istanbul medyum aşk büyüsü geri getirme büyüsü gerçek medyum papaz büyüsü ask büyüsü baglama büyüsü asik etme büyüsü medyum ankara escort chip satin al zynga chip satisi hayvan hastanesi antalya veteriner köpek hastanesi antalya escort izmir escort hacklink hacklink hacklink istanbul escort bayan istanbul escort istanbul bayan escort
300 bin kişilik işkenceci ordusu – Ufukturu.Net
Anasayfa / Güncel Haberler / 300 bin kişilik işkenceci ordusu

300 bin kişilik işkenceci ordusu

Hüseyin Özlütaş’ın ‘Felç’ adlı kitabını okuduğumda
öğrenmiştim, 12 Eylül döneminin işkencelerini…

1990’lı yılların ortalarıydı, yaşım ya 14, ya 15…

Seneler sonra Diyarbakır Cezaevi’nde, Mamak Cezaevi’nde,
Metris Cezaevi’nde işkence görenleri dinledim…

Konya’da, Sivas’ta, Mersin’de, Samsun’da,
İzmir’de,İstanbul’da… Yurdun dört bir yanındaki polis merkezlerinde,
garnizonlarda kurulan işkence tezgâhlarından geçenleri de dinledim…

*     *       *

Ve hep sordum kendi kendime:

-O işkenceciler nereye gittiler?

*     *       *

12 Eylül, çocukken bir kasapta gördüğüm fotoğraftı benim
için…

Bir masada oturmuş, sert bakışlı 5 generalin fotoğrafı!

Bütün o işkenceleri o 5 general yapmadığına göre…

O 5 generalin, yazılı olsun olmasın her emrini zevkle,
inançla, kinle, kendinden de bir şeyler katarakyapan binlerce kişi vardı…

Subaylar, astsubaylar, uzatmalı çavuşlar, erler…

Polis müdürleri, polis şefleri, polis memurları, bekçiler…

Doktorlar, öğretmenler, muhtarlar…

Ve daha kim bilir kimler…

*     *      *

Nereye gittiler?

*       *      *

İşkence suçunu, hep mağdurların ağzından dinledik biz.

İşkence yapanlar ise, hep sakladılar kendilerini…

O dönem asker olan, sonra sivil hayata karışan on binlerce
erkek mesela, çıkıp da anlatmadılar neler yaptıklarını, nasıl yaptıklarını,
emirleri kimlerden aldıklarını…

Subaylar, astsubaylar, uzatmalı çavuşlar, doktorlar,
öğretmenler, muhtarlar ona keza…

Bir dönemin insanlık suçuna alet olanlar, ortak olanlar,
destek verenler, tanık olanlar; hiçbir şey olmamış gibi, hiçbir şey yapmamışlar
gibi günlük hayatın, hayatımızın içine karıştılar sonra…

Aynı sokaklarda oturduk onlarla, aynı lokantalarda yemek
yedik, aynı otobüslere bindik, çocuklarımızı aynı okulun kapısında bekledik,
aynı camide namaz kıldık, aynı sandıkta oy kullandık…

Hiçbir şey olmamış gibi…

*      *       *

Ama ‘bir şey olmuştu’ işte…

Binlerce kişi gözaltına alınmış, cezaevlerine konulmuş,
işkenceden geçirilmişti…

Onlarca kişi asılmıştı…

Asılanların ailelerine de, işkence görenlerin ailelerine de
zulmedilmişti cezaevi kapılarında…

‘Bir şey’ olmuştu…

İşkence suçu sorgu odalarıyla sınırlı kalmamıştı,
cezaevlerine, revirlere, hastanelere kadar uzanmıştı…

İşkence bir devlet ve millet politikası haline gelmişti!

Ufak bir matematik hesabıyla söylersek…

650 bin kişiyi gözaltına alan, 471 kişiyi işkencede öldüren,
299 kişiyi

Çok Okunan Haber

TOPLUMSAL KALKINMA HIZI

Lüks bir lokantada müşterilerden biri önüne konan yemeği görünce bağırmaya başladı: – Ben bu baklayı …

Bir yorum

  1. ŞİİR TANINDA BİR ŞİİR
    ENKAZ
    Enkaz bıraktı bizlere göçük
    Kimse mutlu değil.
    Cesaretle bastım yollara,
    Diklenmedim dik durdum.
    Dikenlerin üzerinde yürüyorum şimdi.
    Yaşıyoruz işte. .
    HÜSEYİN ÖZÜTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir