Anasayfa / Güncel Haberler / BEYLER MERSİN KAYBEDİYOR…

BEYLER MERSİN KAYBEDİYOR…

Özgür Kocapınar yazdı

Büyükşehir Meclisinde yaşananlar hala kulislerde tartışılmaya devam ediyor.

Neden bu noktaya gelindi diye kimse birbirine sormuyor artık. Çünkü nedenlerini, artık sağır sultan bile duydu ve anladı.

Meclisi canlı seyredenler ise, olayların seyrini anlatarak kimlerin meclisi tıkamak istediğini, provoke etmek için elinden geleni yaptığını, kimlerin hala vesayet altında olduğunu açık bir şekilde görüyor.

Kimse kendini aklamaya, topu taca atmaya yeltenmesin.

İnanın yaşananları herkes en ayrıntısına kadar biliyor…

Özellikle kırsal kesime bir çıkın da, özellikle yerel televizyonları izleyen başta Yörükler olmak üzere vatandaşları bir dinleyin bakalım.

Meclis olumlu bir havada seyrederken, Başkan Seçer’ in tüm ayrıntılarını anlattığı ve herkesin ikna olduğu, ama çeşitli nedenlerden dolayı, Mersin sevdasını bir tarafa bırakarak bertaraf olanların, şov ve bahaneli itirazlarıyla istenen borçlanma ret edildi.

Borçlanma reddedilince, Başkan Seçer ’in kaybettiğini zannedenler yanılıyor.

Başkan Meclisi yönetirken, kimlerin ılımlı havadan rahatsız olduğunu herkes gördü.

Özellikle Başkan Vahap Seçer neden borçlanma gerektiğini, tamamlanan yatırımları, devam eden hizmetleri ve yapılacak olan projeleri tek tek açıkladı. Bunun üzerine mecliste en deneyimli üyelerden İsmail Yerlikaya, ileride doğabilecek sıkıntıların baş ağrıtacağını görerek, kendi görüşünü açıkladı. Mersin’in zarar görmemesi için, çok yerinde ve her şeyi ılıman bir ortama çekecek bir konuşma yaptı.

Yerlikaya anlaşılacağı üzere; Başkan Seçer ’in talebine ret vermenin ahlaki ve vicdani olarak kendisini rahatsız edeceği bilinciyle, “Başkanı dinledik, biz bu borçlanma önerisinin Başkan tarafından geri çekilmesini ya da komisyona havale edilmesini isteyelim. Konuyu biraz daha kendi aramızda tartışalım” Diyerek aslında Mersin’in geleceği ve birlikte hareket etmenin fitilini yakıyordu. Her şey çok daha iyiye doğru gelişebilirdi.

Aslında Meclis üyelerine tek tek sorulması durumunda ve ellerini vicdanlarına götürdüklerinde, olumsuz oy vermeyecekleri belli oluyordu.

Yerlikaya’nın bu olumlu önerisine destek verecekleri yerde, Gültak ve Tat el kol işaretleriyle, Yerlikaya’ya bir şeyler söyleyerek tepkilerini açığa çıkardılar. Yerlikaya ise, “bu benim fikrim” diyerek yerine oturdu ve oylamaya da katılmadı.

Sağduyulu davranmak insanı yüceltir. İlkeli olmak insana değer katar. Yerlikaya’nın bu tavrı Mersin sevgisi, meclis iç tüzüğünü bilmesi, deneyimi ve yaşanacak tatsız olayların bilincinde olduğunun göstergesidir.

Tezgâh bozulmuştu, ama niyetler iyi olmayınca yeni bir tezgâh hazırlanmalıydı. Gültak ne yazık ki, Mahmut Tat’ın her zamanki “siyasi dehası” nın arkasından gitmeyi tercih etti. Arka planda aldıkları düşünülen kararın peşinden sürüklenerek ret oyu tercihini kullandılar.

Abdullah Özyiğit’in, Yerlikaya’nın önerisini destekleyen konuşması bile, bazı kendinden menkul bazı meclis üyelerini bu talihsiz niyetlerinden alıkoyamadı.

Özyiğit konuşurken, Gültak’ın başka mikrofonu eline alarak Özyiğit’in sözünü kesmesi karşısında, Başkan Seçer’ in sıkça Gültak’ı uyarması bile çok fayda etmedi.

Başkan Seçer ısrarla birlikte yönetelim, Mersin’in hizmetler açısından önünü açalım demesine rağmen, bazı dar ve geleceği okuyamayanlar adeta inat ettiler. Başkanın detaylı anlatımı ve ılımlı konuşması da rahatsız etmişti birilerini.

Önce Gültak konuşmasında makarayı başa alarak, kendisinin yaptığı belediyecilikten dem vurarak “akıl ”satmaya başladı. Bilmeyen de diyecek ki, sanki “Akdeniz’i Paris yapmış” havasında. Caka satarak ve sağa sola övünç madalyası almış bir edayla, olumlu oy vermeyeceğine dair bahaneler sıralamaya başladı.

Arkasından Mahmut Tat, her zamanki gibi, Başkanın konuşmalarının kendilerini tehdit ettiği ifadelerin olduğunu öne sürerek, ortamın gerilmesine neden oldu.

Gerginlik artarak devam etti. Ortamın gerildiğini gören Başkan Seçer, ortamı yumuşatma adına, “arkadaşlar yeter artık oylamaya geçelim” sözleri üzerine, Afşin Atsın söz almak istedi. Başkan ısrarla gerginliğin yatışması için oylamaya gidelim derken, Atsız sesini yükselterek zorla konuşmak isteyince ve sert bir şekilde el hareketleri yapınca, Başkanda,” Lütfen dışarı çık” demek zorunda kaldı.

Zorunda kaldı diyorum, çünkü hiç beklenmedik bir şekilde salon gerildi ve Başkan Atsız ısrarla bağırarak ve başkana yürüyerek kavgayı büyütmek istedi. Başkanın “dışarı çık” demesi, Belediye Meclisi iç tüzüğüne uygun bir davranış olarak değerlendiriliyor.

Mecliste düzenin sağlanmasını düzenleyen 12. Madde aynen şöyle der: “Meclis Başkanı, meclis çalışmalarında düzeni sağlamakla yükümlüdür. Meclis görüşmeleri sırasında söz alan üyenin konu dışına çıkması, kişiliğe dokunur söz söylemesi, diğer üyelerin hatibin sözünü kesmesi ve meclisin düzenini bozacak davranışta bulunması yasaktır. Buna aykırı davranan üyeler, başkan tarafından uyarılır, buna rağmen aykırı davranışlarında ısrar eden üye, başkanın talimatıyla görevliler tarafından meclisten çıkarılır. Meclis görüşmeleri sırasında sükûnetin bozulması durumunda, başkan tarafından ilgililere uyarıda bulunur. Görüşmelere devam edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, başkan oturuma ara verebileceği gibi görüşmeleri bir sonraki birleşime erteleyebilir.”

Başkan sabırlı olmalı, başkan daha alttan almalı ve düzeni sağlamalıdır. Kızmaya, bağırtılara karşılık vererek muhatap olmamalıdır. Tüm tahriklere rağmen, tüm provokatif hareketlere rağmen…

Başkan her zamanki gibi vakur duruşunu devam ettirmelidir. Bazen insan çileden çıkıyor, olanlara bir anlam veremiyor. Ama siyasetin az gelişmiş tarzı da böyle oluyor. Yapacak bir şey yok. Daha dikkatli olmak lazım.

Çünkü istedikleri budur zaten. Başkanın bam teline basarak işin karambole getirilmesini isteyen üyeler var. Bunun için tahrik var, bunun için meclisin düzenini bozarak Mersin’in önünü kapatan borçlanmada, kendilerini haklı çıkarma gayreti var.

Mersin halkı her şeyi görüyor. Tüm meclis üyelerinin yaşananları tekrar tekrar izleyerek nerede hata yaptıklarını bir gözden geçirmeleri lazım.

Mersin kaybediyor bu görüntülerle beyler…

Yazık değil mi? Mersin için barış, kardeşlik, birlikte iş yapalım söylemlerinin altını dolduramazsanız komik duruma düşersiniz.

Akdeniz Belediye Başkanı Gültak, Büyükşehir Belediyesinin Karaduvar’da sokak sağlıklaştırma, düzenleme, boyama çalışması için ilgili gündem maddesi tartışılırken, “Bizimde Karaduvar’da çalışmalarımız var. Başkanım buna bizde müdahil olalım, birlikte yapalım” sözüne karşılık Başkan Seçer’ in “Niye olmasın, bu çalışmamızı arkadaşlar bir araya gelsin birlikte yapalım” diye karşılık vermesi, diyalogla her şeyin çok daha kolay çözülebileceğini göstermiyor mu? Başkan Seçer, neden hayır biz kendi başımıza yapmak istiyoruz demedi. Birlikte çalışmaktan daha iyi şeylerin çıkabileceğine inandığı içindi.

Mersin’e yazık etmeyin. Kendinize de yazık etmeyin. Halk bunların hesabını yapıyor. Bazen bazı kişilerin üzerine “çizik” de atabiliyor.

Mersin için tüm meclis üyelerinin, bundan sonra çok daha aklıselim hareket edeceği umuduyla sevgiyle kalın, dayanışmayı geliştirerek ve güçlendirerek saygıyla yaşayın…

 

 

 

 

 

 

Çok Okunan Haber

NEŞET ERTAŞ VE ABDALLAR

celalucyildiz@gmail.com “ Dost elinden gel olmazsa varılmaz. Rızasız bahçanın gülü derilmez, Kalbden kalbe bir yol …

Bir yorum

  1. canlı yayın ile izlenen meclis topantılarından sonra halk akp, mhp büyük şehir üyelerini gördükleri yerde soru sormaya başladılar. tartışma devam ediyor. edecek. kendini sosyal belediyeci gibi tavırlar ile sevimli hale getirmeye çalışan Gültak , artık zor durumda kalacak. yukarıdan gelen emir ile hareket etmek, akdeniz gerçeğinde uzlaşı siyaseti aradına sıkışık kalmak. Gültak ın bundan sonra işi zor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir