Başbakan ve Diyanet için kadınlar “Romanov koyunu mu?..Mehmet Traş yazıyor…

Başbakan ve Diyanet için kadınlar “Romanov koyunu mu?..Mehmet Traş yazıyor…

Romanov koyunu sadece Rusya da olan ve yılda iki sefer gebe kalan, her gebeliğinde 3-4 kuzu doğuran  kesin olarak yılda 5 kuzu  yavrusu veren,soğuğa ve sıcağa dayanıklı bir özelliğe sahip olması da diğer cinslerinden ayıran farkı olmasıdır..


 


Rusya’daki  Romanov Kraliyet ailesinin çalışmasıyla ortaya çıkmış;bu Romanov  koyun cinsi.. Ruslar 170 yıllık bir bilimsel araştırma ve çalışmayla ortaya çıkartmışlar,ihracatını da yasaklamışlar Romanov koyunlarının..Nasıl böyle üretken hale getirdikleri konusunda bir devlet sırrı misali açıklama yapmıyorlarmış..Saf ırkı sadece Rusya da bulunuyor,dünya da eşi benzeri olmayan bir koyun cinci Romanov..Türkiye de,bir  yılda 100 koyundan 85 kuzu alınırken,Romanov cinsi 100 koyundan 500 kuzu alınıyor..Romanov Koyunun özellikleri ve cinslerinden ayıran farkını anlattıktan sonra Başbakanın ve Diyanet işleri Başkanının;Kürtaj üzerine söylediklerinden yola çıkarak;kadınları;Romanov koyunlarından kopyalaya bilir,diye bir öngörü de bulunalım..


Ben Başbakanım her şeyi bilirim, karışırım ve sorumluyum,diyanet işleri başkanı da;ben din adamıyım kadının rahmine düşen “cenin “kadının değil,demiyorlar mı?


Başbakanın Kürtaj ve sezaryeni gündeme getirmesinin tek amacı vardı o da;Uludere katliamını gündemden çıkarıp toplumun duyarlı kesimini ve medyayı bu yöne çekmekti ama pek tutmadı;çünkü partisinden  ve kendisine yakın olan çevrelerden istediği desteği görmediğini görüyoruz..Bu çıkışı Erdoğan’a dış dünyadan da büyük tepki geldi..Başbakan da sana ne oluyor,diye homurdanmıyor mu,Uludere ve kürtaj konusunda yabancı basına!..


Başbakan gündeme getirmek istediğini tartıştırmaktan çok dayatıyor..Kürtajı ve sezaryen konusunda görüşlerine baş vurulacak iki kesim vardır;bunun biri başta kadınlar; ikicisi ise uzmanlardır..Kürtajı erkekler tartışıyor kadınlar dinliyor,siyasilerde topluma ayar vermeye çalışıyor..Gerçek özgürlüğün sahiplerini devre dışı bırakarak,konun uzmanlarını yok sayarak tartışma mı olur? Kürtajda mı, milli değerlerimiz içinde yorumlayacağız ve devlettin kırmızı çizgisi mi yoksa?


Başbakan topulumun hassas konularında gösterdiği tepkiye karşı,hemen devreye DİB sokuyor fetva verdirirken,camilerde de vaaz verdiriyor..O zaman Erdoğan; İslam dininde grev olup olmadığını da DİB’a açıklattırsın;dinimizce çalışan bir işçinin grevce çıkması;farz mıdır,sünnet midir yoksa mekruh mudur,haram mıdır?..Yoksa  greve çıkan bir işçi; kendisine iş veren bir insanın sofrasına bıçak mı sokuyor,üretimden gelen gücünü kullanarak?Öyle ya her şeyde dini referans gösteriyor? Bunu da Diyanete açıklamasını yaptırsın,Başbakan!..Çamlıca tepesine  cami yapacağım,Ayasofya’yı ibadete açacağım,dindar nesil yetiştireceğim,açıklamaları devleti dinin esaslara göre yönetenciğinin işaretleridir ve hayra alamet değildir Başbakanın yol değişikliği..Dini referans olarak politikasında değişikliğe gitmezse Başbakan;din çok büyük yara alır,mezhep çatışmalarını tetikler ve din  mizah konusu olur..Kendisi bir konuşmasında;din siyasetten uzak tutulmalı, başarısız olursanız bunun  sorumlusu “din” mi, olacak demiyor m

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM