Anasayfa / Güncel Haberler / FAİK BURAKGAZİ ;

FAİK BURAKGAZİ ;

02,07,2005 yılında kaleme aldığımı bu yaz, “Mersine katkı verenler”,”Mersin’de değer yaratanlar” kitabımda yer alacak. Noktasına dokunmadan bir daha yayınlıyorum…

…………………………

 

Aydın olmak, döneminin tanığı olmaktır.

Aydın olmak, yaşantının, yaşananların bilincinde olmaktır.

Aydın olmak, insansal olanın, demokratik olanın mücadelesin vermektir.

1983 yılında Bingöl’den  Antalya’ya gitmek üzere yola çıkıp, yolu Mersin’e düşen Faik Burak Gazi tam da böylesi bir aydınımız.

Faik abi, O günden sonra,  iyi bir Mersin’li oldu.

İlk Mersin günleri, 12 Eylül’ün yarattığı korku ortamında geçti.

O günler  meslek örgütlerinde bile, örgütlü olmak fiilen engellenmişti.

Aydın ve duyarlı bir yurttaş olmasının, ilk olarak, kendi meslek sorunlarına sahip çıkmak olduğunun bilincindeydi.

Bu nedenle Mersin’de ,örgütlü mücadeleye, eczacılar odasının etkinliklerine katılmakla  başladı ve sonraki yıllarda genel merkez yöneticiliği dahil , önemli görevler üslendi.

Burakgazi, “meslek sorunları ile ilgileniyorum bu kadarı yeter” deyip, yarım aydın, yada utangaç aydın olmak yerine;  ülkenin genel gidişine kendi konumundan müdahale etmek isteyen birisiydi.

Dünya’yı , Avrupa’yı tanıyor ve insanlığın elde ettiği en son kazanımlar olan, hukuk devleti, insan hak ve özgürlükleri ile katılımcı demokrasinin ne anlama geldiğini biliyordu.

Türkiye’nin temel sorunlarının Demokrasi ve demokratikleşme sayesinde çözüleceğine inanıyordu.

Bu bağlamda, değişimci, yenilikçi liberal demokrat bir siyaset kulvarı ile gündeme gelen, Cem Boyner’in YDH’sında görev üstlendi.

Yani risk aldı!

O yıllarda(1994) Türkiye bugüne oranla daha az demokratik ve daha çok sorunlu idi.

YDH’nın siyasetini dillendirmek cesaret işi idi.

Faik abi, net bir aydın tavrı koydu.

YDH, girdiği ilk seçimden sonra siyasete veda etti.

Ancak Türk siyasetine getirdiği yenilikci açılımlar uzun süre devam etti.

Hatta sonradan Kopenhag kriterleri olarak somutlaşan demokrasi değerleri, daha  o yıllarda, Faik Abi ve partisinin savunduğu için dışlandığı, horlandığı temel değerlerdi.

Faik abi,, YDH’nın politikalarının oluşmasına katkı verenlerden birisiydi.

Yani, şu anda MTSO yöneticisi olarak bildiğimiz Faik Burak Gazi, zamanında risk alarak Türk siyasi kültüründen yeniden yapılanmasına bir biçimde katkı yapmış  yada katkı yapan bir ekol içinde üst düzey görevler üslenmiş birisidir.

Cem Boyner’in parti başkanlığını bırakacağını açıkladığı merkez yürütme toplantısında, ona bir tek Faik Burak Gazi karşı çıktı ve aralarında sert tartışmalar oldu.

Çünkü, Faik abi’ye göre, YDH’nın fikri-ideolojik-kültürel yapısına Türkiye’nin ihtiyacı vardı.

Faik abi, YDH’dan  sonra uzun bir süre aktif siyasete girmedi.

Çünkü, onun dünya ve Türkiye algılamasına denk düşen, oturan bir siyasi parti olmadı.

İsmail Cem ve Derviş’in birlikte kurmaya başladıkları Yeni Türkiye Partisi’ne de YDH dönemindeki yenilikci vizyonu tekrarlayabilir umuduyla yer aldı.

Faik abi, toplumun değiştirilmesi mücadelesini, sadece teorik olarak yapmadı; aynı zamanda küçük küçük pratiklerin içinde yıllarca yer aldı.

Örneğin Eğitim gönüllülere vakfının Mersin’de uzun yıllar temsilciliğini yaptı.

Vakıf sayesinde kenar mahallelerdeki gariban yurttaşlarımız çocuklarının eğitimine katkıda bulundu.

Faik abi, Türk tarih vakfının Mersin’deki etkinliklerinin örgütleyicisi idi.

Bütün bunları en yakın dostları bile bilmez.

Çünkü, gösteriş olsun diye değil, gerçekten yapması gereken bir görev olarak görür.

Faik abi, yıllarca Mersin Ticaret ve sanayi odası’nın meclis başkan vekilliğini yaptı.

Şimdi MTSO yönetim kurulu başkan vekili sıfatı ile oda yönetiminde.

Faik abi’nin sessiz ve mülayim  bir görüntüsü olmasına rağmen, yeri gelince otoriter olmasını iyi bilir.

Faik Burak gazi iyi yetişmiş bir aydınımızdır.

Dünya ve Türkiye sorunlarının farkında olması nedeniyle , sorunların çözümü yolunda kendi konumundan katkı yapan bir aydınımızdır.

 Çok kültürlü, çok sesli bir Türkiye mücadelesini yürüttü ve yürütmeye devam ediyor.

Toplumsal barış için insiyatif almanın gerekli olduğunu bilen birisidir.

Bu nedenle yaşadığı Mersin’de, Mersinlilik bilinci’nin yerleşmesi için yıllardır mücadele etmektedir.

Ona göre, Mersin’de yaşayan herkes Mersin’li ve hepimiz bir biçimde Mersin’e sahip çıkmalıyız.

Yıllardır, ödünsüz bir biçimde, Toplumsal barış ve uzlaşma ortamını savunan Faik abi’ye göre, bunun yolu, Mersin’lilik kültür ve bilincinin yerleştirmekten geçer.

Faik abi, çoğu işadamlarımız gibi, memleket meselelerine sırtını dönen birisi değildir.

Faki abi gibi işadamlarımız sayesinde MTSO gibi örgütlerimiz yeni yeni vizyonlar geliştiriyor.

Faik abi, Bingöl’lü bir Kürt(zaza) olmasına rağmen,  bu güne kadar ne kürtlüğünü inkar etti ne de kürtçülük yaptı.

Demek ki her ikisi birlikte olabiliyormuş.

Faik abi, bilinçli bir aydınız.ve Türkiye’de yaşananların  farkında .

Faik Burak Gazi gibi hem bilinçli hem de tutarlı demokrat olan kaç aydınımız var ki?

Faik Abi, iyi ki varsın!

Mülaim kişiliğinle, uzlaşmacı yapınla, hem önemli bir görevdesin, hem de bu görevi çok iyi yapıyorsun.

 Kolay gelsin!!!

 

 

 

Çok Okunan Haber

Yenişehir belediyesinden 7’den 77’ye birarada etkinliği

Mersin Yenişehir Belediyesi, pandemi sürecinde sokağı çıkma kısıtlamalarından dolayı evlerinde kalan ve sosyalleşme imkânı bulamayan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir