Anasayfa / Güncel Haberler / İNGİLİZ İLERİ ORDUSU TALİBAN AFGANİSTAN’ı ELE GEÇİRDİ

İNGİLİZ İLERİ ORDUSU TALİBAN AFGANİSTAN’ı ELE GEÇİRDİ

 

Herkes büyük bir şaşkınlıkla sınırlarımızda biriken ülkemize giren şehirlerimizde sokaklarımızda sahillerimizde kalabalık gruplar halinde gezen Afganları Afganistan’ı ve Taliban’ın ülkeyi ele geçirişini konuşuyor. Başta Türkiye’de ki yandaş basın olmak üzere tüm dünya genelindeki İngiliz basını konuyu masumane bir iç çatışma ve bu iç çatışma sonrası gruplardan birinin iktidarı ele geçirmesi gibi göstermeye çalışıyor.

İşin aslı öyle değil. Herkesin bildiği gibi BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ Fas’tan Afganistan’a kadar geniş bir bölgeyi dizayn etme projesidir. Projenin sahibi de ABD-İngiltere’dir. Bu çerçevede onlarca devletin sınırlarını yeniden çizeceklerini gayet açık bir şekilde tüm dünyaya ilan etmişlerdir. Bu ülkeler arasında İran  Afganistan ve  Pakistan da vardır.

ABD-İNGİLTERE 11 Eylül 2001 de ki EL-KAİDE ‘nin ABD’deki saldırılarını bahane ederek Irak ve Afganistan’ı işgal etti. Oysa saldırganlar arasında ne Irak ne de Afganistan vatandaşı vardı.  Amerikan-İngiliz işgali sonrası kağıttan bir devlet mekanizması kuran ABD-İNGİLTERE  Amerikan İngiliz ileri ordusu olan Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesi sağlanmış ve çekilme sonrası bu  kağıttan bir devlet ototritesi kolayca parçalanmasını sağlayarak ülke TALİBAN’a teslim edilmiştir.

Buradaki asıl amaç öncelikle Güney Türkistan olan Afganistan’ı radikal İslamcılık elbisesi giydirdikleri İNGİLİZ ordusu TALİBAN’ın İRAN’a saldırmasını sağlamaktır. Dünya İngiliz ileri ordusu olan TALİBAN’ın Afganistan’ı ele geçirmesi şokunu atlattıktan sonra yeni şoklara uyanacaktır. Bunların ilki İRAN ile TALİBAN arasındaki önümüzdeki günlerde başlayacak olan sınır çatışmaları başlayacaktır. Mevcut taliban kafası ve genel olarak Pakistan Afganistan İran ve Turan’daki yapı dikkate alınırsa en az yüz yıl sürecek geniş bir savaş takvimi bölgeyi beklemektedir.

15.09 2021 tarihinde BBC WORLD da geçen bir habere göre Taliban yaptığı açıklamada ÇİN’i dost olarak gördüklerini ve Afganistan’da ki Petrol, Doğal Gaz ve Madenlerin çıkarılması konusunda Çin’den destek beklediklerini açıkladı. Oysa Çin ülkede Müslüman Türklere tüm Doğu Türkistan çapında sistematik işkence ve acımasızca asimilasyoncu eğitim uyguladığı için şiddetle eleştirilmektedir. Anlaşılan o ki bu TALİBAN için bir sorun değildir. Ancak Aynı Taliban ülkedeki HAZARA’ları AYMAK’ları KIZILBAŞ diye adlandırdırılan AVŞAR TÜRKLERİ’ni sırf alevi olduğu için acımasızca katletmektedir toplu katliamlardan geçirmektedir. Tabi buradaki asıl mesele inanç değil bahsettiğimiz bu kesimlerin Türk olmasıdır. Zira TALİBAN İngiliz ileri ordusudur ve tüm Türkistan’da olduğu gibi Güney Türkistan olan Afganistan da İngilizler Türklerin yok edilmesini kalanların ise benliğini unutarak TALİBAN’a katılmasını istemektedir. Afganistan  için Türklerin benliğini unutması bilindik bir konudur. Buna en iyi örnek Afganistan Nüfusunun %70’ini  oluşturan HAZARA,ÖZBEK,TÜRKMEN,KIZILBAŞ,KAZAK,KIRGIZ,KARAKALPAK’lar ile ilk Müslüman Türk devletleri olan Karahanlılar ve Samanoğulu devletinin bakiyesi olan TACİK’lerin büyük ölçüde farsça konuşup farsileşmesi örnek gösterilebilir.

TÜRK DEVLETİ NE YAPMALI?

Öncelikle Türkiye net bir dış politika izlemelidir. Siyasal İslamcı ifadeleri kullansa da aslında radikal peştun milliyetçisi olan Taliban’ın yapısı asla unutulmamalıdır. Kendileri ile %100 aynı fikirleri paylaşan radikal İslamcı olan Burhannedin Rabbani’yi sırf Tacik olduğu ve İran’la görüşüp din adamları canlı bombalar konuusnda daha aktif açıklamalar yapsın bunun  islam ile ilgisi yok işgalcilere hizmet eden  eden bir iştir dediği için suikast ile öldürmüştü.

İngiltere’nin planı Peştun’ları mümkün olduğunca Pakistan’dan ve Afganistan’ın güneyinden kuzeye doğru yayılmasını sağlamaktır. Bunu yaparkende daha önce soykırımdan geçirilen Hazara Türklerinin topraklarını Peştun’lara dağıttıkları gibi aynı yolu izlemektir. (DİPNOT1)

Türk devleti unutmamalıdır ki Van’ın Ankara’nın hatta İstanbul’un savunması kabilden başlar bu çerçevede Afganistan’daki Türklere her türlü manevi ve maddi destek sunmalılıdır. Onların yanında olmalıdır. Onlara mezhep ayrımı yapmadan hepsine eğitim desteği vermelidir. Oraya asker göndererek değil askeri danışmanlar göndererek gerekirse silah yarımında bulunarak kendilerini korumalarını öğretmelidir. Ancak bunu oradaki HAZARA,ÖZBEK,TÜRKMEN,AYMAK,KIZILBAŞ KAZAK,KIRGIZ Türkleri kendileri yapmalıdır. Zaten savaşçı bir hayat süren bu kişiler arkalarında güçlü bir Türkiye desteği hissetmelidirler. Bu onları daha savaşçı daha direngen hale getirecektir. Özgüveni yüksek olan insan daha iyi savaşır ülkesini toprağını ailesini daha iyi korur.

Buradan ayrıca şu tarihi uyarıyı yapmak istiyorum: BOP planları gereği İngiliz ileri ordusu TALİBAN  kendini hazır hissettiği zaman  İRAN’a saldırılara başlayacaktır. Bu saldırılara dini elbiseler giydirilecektir ama aslında BOP planı gereği aldıkları emirleri uygulayacaklardır Başta Türkiye İran olmak üzere tüm Orta Asya Türk devletleri bu konuda dikkatli olmalıdırlar zira dediğim gibi yüz yıl sürecek bir savaş dönemi başlamış bulunmaktadır.

Ülkemize her taraftan adeta bir saldırı şeklinde giren yoğun ve kaldırılamaz bir sığınmacı mülteci göçü altındadır. Bu konuda mutlaka uluslar arası bir konferans organize etmelidir. Ve bu yük diğer ülkelerle paylaşılmalıdır. Sığınmacı konusu son derece hassas bir konudur ve müstakil bir Göç ve Afetler bakanlığı kurulmalıdır

DİPNOT1-Geçmişte Afganistan’da yaklaşık 150-200 bin kilometre kareye yayılmış olan Hazara Türkleri’nin özerk bölgesi olan Hazaracat’ın özellikle 19. yüzyıldan itibaren sürekli küçüldüğü ve günümüzde Hazaracat olarak adlandırılan bölgenin 70 bin kilometre kareye denk gelen bir alanı kapsadığı belirtilmektedir

  1. yüzyılın sonlarına kadar özerk bir statüye sahip olan Hazaracat, Emir Abdurrahman Han’ın (1880-1901) iktidara gelmesinden sonra İngilizlerin desteği ile Hazara Toplumu kanlı bir savaşla merkezî hükûmete bağlanmıştır. Hazara Türkleri çok büyük soykırımdan geçirilmiştir. Kendiside Peştun olan Abdurrahman Han’ın yürüttüğü katı Hazara karşıtı politikalar doğrultusunda özellikle Hazaracat’ın sınır bölgelerindeki tarım arazileri Hazaralardan alınarak devletin mülkiyetine geçirilmiştir. Devletin desteğini alan göçebe Peştunların (Kuçiler) Hazaraların yaşadıkları bölgelere saldırarak tarım arazilerini ve verimli otlakları gasp etmeleri sonucu Hazaralar Hazaracat’ın iç kısımlarına çekilmişlerdir. Bu durum bir taraftan nüfusun ekilebilir arazi miktarının çok az olduğu Hazaracat’ın merkez kısmında yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan bölgeden diğer şehirlere hatta Pakistan ve İran gibi komşu ülkelere büyük göçlerin yaşanmasına da neden olmuştur.

DİPNOT2:Sığınmacılar konusuna gelince şu bilinmelidir ki: Sığınmacılar mülteciler artık küresel bir silah olarak kullanılmaktadır. Amaç bazen insansızlaştırmak bazen o toprağı ele geçirmek bazen istikrarsızlaştırmak için kullanılmaktadır. Türkiyeye gönderilen göçmenler her üçü içinde kullanılmaktadır. Elbette ülkemize gelen insnalar sığınan insnalar korunsun bakılsın ama kontrolsüüz bir şekilde toplumun içine bırakılmasın. Türkiye mutlaka bu konuda uluslararası bir konferans toplanamsına öncülük etmelidir ve mülteixlerin sığınmacıalrın ekonomik yüü mutlaka diğer ülkelere dağıtılmalşıdır paylaşılınmalıdır.Sığınmacıların çocukları mümkün olduğunca eğitimden geçirilmelidir. Bu konudaki masraflar başta BİRLEŞMİŞ MİLLETLER,AVRUPA BİRLİĞİ,ABD,İNGİLTERE olmak üzere dağıtılmalıdır. Ülkemiz tek başına bu yükün altına girmemelidir.

Çok Okunan Haber

BÜYÜKŞEHİR, YUMUKTEPE HÖYÜĞÜ’NÜN KAZI BAŞKANI ISABELLA CANEVA ONURUNA VEDA ETKİNLİĞİ DÜZENLEDİ

BAŞKAN SEÇER: “YUMUKTEPE’NİN MERSİN’E YARAŞIR BİR ARKEOPARK OLMASI İÇİN KARARLIYIZ” CANEVA: “ÇOK HEYECANLANDIM, ÇOK MUTLUYUM” …

Bir yorum

  1. Süleyman Güvener

    Sağlık Bakanı’na ayar veren, Sağlık Bakanı’nın bir türlü beceremediği aşı organizasyonunu yapmasını önerdiğiniz, Milli Eğitim Bakanı’nı istifa ettirdiğini ve sırada Tarım ile Turizm Bakanlarının istifa ettirilmesi olduğunu öne sürdüğünüz Vahap Seçer’in Afganistan ve Taliban konusunda bir söyleceği yok mu? Şaşırttınız gerçekten! Mesela Kabil Havaalanının güvenliği, yıllardır ABD maşalığı yapıp sıkıyı görünce kaçan Afgan Hükümet yetkilileri gibi konularda da seçkin değerlendimeleri duymak isteriz. İstanbul’un savunması Kabil’den başlar gibi “müthiş” vizyonunuzla yeni yorumlarınızı bekliyoruz. Sınırımız dahi olmayan Dünya’nın en gerici ülkesi için ilginç yorumlarınız var. Bence savunmayı daha da genişletmelisiniz, mesela, Sudan’ın Başkenti Hartum’dan başlatabilirsiniz savunmayı. Gerçi arada 5,6 ülke ve Akdeniz ile Kızıldeniz var ama olsun. Vizyon sahibi olmak böyle bir şey!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir