Anasayfa / Siyaset Haberleri / BDP’nin Sosyalistleri Ses Verdi

BDP’nin Sosyalistleri Ses Verdi

BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü, yaptıkları açıklamada “Eli kalem tutan, dili söz söyleyebilen herkesi, giderek büyük bir toplumsal felakete dönüşme eğilimi gösteren savaşa karşı sesini yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

12 Haziran seçimlerinde, “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku”ndan Meclis’e giren BDP’li İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü, son terör olayları ve sınır dışı operasyonların ardından yaşanan gelişmelerle ilgili “kamuoyuna” ortak imzalı bir basın açıklaması yaptılar.

Önder ve Kürkçü, yayımladıkları basın açıklamasında, “Eli kalem tutan, dili söz söyleyebilen herkesi, giderek büyük bir toplumsal felakete dönüşme eğilimi gösteren savaşa karşı sesini yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

Önder ve Kürkçü’nün ortak imzalı metni şöyle:

“Savaş başladığı zaman ilk önce hakikat ölür.”

Burada öldürülen hakikat, öncelikle “Kürt” meselesidir; tarihseldir ve sadece doğuştan sahip olunması gerekirken gasp edilmiş olan hakların iadesiyle bile barışcıl bir çözüm zeminine oturması mümkündür.

Haysiyet ve kimlikleri zorbaca ellerinden alınmış, anadilinden gayri dillere mecbur edilmiş milyonlarca Kürt var. Bu zulme itiraz ve özgürlük taleplerinin bir isyana dönüşmesiyle ancak idrak ettiğimiz Kürt hakikati bugünkü savaşın da ilk kurbanı olmuştur. Barışçı bir çözüme kavuşması her an mümkün görünen “Kürt meselesi”, hükümetin ilanına göre, artık “yok”tur…

Elimizle tutacakmışçasına yaklaştığını sandığımız bu “mümkün” bir serap mıydı?

Bizler ve bizim gibi düşünenler bir hayal mi görüyorduk?

Yoksa hakiki bir imkan ile aramıza şimdi bir perde mi geriliyor?

Evet. Türk ve Kürt halklarının kardeşleşmesi imkanı “Bölgesel Güç Olmak” hülyası ile perdeleniyor. Halklarımızın özgürlük umudu pazara çıkarılıyor. Pazarlanan, “en gözde ihraç malımız” gençlerimizin muharip bir güç olarak Ortadoğu’ya sürülmesi hevesidir.

İçmeye yetecek ayranımızın olmadığı zamanlarda, çaldırılan savaş davullarının bu ülkeye felaketten başka birşey getirmediğini tarihi bilenler, çok iyi bilirler. Hepsi de acı ve gözyaşı içeren yeni seferberlik türküleri dinlemek istemiyoruz.

Hakikat bu kadar görünür olunca üzerinin örtülmesi müşküldür.

Türk-Kürt hepsi kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, kapı komşumuz, mesai arkadaşlarımız olan gençlerin bedenleri, işte bu müşkül hakikatin üzerine seriilen kanlı bir örtü gibi kullanılmaktadır.

Bu olgunun her dilde karşılığı şiddettir ve bizim vicdanımızla arasında epey bir mesafe vardır.

Buna hep karşı çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz.

İnsanlık için, “en kötü barışın bile en iyi savaştan daha iyi olduğu” hakikati ortada dururken gönlünü ve kalemini savaşa yatıranlardan alacağımız hiçbir insanlık dersi yoktur.

Barışı korku getirmez…
Bugün Genelkurmay karargahından ortalığa saçılan itiraflar da gösteriyor ki, devlet ve asker tek yanlı ilan edilen ateşkes ve eylemsizlik süreçleriyle kendini hiç bağlı saymamaktadır.

Oyuncuları, yürütücüleri değişse de süregiden savaş siyaseti Türkiye’nin güç ve servet sahibi sınıflarının yüzyıllık ezberinden başka bir şey değildir. Bunda bizi şaşırtan bir durum yok. Osmanlı’da oyun bitmez. “Yeni-Osmanlılar” da öyle görülüyor ki, oyuna doymayacak… ?Apaçık savaş tercihini yapmış olanlardan “barış”ın sorumluluğunu beklemek abes. “Barış”ın sorumluluğu özgürlük, demokrasi ve halkların hakları için mücadele edenlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin son 30 yıllık tarihi asabiyetin, intikamcılığın, günü birlik öfke patlamalarının kudret sahiplerini barışa mecbur etmek bakımından hiçbir işe yaramadığının sayısız örnekleriyle dolu. Çatışmalarla geçip giden onlarca yıl içinde, bu topraklarda barış umdunun güçlendiği anlara da tanık olduk. Bu yalnızca Türkiye halklarının Kürt halkının acılarıyla kendi varlığı arasında bir ilişki, bir bağ kurabildiği kardeşlerinin acısını içinde hissedebildiği döneml

Çok Okunan Haber

Vahap Seçer nereye?

Bu sorunun cevabı kesin ve net benim için. Vahap Seçer Mersin’in yolunu açıyor. Mersin’in geleceğine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir