Rss - Döviz Kurları - Haber Ara - Manşet Arşivi - Gazete Manşetleri - Künye - İletişim
Radyo Dinle
Bir Üniversitesi – Mersin Etkinliği
20.02.2012 12:28:00


Geçtiğimiz gün Mersin Üniversitesi ile Mersin Dil ve Edebiyat Derneği’nin ortaklaşa bir etkinliği düzenlendi. Bu etkinlik Üniversite ile kentin ortak yaptığı bir etkinliği olarak çok önemli ve maalesef de ender yapılan etkinliklerden biri.

 Etkinliğin ertesi günü bir radyo söyleşisinde dinlediğim ve Mersin Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi Bölümü’nün olduğunu bu programda öğrendiğim Başkanı da, kent üniversite ilişkisinin olmadığından Mersinlilerin şikayet ettiğini, halbuki bir öneri getirdiklerinde üniversitenin birlikte yapmaya hazır olduğunu anlatıyor ve Dil Edebiyat Derneği etkinliğini örnek veriyordu.  Tabii bunun böyle olmadığını Mersin’de yaşayan her kes biliyor. Üniversitenin kentten ne kadar uzak ve kentten ayrışmış olduğunu ve bunun içinde hiçbir gayret sarf etmediğini ve sanırım bu durumdan da memnun olduğunu ve kente bir katkı sağlamadığını biliyoruz.

Gelelim Dil ve Edebiyat Derneği ile yapılan ekinliğe.

Önce dernek başkanının kim olduğunu ve neler yaptığını bilmek gerek. Dernek Başkanı Mustafa Erim. Mersin doğumlu olmamasına rağmen herkesten çok Mersinli, herkesten çok bu kente katkı veren bir kişi.

Tamamen kendi imkanları ile satın aldığı bir eski Mersin Evi’ni  restore ederek, bir kent müzesi haline getirmiş. Mersin kent tarihi ile ilgili bir çok öğrencinin bu müzeyi gezmesini sağlayarak kentin kültürüne çok önemli bir katkı veriyor.

Hep tekrarladığım gibi, basında söylediği sözlerle ve resimlerde gördüğümüz başkanların aksine kente somut bir yarar sağlayan bir Başkan.

Belki bir çoklarımızın görmediği bu müzeyi kısa bir süre önce Başbakan’ın açtığının önemini kavramamız gerekir.

Mustafa Erim Başbakan’ın yoğun programı içerisinde programda olmadan programı değiştirterek Müzesinin açılışını Başbakan’a yaptırabilmiş bir kişi. Herhalde Başbakan’ın böyle yararlı bir hizmette kırmadığı Mustafa Erim’i Mersin Üniversitesinin olumlu karşılaması çok doğal ve büyütülmeyecek ve bir Üniversite lütfu olarak gösterilmemesi gereken bir durum olsa gerek.                         

Geçtiğimiz ay MEÜ Rektörünün daveti üzerine üniversitenin modern ve dünya ölçeğinde  laboratuvarını gezmiştim. Daha sonra Valimizin organizesi ve desteğiyle organize sanayi yönetimi ile birlikte başlayan bir çalışmayı da önemsemiş, desteklemiş ve takdir ederek yazmıştım. Sonuç olarak bu laboratuvarın yeterince tanıtılması ve bölgenin bundan yararlanması gerektiğini belirtmiş, bunun içinde üniversitenin öncelikle basın mensuplarını davet ederek bu laboratuvarı tanıtması gerektiğini önermiştim. Hatta daha sonra böyle bir tanıtımın masraflarını da kendim karşılamam teklifinde bulunmama rağmen bu güne kadar bu basit yapılabilecek birkaç saatlik etkinlik te dahi bir yol kat edilemedi.

Maalesef kentlerde Merkezi İdare – Yerel Yönetim – Üniversite birlikteliğinin bir saç ayağı şeklinde olması gerekirken ve tüm Mersin’in yatırımlarının ve gelişme döneminin öncesinde eksik sac ayakları ile tüm bu gelişmelerin üstesinden gelmeye çalışılıyor.

Hep bir yerden başlamak gerek diye düşünürüm. Mersin Opera ve Balesi ile kuruluşu aynı tarihe dayanan ve aynı başarısızlık ve kentten ayrışmada olan üniversite bu durumu sürdürürken Mersin Opera ve Balesi yeni müdürü ile iki yıl içerisinde tekrar kentle barışık, kente yüzünü dönen, kenti önemseyen bir anlayışla başarıyı ve birlikteliği yakaladı.

Önümüzde birkaç ay içerisinde genç Toros üniversitesinin yaptıkları ortada.

Demek ki istenirse yapılabiliyor. Mersin Üniversitesi için de 20 yıllık bir gecikme olsa da hala geç değil.

Bir süre önce MEÜ den birkaç öğretim üyesinin Mersin’deki  ayrımcılığı vurgulayan ve tepki çeken sosyal araştırması hatırımızda.

Bu günlerde de kentsel dönüşüme karşı bazı üniversite öğretim üyelerinin çalışmalarını görüyoruz.

Kente yaptıkları bir pahalı kartpostal kitaptan öteye gitmeyen şehir planlamacıları ve kente çok önemli katkı verecekken hiçbir şey yapmayan mimarlık bölümü öğretim üyeleri, kendi yazılarını yayınlamak için kentin kültür ve sanat derneklerinin içine giren öğretim üyeleri de kentin belleğinde.

Yine de Mersin üniversitesi bu kentin üniversitesi, bizim üniversitemiz, her şeye rağmen tek taraflı da olsa üniversitemizi kazanmaya, kente yüzünü döndürmeye, kente katkı sağlatmaya çalışmalıyız.   

 

Harun Arslan

 

 

 


Yazan : Harun Arslan
  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter

Diğer Yazıları

Kentten Ayrıntılar - 2301 Ağustos 2011 Pazartesi
Claudia Roth Zafer Çağlayan Ve Nükleer03 Ağustos 2011 Çarşamba
Mersin’in Doğu Girişi Ve Kuzey Girişi06 Ağustos 2011 Cumartesi
İl Genel Meclisi İle Bir Hafta08 Ağustos 2011 Pazartesi
Mut’un Mutlu Mutluları Ve Mustafa Sever17 Ağustos 2011 Çarşamba
Kentten Ayrıntılar - 2419 Ağustos 2011 Cuma
Nükleer Karşıtları Ve Bisiklet23 Ağustos 2011 Salı
Kürkçü Ve Mesiad – Mmo - Atıcı27 Ağustos 2011 Cumartesi
Kentten ayrıntılar – 2505 Eylül 2011 Pazartesi
Abartılarda Mamure07 Eylül 2011 Çarşamba
1234567
Önceki    1 / 15    Sonraki   Tümü
Erdoğan'dan sonra kimin Başbakan olmasını istersiniz?  











Tüm Anketler