğulları sünniler ile evlenmişler. Onlara benzemeye çalışmışlar.

 

Kentlerde sol, sosyalist alevi gençleri ,
Aleviliğin içinde yer alan İnsan odaklı unsurları ele almışlar. İşlerine
yararlarını kabul etmişler. Zaman, zaman Dede ler ile kavga etmişler. Onlarda
asimilasyona yardımcı olmuşlar.

 

Dağ başlarında, bağımsız olarak kalan
köyler, yerleşim yerleri, özellikle Tahtacılar , meydandan geçmeye devam
etmişler, ikrar verip, musahip olmuşlar. Cem evini bulamasalar da; bir geniş
evi, ya da dağlarda bir ini ( Mut Mağaras Dağında bir zamanlar Hristiyanların
gizli, gizli ibadet ettiği mağara , yıllar asırlar sonrasında Tahtacılar cem
yapmışlar, samah dönmüşler. )

 

1980, 1990 yıllarda ağırdan , ağıra giden
asimilasyon çalışmaları, son yıllarda Alevi çalış tayları ile Makbul Alevilik
yaratılmaya devam etmiştir. Ancak bu dönemde, ortaklar, çorum, K.Maraş, Sivas
gibi yerlerde alevi katliamları ile alevi örgütlüğü ayağa kalkmış, Pir Sultan
Abdal, Hacı Bektaşi Veli Dernekleri adı altında kurulan dernekler, sonra
Federasyon, ve üst birliklerini oluşturmuşlardır.

 

Bu mücadele ile, cem evleri, inanç
özgürlüğü gibi önemli maddeler yerini, bilimsel bir tanıma bırakmıştır. Kurulan
Alevi ve Bektaşi Enstitüsünde bilim adamları, araştırmacılar, akademisyenler
bir genel tanım getirmişlerdir.

“
ANAYSADA E
ŞİT YURTAŞLIK HAKKI “ işte bu talep artık siyasi

Çok Okunan Haber

HDP MERSİN MİLLETVEKİLİ RIDVAN TURAN’DAN KROMSAN İÇİN SORU ÖNERGESİ

Halkların Demokratik Partisi Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, Mersin’in Akdeniz İlçesi’nde bulunan Kromsan Fabrikası’nın, insan sağlığına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir