Anasayfa / Güncel Haberler / IRGATLAR SESLENDİ; “BİZ DE İNSANIZ!”
dav

IRGATLAR SESLENDİ; “BİZ DE İNSANIZ!”

Nerede bir tarım faaliyeti varsa onlar muhakkak oradadır. Pamukta, karpuzda, üzümde, elmada, portakalda, domateste, nohutta, buğdayda, mısırda onların alın teri var. Ama onlar insan mı değil mi, toplum olarak hala karar vermiş değiliz. Eğer bir gün doğru bir karar verirsek o zaman birçok beladan da kurtulmuş olacağız. Tarım uzmanı Hasan Aslan Nurdoğdu’nun deyimiyle “Başta terörden kurtuluruz. Aynı zamanda cehaletten, şeyh ve tarikatlardan yani ortaçağ karanlığından kurtuluruz, aydınlanmaya kavuşur ve gerçek demokrasiyi yaşarız”

Turfanın yurdu Adana Karataş ilçesine giderken, Çukurova’nın bu bereketli topraklarında 130 km. yol boyunca hep onları gördük. Yolun sağında ve solundaki çadır obalarında. Kiminde 40 çadır, kiminde 100 çadır, kiminde 1000 çadır. Karataşın Tuzla bölgesindeki 1000 çadırda çoğu Şanlıurfa’dan gelmiş 6-7 bin kişi yaşıyordu. Kimileri artık oralı olmuş yaz kış kalıyorlar, kimileri 5 ay sonra tekrar memleketine gidiyorlarmış. Kimileri de Siverekli Hasan Keklik gibi yurdu dolaşıyor. “Siverek’te sadece 2 ay kalıyoruz. Beş ay buradayız, ondan sonra Kayseri’ye gidip pancarda çalışıyoruz.  Bir ay kaldıktan sonra Konya Kula’ya gidiyoruz kimyon toplamak için. Bir ay sonra ise Uşak’tayız nohut toplamak için en az 15 gün kalmak üzere. Daha sonra Manisa Turgutlu’ya 40 günlüğüne üzüm için. Daha sonra Hatay Kırıkhan’dayız pamuk için. Peki kazanabiliyor muyuz? Kazancımızın yarısı nakliye parasına gidiyor. Örneğin Manisa’dan Hatay’a kamyonlar 4 bin liraya götürüyor”

ÖNCE BİZİM İNSAN OLDUĞUMUZU KABUL ETSİNLER

Gezdiğimiz tüm çadırlarda sorduğumuz sorulara aynı cevapları aldık. Diyorlar ki “Önce bizim de insan olduğumuzu kabul etsinler. Bir insan ne ister? Önce su ister, suyumuz yok. Elektriğimiz yok. Çocuklarımız okuyamıyor. Çadırlara yakın yerlere okul yapılmalı. Suriyelilere okul yaptılar. 2000 çocuktan sadece 20 çocuk okula gönderebildik. Yolda köpekler saldırıyor. Bir tane servis koymuşlar, servisle ancak 15 çocuk gidebiliyor. Okulda çocuklarımızı dövüyorlar, bizi hor görüyorlar. Bazı öğretmenler bile aynı tavrı gösteriyor. Ayrıca burada 600-700 çadır var ama ilkel bir şekilde bezlerle örtülü tuvaletleri kullanmak zorundayız. Kaç çadır varsa o kadar tuvalet olmalı. Özellikle yazın sivrisinekler bu tuvaletlerden peydah oluyor. Sağlık ocağı yapsınlar istiyoruz. Her defasında hastamızı şehre götüremiyoruz. Her on çadıra çamaşırhane ve banyo yapılmalı. İşe giderken çadırlara bekçi bırakalım günlüğünü verin diyoruz vermiyorlar. Çalışanlara iki saate bir çay dağıtan, su getiren olsun diyoruz, ancak 25 kişi olursa kabul ediyorlar. Her çadırda 6-7 kişi kalıyor. Çoluk çocuk, yaşlı, kadın erkek hep beraber. Çadırlar yağmur yağınca su basıyor. Bizi bu eziyetten kurtaramazlar mı? Her aileye bir konteynır veremezler mi? İşe götürürken de adam seçiyorlar. Evimizi barkımızı bırakıp buralara kadar gelmişiz. Ücret günlük 60 TL. Ama işsiz geçen günlerimiz de oluyor”

ZİRAAT ODASI IRGATLAR GİBİ DÜŞÜNMÜYOR

Irgatların sorunlarını Karataş Ziraat odası başkanı Mustafa Yeşilyaprak’a da ilettik. Başkan “Elbet bazı sorunlar bizi aşar. Ancak sen on kişi çalıştırıyorsun, 60 veya 70 TL. veriyorsun. Ama bunun haricinde 4 kişiye daha ücret ödüyorsun: Çadır bekçisi, Sucu, Çaycı, Tarlada başlarında bekleyen kişi. (Hâlbuki ırgatlar 25 çalışanın altında bunların kabul edilmediğini söylemişlerdi). Çukurova Kalkınma Ajansı ile birlikte birkaç çamaşırhane ve  banyo yaptırmıştık, musluklarına varıncaya kadar götürdüler” dedi.

Yusuf Çelik-Mersin

Çok Okunan Haber

Mersin Uluslararası Bisiklet turu başlıyor

13 Ülkeden 140 sporcu Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 5.’si düzenlenecek olan Tour Of Mersin Uluslararası …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir