Fukuşima'nın Ülkemize Yansıması
13.05.2011 12:07:00
11 Mart 2011’de Japonya’ya ve dünyaya üçüncü atom bombası atıldı, Fukushima nükleer santralinde deprem, tsunami sonrasında meydana gelen felaket hala devam ediyor, ne zaman ve nasıl sonuçlanacağı ise belirsiz.
Fukushima felaketinin insanlığın belleğinde yarattığı yara ise daha uzunca bir süre tedavi edilemeyecek.
Fukushima’da yaşanmakta olan nükleer felaket basta Japonya olmak üzere, pek çok ülkenin nükleer enerji politikalarını gözden geçirmelerine ve radikal kararlar almaya zorladı.
Japonya Başbakanı Kan ülkenin en tehlikeli olarak bilinen Chubu Elektrik tarafından işletilen Hamaoka nükleer santralinin çalıştırılmasını talep etti.
Japonya’da ilk defa bir nükleer santral halkın ve halkın sesi olan Başbakan tarafından çalıştırılmasının durdurulması talep edildi ve bu talep de karşılandı.
Japonya Başbakanı Kan bu talebiyle de yetinmedi ve Japonya’nın enerji politikalarını temiz, insan ve doğaya duyarlı olan yenilenebilir enerjilerle yön vereceğini ve yapılması planlanan 14 yeni nükleer reaktörüm yapımından vazgeçtiğini açıkladı.
Böylesine bir açıklama Japonya başbakanı yaşanan kazadan Japon hükümetlerini ve kendini birinci derecen sorumlu görmektedir.
Sağ duyunun, riskleri görebilmenin doğru seçimlerin ve sorumluluk bilincinin milletler üstü bir kavramdır.
Türk halkının Japon ve dünya halklarından nükleer konusunda farklı düşünmediği biliyoruz. Kamuoyu araştırmasında Türkiye’nin %64 nükleer enerji istemiyor dedi ve tercihini yenilenebilir ve doğaya zarar vermeyen enerjilerden yana kullandı.
Sayın Başbakanın Fukushima felaketinin ikinci ayında bir başbakandan beklenen sorumluluk la hareket edip, nükleer enerjiden vazgeçtiğini açıklamasını beklemekteyiz.
Yazan : Cenk Levi