Anasayfa / Güncel Haberler / MECLİSTEKİ KAOS GÜNLERİ GERİDE KALMALI

MECLİSTEKİ KAOS GÜNLERİ GERİDE KALMALI

Mersin; demokrasi ve hoşgörünün tüm Türkiye’ye model olabilecek kadar geniş düşünebileceklerin yaşadığı bir şehir. Mersin; farklılıkları kendi zenginlik dünyalarında yaşatarak, olgunlaştırarak, kabullenerek tüm tahriklere sırt çevirmiş bir kent.

Mersin; siyaseti kendi dünyası ve emelleri için kullananlara prim vermemiş, zamanı geldiğinde onurlandırmasını da, tarihin çöp sepetine göndermesini de bilmiş bir siyasi kültüre de sahiptir.

Son günlerde Mersin kamuoyunu meşgul eden konuların başında, Büyükşehir Belediyesinde yaşanan çapsız söylemler ve kaos olmuştu. Artık bunu çok irdelemeye ve gündemde tutmaya gerek te yok. Çünkü Mersin bu değil. Mersin birlikte hareket ederek dayanışmayı ve saygıyı sürdürebilecek bir olgunluktadır.

Mecliste olanlar oldu. Boşluğa düşenlerde, yaptıklarından utananlarda, böyle olmamalıydı diyenlerde oldu.

Her ne olduysa oldu. Önemli olan bu hatalardan gerçekten ders çıkarabilmektir. Özrü kabahatinden büyük yanlışlara düşmemektir.

Meclisin ana konusu Başkan Vahap Seçer’ in istediği borçlanmaydı. Bunu daha öncede istemiş, AK Parti meclis üyelerinin olgun davranmasıyla oylamaya katılmayarak onay verilmişti. MHP siyasetin gölgesinde kendini daha bir aydınlığa taşıyamamıştı ve çok ta eleştiri almıştı. AK Partinin olumlu tavrı kamuoyu tarafından Mersin’lilik bilinci olarak yorumlanmıştı.

Yine 2. Defa Başkan Seçer’ in borçlanma talebi, olumsuz bir atmosferde gelişti. Bu defa bilgisizlik, ilgisizlik ve birazda vesayet işin içine girince işin rengi değişti. MHP’nin Meclis oturumlarında,  Mersin’lilik üst bilinciyle hareket etmediğine hep şahit oluyoruz. Ancak AK Partinin bu oturumda kılıçları çekerek meclise geldikleri havasını vermesi hiç yakışmadı. Başkan Seçer borçlanma gerekçesini çok net bir şekilde anlattı. Önceki borçlanmayla ilgili ise, bütün detayları açıklaması aslında salonda bulunan herkesi ikna etti. Şartlanmışlık, mevzi kazanma hırsı, Başkan Seçer’ in açıklamalarını es geçerek, ret kararına bahane olarak kaos yaratılma çabaları hiç hoş olmadı. Bu manzara ne salonu terk edenlere, ne muhalefete, ne de Büyükşehir Meclisine de ret oyu verenlere yakışmadı.

Özellikle, kendilerine “Sol” kavramını her defasında yakıştırmaya çalışan Tarsus ve Mezitli belediye başkanlarının arkadaşlarını yalnız bırakarak salonu terk etmeleri ikisinin de karizmasını yerle bir etti. Kime yaradı derseniz, ikide bir Başkan Gültak’ın, bu iki başkana övgüler göndermesi ve sanki kendi başkanlarına kızarak terk ettikleri havasını yaratması, sonucun nereye gittiğini gösteriyor. CHP tabanı da bu salondan kaçış pozisyonlarını da pek hazmetmişe benzemiyor.

Kahramanlık salonu terk etmek değil, orada bir şehrin geleceğiyle ilgili, birlikteliğiyle ilgili, dayanışmayla ilgili bir bir ortamında nasıl sükûneti sağlarız ve ikna konusunda birkaç laf bizde ederiz olmalıydı. Abdullah Başkan, Vahap Başkanın borç ödemeleri, sağladığı mali disiplin ve hizmetlerini görünce, onurla gururla başkana teşekkür etti. Salonu terk eden başkanlarda bir iki olumlu laf etselerdi belki ortam bu kadar gerilmeyecekti.

Bu oturumda CHP gurubu sınıfta kaldı. Çaresizce sinmeyi tercih ettiler. Hepsi de durumun ne olduğunu biliyor. Hala olayın farkında değiller, lay lay lom misali meclise gel el kaldır ve git. Bazıları ise, sinmiş durumda, belki de gündemi okumadan geliyorlar. Kalkıp ortamı normalleştirecekleri yerde, laf atarak muhalefetin daha da seslerini yükseltmelerine neden oluyorlar. Katkı veremiyorsanız susun bari…

Başkan Vahap Seçer ise; haklı olduğu bir ortamda, haklı olduğu talebinde maalesef bazı meclis üyelerinin tahriklerine fırsat verdi. Çok iyi bir şekilde dersine çalışarak gelmesine ve borçlanma konusunu detaylarıyla çok başarılı bir şekilde anlatmasına rağmen, kendi meclis üyelerinin suskunluğu, onu da tartışmanın içine soktu. Başkan Meclisi her zaman çok iyi yönetti. Toparlayıcı tavrını hep korudu ve sürdürdü. Bu tavrını sonuna kadar sürdürmelidir. Bazen bilinçli provoke edilebilir. Bu hem kendi gurubundan hem de muhalefetten gelebilir. Çok dikkatli olması lazım. Bu kadar emeğe karşılık, hazmedemeyenlerinde çok olduğu bilinmelidir.

Gelelim Başkan Gültak’a, hala borçlanmanın nereye harcanacağını, önceki borçlanmanın nerelere harcandığını soruyor. El insaf eder insan. Mecliste konuştukları, anlattıkları hala kayıtlarda. Başkan Gültak tekrar bir oturumu baştan sona kadar izlesin. Hem borçlanılan miktarın nerelere harcandığı ve alınacak borçlanmanın da ne şekilde alınacağı, nerelere harcanacağı, açık net bir şekilde anlatılıyor. Anlamak istemedikten sonra, karşı taraf ne anlatırsa anlatsın siz bir duvar örmüşsünüz zaten. İşin sevindirici tarafı Başkan Gültak’ın daha sonra aldığı tepkiler üzerine TV, Radyo kanallarında “yanlış yaptıysam özür dilemesini de bilirim” demesi oldu. Ona da o yakışır zaten. Bence hizmet ve siyaset yaparken, Sayın Bakanımız Lütfü Elvan’ı örnek almaları iyi olur.

Bundan sonraki meclislerde görülen o ki, tüm meclis üyelerinin derslerine çok iyi çalışıp öyle gelmeleridir. Salonda komik duruma düşmemek, ilgisiz olduğu imajını yaratmamak, Mersin’e karşı sorumluluğunun bilincinde olduğunu göstermek için, gerçekten isteyerek ve severek derslerine çalışarak gelmeleri lazım.

MHP gurubunu pek saymıyorum. Onlarda Mersin için, Mersin’de yaşayan tüm yurttaşlar için zamanla uyum sağlayacaklardır.

Ancak hala, birlikte yönettikleri, birlikte mecliste karar aldıkları Kocamaz saplantısından kurtulamadılar. Ayrışmanın acısı hala kendi aralarında devam ediyor. Kardeş kavgaları da böyle “pis” bir şey. Allah kimseye kardeş kavgasını göstermesin. Yolsuzluğun dosyası sizde varsa bir üst dilekçeyle İlgili bakanlığa başvurun daha rahat edersiniz. Başvuru dosyanız, tatmin edici bilgi ve belgelerden oluşuyorsa anında müfettişler görevlendirilir. Çok istiyorsanız yol açık. Bunu ikide bir meclisin gündemine getirmenin de bir gereği yok. Belediye Başkanı Seçer, tüm dosyaların yargıya intikal ettirildiğin her defasında açıklıyor. Kocamaz ise, yargı ve Allaha havale edilmiş durumda. Allah kurtarsın!

 

Çok Okunan Haber

Bin 700 akıl hastası ‘yanlışlıkla’ taburcu edildi!

Kuzey Galler’de, yaklaşık bin 700 akıl hastasının, yeni tip korona virüs salgını sürecinde yanlışlıkla hastanelerden taburcu edildiği açıklandı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir