Anasayfa / Güncel Haberler / GELİN ARDICI

GELİN ARDICI

celalucyildiz@gmail.com

Toroslar dendi mi ? ardıç akla gelir. Hele meşeler ile sarmaş dolaş boz ardıçlar. Bir bireri ile kardeş, kardeş yaşarlar. Bunun ikisi de çam ile geçinemezler. Çam bencildir. Çevresinde başka bir bitkiye yaşam tanımaz. Ama meşe, pırnal, ardıç diğer canlılarla iç içedir. Bir birlerini her zaman korurlar.

 

Uzun zamandır planladığı Bayamlı mezarlığına gittik. Pelit Pınarından Bayamlı yoluna girdiğimizde bizi taşlı yollar karşıladı. Çamların arasından giderken karşımıza tarihi , dev ardıçlar çıkıverdi. Sarı geçili aşireti burada mola verdiğinde; gelinin biri ardıca kendini asmış. O günden sonra buraya gelin ardıcı demişler. Az yukarısında da bir çeşme var. Ona da Gelin ardıcı çeşmesi diyorlar.

 

Bir iki km, daha gidince Bayamlı Tahtacı mezarlığına ulaştık. Özellikle 19.y.y. içinde Hacı Paşalar, ormanın tekellerinde olması nedeniyle, bu yöre ormanını kestirmişler, iskele limanından (Taşucu ) Beyrut’a deniz yolu ile orman emvali ticareti yapmışlardır. Karaman- Taşucu arasına kadar tüm dağlardan kesilen ağaçlar işlendikten sonra Zeyne, Pelitpınarı (Kürt ) Gökbelen, Balandız, İmamuşağı , Koca Pınar, Tahtacı Belen üstünden iskele ye , oradan da gemilerle Beyrut- Süveyş kanalına ulaştırılmıştır. Zaman , zaman bu bölge de kesilen tomruklar, Göksu nehrine atılarak, deniz de tutularak , iskele’ye ulaştırılmıştır.

 

Hacı Paşalar bu yol üzerinde çeşmeler de yaptırmışlardır. Gerek orman kesimciler, gerek Yörükler bu çeşme başlarında dinlenmişlerdir. İşte Gelin Ardıcı böyle bir mola yeridir. Sabahleyin köprübaşı- Kıravga dan çıkan kafile Bayamlı da mola verir. Yatar, dinlenir. Sabah erken yola çıkan kafile, akşam olmadan iskele’ye ulaşır. Yüklerini gemiye teslim edip, o gün Tahtacı Belen’de , tahtacı Kuyusunda yatarlar. Sabah erken yola çıkarlar. Yine gelir Bayamlı ‘da mola verirler.

 

Burada konaklama esnasında hak ka yürüyenler; hep burada mezara konur. Özellikle tahtacıların mezarları Bayamlı mezarlığında yer alır. Mezar taşlarını incelediğimizde; çam ağaçlı, kaz ayaklı simgeler yer alır.

 

Kulaktan, kulağa aktarılan varyantlara göre; hacı Paşalar adına kesim yaptırıp, onları taşıtan Kamışlı Halit Goca dır. Hatta Halit Goca , aşağıda Tahtacı Belen de sıkışan obasını alarak Mut  Kıravga beylerinden satın aldığı yere köprübaşı ( Goca obayı ) kurar. Bu bölgede kesim yaparlar. Kestikleri tomruğu, odunu Göksu nehrine atarlar, denize ulaştığı yerde sallarla iskele’ye taşırlar.

 

Halit Goca aynı zamanda obanın dedesi, Şıhı’ dır.  Daha önce zorunlu iskan ile Kıbrıs’a giden obalıları ziyaret eder. Onların ikrarını alır musahip kılar. 1906 yılında Köprübaşı’ndan Kıbrıs’a giderken, Bayamlı’  da mola sırasında hak ka yürür. Oraya da sırlarlar. Gelip geçen obalılar onu hep ziyaret eder. Gün gelir ermiş kişi kabul edilir. Yöre halkı da buraya gelip, ziyaret edip, niyazlarını yaparlar dilek dilerler. Bir gün Sarı geçili Yörüklerinden bir kadın gelir, niyaz eder, dilek diler. Dileği kabul olunca da mezarı üstüne türbe yaptırır. Şimdi Bayamlı da tarihi meşe ağaçlarının yanında , çeşmesinin önünde yatmaktadır.

 

Kıbrıs lı yazar İlter Veziroğlu, Kıbrıs ta yaşayan tahtacı obasından söz eder. Mehmetcik  Bölgesinde Nacar köyünde , tahta işleri marangozluk yapanlar olduğunu belirti. (1975 yılı Türkmen Şenlikleri – Silifke )

 

Alanya Şıhlar Köyünden  geldiği belirtilen Tahtacı obasının bir bölümü bahçe obasını ( Korucuk ) satın alır. Buraya yaklaşık 20 hane ile yerleşirler. Bunların Şıh’ı Abidin Goca dır.  Diğer kardeş Goca Keya ( Şıh Süleyman ) ise Tahtacı Belen’in hemen yanında yer alan Koca Pınar köyüne yerleşir. Onun mezarı da eşi ile birlikte köy mezarlığı içinde ayrılmış bir bölgede yer almaktadır. Yöre halkı buraya zaman, zaman gelip, ziyaret edip, dilek dilemektedirler .

 

Pelit Pınarı köyünde görüştüğümüz kişiler;

“Bayamlı da ermiş bir kişi olduğunu , orayı ziyaret yeri olarak kabul edip, yağmur duasına gittiklerini, Zeyne’ye ziyarete gidenlerin mutlaka burayı da ziyaret ettiğini. Zeynel Abidin’in yakını olduğunu ama ismini bilmediklerini “ belirtmişlerdir.

 

Onlara Halit Goca adında bir tahtacı Obası liderini, dedesinin olduğunu , burada mola sırasında hak ka yürüdüğü, mezarının burada olduğunu söylediğimde :

“ bel ki odur.buna kafa yoracaklarını, bir duyum, bir bulgu ortaya çıkarsa, bunu kültüre hizmet adına kamu oyuna sunacaklarını” belirtiler.

 

Bilinen bir şey var ki ; Pelit Pınarı (Kürt ) köyü de ; geçmiş dönem içinde bir Türkmen obasının buraya yerleşmesi sonucunda kurulmuş. Bu yol üzerinde orman işi ile uğraşan tahtacılar ile iyi ilişkiler içinde bulunmuşlar. Onları hep konuk etmişler. Karşılıklı güven duymuşlar. Onlar ile  mal, alıp, vermişler. Onların mezarlarını korumuşlar. Başka köyler gibi onları dışlamışlar.

 

Pelit Pınarı köyü iki mola yerine yıllarca ev sahipliği yapmış. Gelin Ardıcı, Bayamlı çeşmelerine bakmışlar, korumuşlar. Orada konaklayan, tahtacı, Yörüklere her zaman kol kanat germişler. Gelin ardıcında yakınları olan bazı Sarı Geçililer de zaman la buraya yerleşmişler.

 

Gelin ardıcı , diğer ardıçların içinde çevre bakımı ile ayrıcalıklı tarihe meydan okuyor. Gelip geçenler ziyaret edip, hayır dua ediyor. Genç kızar dilek diliyorlar. Hastalar dermen diliyor. Kendini asan gelinin mezarı da burada duruyor. Onun öyküsü bir dinlence olmuş, bir öykü olmuş dillerde yaşıyor.

 

Kaynakça :

1.Kıbrıs ‘a giden Türkmenler . İlter Veziroğlu. 1975 yılı Türkmen şenlikleri :

2. Anadolu’da Aleviler ve Tahtacılar. / Yusuf Ziya Yörükan. Kültür Bakanlığı yayınları.

GERÇEMEK TAŞELİ YÖRESİ KÜLTÜR VE DÜŞÜN DERGİSİ – Temmuz – Ağustos 2008. Sayı : 10

Çok Okunan Haber

CUMHURİYET OKULUM

celalucyildiz@gmail.com   İlkokula İmam uşağı köyünde başladım. Sabah altıda yollara düşerdik. Kırtıl köyünde okul yoktu. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir