Anasayfa / Siyaset Haberleri / Öcalan’ı bitirecek 3 kişi

Öcalan’ı bitirecek 3 kişi

PKK’nın, ‘derin kadro’ tarafından 1974’te Tuzluçayır’da kurulduğunu söyleyen Şükrü Gülmüş’e göre, Kesire Yıldırım, Mihri Belli üzerinden örgütten para alıyordu. Yalçın Küçük’ün görevini Hüseyin Aykol yapıyor ve Ergenekon’un Kürt basını içindeki en önemli ayağını oluşturuyor.

Nasname isimli internet sitesindeki yazılarıyla Türkiye’nin gündemine oturdu. Çünkü PKK’nın perde arkasına dair bilgiler veriyordu. Öğretmenken PKK’ya katılan eski örgütçü Şükrü Gülmüş zaman zaman medyada yer alıyor. Onun için ‘çok konuşuyor ama boş konuşmuyor’ desek yerinde olur. Bu sefer de öyle oldu.

Almanya’da yaşayan Gülmüş artık fırsat buldukça Türkiye’ye geliyor. Önemli projeleri olduğunu söylüyor. Son gelişinde kendisiyle uzunca sohbet ettik. Bazı sorularımıza manalı cevaplar verdi. Ona göre, Ergenekon Örgütü ile Abdullah Öcalan ilişkisi 1972’de başladı ve hâlen devam ediyor.

-Kurulduğu yıllardaki PKK ile bugünkü arasında fark var mı?

1970 ila 1980 arasında iki kutuplu bir dünyamız vardı. Biri Sovyetler Birliği, diğeri Amerika. Sovyetler kendi içeresinde bölük bölüktü. Bana göre PKK sol jargon içinde iki kutuplu bu dünyada doğdu. Ben Mazlum Doğan vasıtasıyla 1960’larda PKK’yı tanıdığımda Vietnam türü bir modeli içeriyordu. Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın tarzı da vardı. Biz aslında 68-72 yılları arasında dünyayı sarsan gençlik ruhu ile hareket ettik. Sadece zengin çocukları değil, fakir çocukları da okulları kazanarak Türkiye metropollerine gitmeye başladı. Ciddi bir Kürt gençlik hareketi oluştu.

-Metropollere okumaya gelen Kürt gençleri mi PKK’yı oluşturdu?

Bir nevi öyle. Çünkü Kürt gençleri ve bazı sol kökenli Türkler bir araya gelip toplantılar yapıyorlar. Çubuk Barajı, Dikmen ve Tuzluçayır toplantıları. Çubuk’taki tanıklardan Baki Karer’e göre, öğrenciler toplanıp biraz içki içip öğrenci olaylarını konuşuyorlarmış. Ancak bunların en kritiği ve derini 1974’teki Tuzluçayır toplantısıdır. Bu çekirdek bir toplantıdır ve PKK tarihi açısından çok önemlidir. Orada alınan kararlar gizlenmiş, bir nevi ahit burada kesilmiş. Çekirdek grup burada Öcalan tarafından belirlenmiştir. PKK’nın asıl kuruluş tarihi 1974’tür. Gerisi teferruattır.

-Toplantıdan devletin hiç mi haberi yoktu?

PKK tarihinde bu durumu Abdullah Öcalan anlatıyor aslında. Öcalan, “Polisin basabilme ihtimali vardı, ben tedbir olarak bazılarını önden gönderdim.” diyor. Hatta Süleyman Demirel’in daha sonra bir açıklaması var: “Keşke biz daha Ankara’dayken bunu engelleseydik.” Pilot Necati başta, bazı devlet görevlileri orada kimlerin toplandığını çok iyi biliyordu. Kimlerin katıldığını, ne yaptıklarını biliyorlar ancak olgunlaşmasını bekliyorlardı. Polis orayı bassa çok çok derlerdi ki, ‘Biz çay kahve içiyorduk.’ Çünkü ortada ciddi bir örgüt ve suç unsuru yok.

-Öcalan’ın Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) ile bir ilişkisi var mıydı?

Biz, Grup Botiler diye bilinirdik, sık sık gidip gelirdik. Öcalan yalanı çok güzel manipüle ediyor. Kendisini DDKO ile ilişkilendiriyor. Bu büyük bir yalandır. Ankara Demokratik ve Yüksek Öğrenim Derneği’ne (ADYÖD) girmesi de tamamen solcuların ön ayak olması ile ilgilidir. Oğuzhan Müftüoğlu (eski DEV-GENÇ lideri) ve bazı solcular onu oraya taşıyor. Amerika tarafından Ortadoğu’nun her tarafından devrimci liderlere yönelik 1970-76 yılları arasında bir sürek avı var. İran’da Halkın Fedaileri lideri cezaevinde katlediliyor. Dr. Şivan, Dr. Sait gidiyor. Mahirler, Denizler yok. 143 komünist daha Barzani tarafından öldürülüp İran’a teslim ediliyor. Mesela 1972’de iki insan farklı yerlerde yakalanıyor: Biri Diyarbakır’da İbrahim Kaypakkaya (TKP/ML-TİKKO kurucusu), diğeri Abdullah Öcalan Ankara’da ‘şafak bildirisini’ dağıtırken… Neden 26 yaşındaki Kaypakkaya (cezaevinde) öldürülüyor? Öcalan ise Ramazan Özcan adıyla yanlışlıkla yakalanmış diye tahliye ediliyor. Ne bursuna ne başka bir şeyine dokunuluyor. Üçlü bir hat yapmak lazım. Öcalan, Tapu Kadastro Lisesi’nden mezun olunca tayini Diyarbakır’a çıkıyor. B

Çok Okunan Haber

YORGUN DEMOKRAT BAŞKANLAR!

Derşah Nar ve Ahmet Yıldırım yazdı    Memleket sevdalısı olmak, iş yapmak, dürüst olmak, dayanışma …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir