MUSTAFA AKGÜL:

MUSTAFA AKGÜL:

Akgül”Bilseydim 6 ay önce aday olurdum”


Ak Parti Mersin İl Başkan adayı Mustafa Akgül bugün basın ile Zirve Restaurantta bir araya geldi ve adaylık süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu.


Akgül, kendisinin adaylığını açıklamasından 20 gün geçtiğini ve adaylığı ile bilikte il yönetminin sahaya indiğini ve halkla iç içe olduğunu belirterek”Ben aday olana kadar bişey yapmadılar. Çünkü parti tabanını tanımıyorlardı.Ben aday olduktan sonra çalışmaya başladılar.Keşke 6 ay önce aday olsaydım da tabanı daha iyi tanımış olacaklardı”şeklinde konuştu.Akgül” Genel merkezin belirlediği bir aday yok. Varsa belgesini göstersinler. Birçok ilde kongrelerde farklı adaylar yarıştı.Mersin’de de böyle olacak”dedi.


Akgül konuşmasını şöyle sürdürdü:
5 Mayıs 2012 günü MERSİN İL BAŞKAN ADAYLIĞIMI açıklayarak hızla yola çıktım.


Biliyorsunuz partimin bir neferi olarak Tarsus ilçe teşkilatının kuruculuğu Tarsus Huzurkent Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Meclisi üyeliği, ardından yerel yönetimlerden sorumlu il yönetin kurulu üyeliği görevini başarı ile sürdürdüm.


Yerel yönetimlerin ve yerelde siyaset yapmanın ne denli zor olduğunu, meşakkatli bir iş olduğunu bilerek ve halka hizmet hakka hizmettir anlayışı ile yıllardır politika yapıyorum.


Siyasetin içinde iken hiçbir zaman kendi nefsim ve kendi çıkar hesaplarım olmadı. Her zaman milletin, halkın, toplumun yararına olacak iş ve çalışmaların öncülüğünü yaptım.


5 Mayıs 2012 gününden bu yana 20 gün geçti.


Bu 20 günlük yol yürüyüşüm esnasında halen bir kısım çevreler:


“kısa süre sonra çekilir, yanında kimse yok, kimse desteklemiyor, arkası boş, genel merkez istemiyor, Başbakan onu istemiyor” gibi yakıştırma ve dedikodularla karşımıza çıkmaktalar.


Bir başka anlatım ve dedikodu ise :


“ 50 oy alsın 60 oy alsın genel merkez bunun hesabını bizden sorar. O arkadaşımız 50 oyu bile bulamamalı” gibi bir heyezan ve serzeniş içinde olanlar var.


Mevcut il başkanlığı ve yönetimi yetkilerini de en ağır şekilde kullandıklarını, delegeye ve ilçe başkanlarına söylemleri ile manevi bir baskı uyguladıklarını, her fırsatta gittikleri her mecrada şahsıma karşı karalama politikası güttükleri, düştükleri durumun göstergesidir.


Düne kadar partilinin ve seçmenin telefonlarına çıkmayan, il ve ilçe yöneticilerinin dahi aradığında makamında bulamadığı mevcut il başkanı harıl harıl sahaya indi ilçeleri geziyor, “sn. Başbakanımızın kendisini ısrar ile istediğini, kendisinden başkasını istemediğini, genel merkezin adayı olduğunu, kendisinin ve ailesinin (özellikle ablasının) çok yakın tanıdığı olduğunu, Başbakan ile 1 saat görüştüğünü ve bunun yarım saatini hoş sohbet şeklinde geçtiğini” anlatarak, manevi bir baskı kurmaya çalışmaktadır.


Daha da ileri gidip, “ben iş adamıyım. Hem de çok başarılı bir iş adamıyım. İl başkanlığı benim meselem değil. Ben aslında istemiyorum. Ama başbakanın ısrarı ile bu işi sürdürüyorum. Benim ihtiyacım yok. Üç yabancı dil biliyorum. Gezmediğim yabancı ülke kalmadı” gibi söylemler içine giriyor.


Bir başka mecrada; “ben ve benim yönetimimde olan hiç kimse devlet ile iş yapmıyor, ihale almıyor, kurum ve kuruluşlardan iş kovalamıyoruz, ben bazılarını işini ve önünü kestiğim için ve bazı siyaset tüccarlarını ekmeğinden ettiğim için beni istemiyorlar” gibi söylemlerde bulunuyor.


Oysa kendisinin il yönetiminde başkanlık divanında olanların devletten ihale yolu ile aldıkları işlere resmi kurumlara kestikleri faturalar ortalıkta dolaşıyor.


 


Bu siyaset tüccarları kimdir, işini ve ekmeğini kestiği kişiler kimdir, bu partinin adını kullanıp da devlete zarar verenler kimlerdir, bunları biliyor ise açıklasın. Partiye emek vermiş hizmeti olmuş kişileri ve Milleti zan altında bırakmasın.
Biz dedikodudan uzak partinin kurucuları, emeği geçmiş emektarları ile yol yürüyoruz.


Halen aday olmak isteyenlere karşı korkunç bir manevi baskı uygulan

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM