Anasayfa / Baş Yazar / KÜLTÜRLER ETKİLER,ETKİLENİR VE  AKTARILIR(1)

KÜLTÜRLER ETKİLER,ETKİLENİR VE  AKTARILIR(1)

Mirza Turgut tanikhaber.com için yazdı

Kayseri, Konya ve ardından Bursa, en eski kent yerleşim merkezleridir; birçok uygarlığa, kültür ve yaşam biçimine merkezlik etmişlerdir.
Bu tarih ve kültür dokusu, kuşaktan kuşağa geçen kentlilik bilinci ve ruhunu oluşturmuştur.

Türkiye’nin en düzenli kenti hangisi?

Bu soruya verilen cevaplar, o ana kadar görülen kentlerle sınırlı olacak ve tabi Kayseri’yi görmeyen birisi, “Kayseri” cevabını vermeyecektir.

Ama aralarında Kayseri’de dahil olmak üzere hemen hemen bütün önemli kentleri gören birisinin vereceği cevabın kesinlikle Kayseri olacağı konusunda hem fikir olabiliriz.

Peki Kayseri, niçin o zaman, başka illeri kıskandıracak derece düzenli ve görsel-mimari açıdan ideale yakın kent imajı, resmi oluşturuyor?

Bunu Kayseri’yi yöneten il yöneticilerinin becerikli olmasıyla mı açıklayacağız?

Eğer bu akıl yürütme doğru ise, Kayseri gibi olmayan kentlerin yöneticilerini vizyonsuzluk ve beceriksizlikle suçlayıp, mahkum mu edeceğiz?

Kuşkusuz her iki değerlendirme de, kısmen de olsa gerçeklik payı var.

Ancak, sorunun cevabını, kentlerin tarihsel genetiği ve oluşumu gibi kültür mirası ve yaşayan kent ruhunda aramalıyız.

Çünkü kentler, sadece yol –kaldırım ve binalardan oluşan soğuk beton yığınları değildir; tersine binlerce yılın, kültür ve davranış kalıplarını, yaşam biçimini, aşkları, sevdaları, kahramanlık öykülerini içinde barındıran sosyal organizmalardır.

İşte bu bakımdan kentler, insanileşmiş, kültüre, şiire, öyküye dönüşmüş canlı fenomenlerdir.

Kayseri, Konya ve ardından Bursa, en eski kent yerleşim merkezleridir; birçok uygarlığa, kültür ve yaşam biçimine merkezlik etmişlerdir.

Bu tarih ve kültür dokusu, kuşaktan kuşağa geçen kentlilik bilinci ve ruhunu oluşturmuştur.

Kentlerdeki yaşam bir nevi kolektif bir ilişkidir. Önce mahallelilik bilinci, ardından semtlilik ve daha sonra kentlilik bilinci olarak, bilinç ve bilinçaltlarına yerleşir.

Ortak mekanlar; örneğin büyük ağaçların altındaki park alanı, nice sevginin, aşkın doğduğu mekanlardır. Ya da orta yaş kuşağının kent sorunlarını, ülke sorunlarını lafladıkları yerlerdir.

İşte bu ortaklaşa kullanılan mekanlar, alanlar, kentin dokusunu, kültürünü ve kentlilik bilincini ve bilinçaltlarını oluşturur.

Kayseri ve Konya, 1000 yıllık Roma imparatorluğu döneminde de önemli kentler arasındaydı. Daha öncede Hitit’lerin uğrak yerleri olmuştu.

Daha sonra mı?

Selçuklular ve büyük Selçukluların merkezi olan Kayseri..

Ve tabi Mevleviliğin yayıldığı, büyük Mevlana’nın mezarının bulunduğu yer Konya..

Derin Rum izleri taşıyan kentlerimize gelen biz Türkler, buradaki yaşam biçimini hem etkiledik, hem de etkilendik.

O dönemde Türkler henüz kent yaşamına tam ayak uyduracak düzeyde değildi; göçebe yaşam biçiminin kültür kodları ile yaşıyordu. Rumlardan kent yaşamını, kentlilik bilincini öğrendiler.

Böylece Kayseri ve Konya’nın kentlilik bilincine, kent kültürü ve kent ruhuna önemli değerler kattılar.

DEVAM EDECEK

…………………………………

 

Çok Okunan Haber

Kıyas Uslu Ramazan bayramını kutladı

Harita Mühendisi Kıyas Uslu Ramazan bayramını kutladı..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir