Anasayfa / Siyaset Haberleri / Bengi Yıldız Kürt siyasetinden diskalifiye olur

Bengi Yıldız Kürt siyasetinden diskalifiye olur

BDP milletvekili Bengi Yıldız’ın Bodrum’dan çekilen fotoğrafları son günlerin en çok konuşulan konusu.

SABAH

Sabah Gazetesi yazarı Sevilay Yükselir, Yıldız’ın o fotoğraflarına tepki göstererek, ‘Yazıklar olsun sana Bengi Bey’ dedi.  Yükselir, bugünkü köşesinde o fotoğrafı ‘Oğlu dağa çıkan bir annenin gözünden’ baktığını belirterek, Bengi Yıldız Kürt siyasetinden diskalifiye edileceğini iddia etti.

İşte Sevilay Yükselir’in bugünkü o yazısı:

O fotoğrafları pornografik bulmak da var, onlardan acı duymak da!

Mesele, nerede ve nasıl yaşadığın, ne kadar zengin ya da fakir olduğun, eğitimin ne olduğu falan değildir.
Asıl önemli olan önüne konulan meseleyi nasıl okuduğundur.
Siz de takip ediyorsunuzdur herhalde.

MAHALLE BENGİ’NİN FOTOĞRAFINI KONUŞUYOR

Bizim mahalleli iki gündür BDP’nin ‘şahin’ lakaplı milletvekili Bengi Yıldız’ın Bodrum’da çekilmiş şu meşhur fotoğraflarını tartışıyor.
Her yorum yapan da ister istemez hayata nasıl ve nereden baktığını ortaya saçıyor.
Mesela kadın figürünün, içerisinde seks ve ihanetin yaşadığı her türlü haberin bir gazeteyi okutmakta önemli bir araç olduğunu düşünen Ertuğrul Özkök’e göre Bengi Yıldız’lı o fotoğraflar bir yaz sonu erotizminin bire bir yansımasının çirkin sunulmuş biçimi. Bikinisiyle denizden çıkan bir kadının dolgun kalçalarına iştahla bakan bir erkeğin o iştahtan gözü dönmüşlüğü…
Yılmaz Özdil’e göre ise, Bengi Yıldız’lı o fotoğraflar adına habercilik denilen ama aslında altında kötü niyetten başka bir haltın olmadığı tam bir rezillik, kepazelik ve gözü dönmüşlük!

BEN O FOTOĞRAFI FARKLI OKUDUM

Bazılarına göre ise o fotoğrafları kullanmanın, haber yapmanın tek hedefi son zamanlarda iyice tırmanışa geçmiş olan Türk-Kürt kavgasını pompalamanın bir değişik formülü. Barışa vurulan darbe, Türk şövenizminin geldiği son nokta!
Dedim ya…
Mesele nerede ve nasıl yaşadığın değil, neyi, nasıl okuduğundur.
Mesela o fotoğrafları ilk yorumlayanlardan biri olmama rağmen ben onlar gibi okumadım. Okuyamadım… Nedense benim içim kıyıldı o fotoğrafları ilk gördüğümde.
Çünkü ben o fotoğrafları çok başka bir yerden okudum.
Gencecik yaşta yuvalarından, hayatlarından koparılıp sonu olmayan bir kavganın içine itilen, eline silah verilip dağa gönderilen o çocuklarının anasının, babasının gözünden…
İsyan ettim.
Bela okudum.

YAZIKLAR OLSUN BENGİ BEY!..

Ve benim bir lokmacık evladım kendisine yüklenen misyon gereği ucu bucağı olmayan dağlarda, her an ölümle burun buruna yaşama zorunluluğu içerisindeyken, ona o misyonu yükleyenlerden biri olduğunu bildiğim ağabeyinin umarsızlığının, pervarsızlığının utancını yaşadım için için.
“Yazıklar olsun Bengi Bey! Yazıklar olsun sana!” dedim.
Emin olun. İlk gördüğümde tokat gibi yüzüme çarpan o fotoğrafları okurken, hiç umurumda olmadı nerede ve kiminle çekilmiş oldukları filan.
Ne gariptir ki, Takvim Gazetesi’nin yaptığı haber bende ne, “Ayrımcılığa, ötekileştirmeye bak yahu! Demek Kürtler Bodrum’da denize giremez ha!”, ne, “Yuh. Adamın özel hayatını darmadağın etmişler!” ne de, “Hem Kandil’dekilere, hem de İmralı’dakilere resmen hedef göstermeye çalışmışlar” algısı yarattı.
Ben o fotoğrafa baktığımda sadece tek bir şey geldi aklıma.
Uzun zamandır görmediğim, yaşayıp yaşamadığından bile emin olamadığım dağa çıkan yavrum…
Ve hâlâ hayatta ise, o dağlar her gün bombalanırken büyük bir ihtimalle yaşıyor olduğu çaresizliği…
Sahipsizliği… Kimsesizliği… Açlığı ve yoksulluğu…
Bir de gitmeden önce ettiği o son sözler;

DAĞA ÇIKMADAN ÖNCE SON SÖZLER

“Ana. Kürtler özgürlüğüne k

Çok Okunan Haber

Vahap Seçer nereye?

Bu sorunun cevabı kesin ve net benim için. Vahap Seçer Mersin’in yolunu açıyor. Mersin’in geleceğine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir