Başkan Seçer’den Ankara’ya Yatırım Resti

Başkan Seçer’den Ankara’ya Yatırım Resti

Başkan Seçer’den Ankara’ya Yatırım Resti

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, metro ve konteyner limanı konusunda Ankara’ya resti çekti:

Başkan Seçer, temelini geçtiğimiz ocak ayında attıkları Mersin metrosu projesinin yatırım programına alınmasına rağmen kredi kullanımıyla ilgili imzanın aylardır atılmaması nedeniyle finans sorunu yaşadıklarını söyledi.

Seçer, “6. Sırada vergi ödeyen Mersin’in önünü açmak zorundadır hükümet. Eğer Mersin Ankara’nın velinimeti ise Ankara’nın Mersin’in önünü açma görevi vardır” dedi.

Mersin’e söz verilen Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı projesinin Adana’ya kaydırılmasıyla ilgili olarak da “Buraya konteyner limanı yapılacaksa Adana’da, Yumurtalık’ta ana konteyner limanı ÇED toplantısı yapmanın manası nedir? 8 ay sonra seçim var. Partimin iktidara gelmesi durumunda bu limanın Mersin’e yapılacağının sözünü verdim ben Mersin halkına” ifadelerini kullandı.

Konuşmasına Mersin’in tarihi derinliğini ve ekonomik potansiyelini anlatarak başlayan Seçer, “Buraya yatırım yapmak isteyenlere şunu söyleyeyim: Her şeye rağmen, bu çok önemli, altını siyah kalemle çiziyorum, her şeye rağmen, siyasi istismarlara rağmen Mersin barış kentidir. Huzur kentidir. Mersin sokaklarında herkes güvenle gezer. Bundan kimsenin şüphesi yok” dedi.

10. Kalkınma Planında Mersin’de yapılacağı açıkça ifade edilen Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı projesinin Adana’nın Yumurtalık ilçesine kaydırılmasıyla ilgili kamuoyu tepkilerini dile getiren Seçer, hiçbir belediye başkanının yapmadığını yaptığını ve ana konteyner limanı projesini sürekli gündemde tuttuğunu söyledi. Ana konteyner limanı olarak işaretlenen yerin yakınına Polipropilen tesisi kurulmasına karşı dava açtıklarını hatırlatan Vahap Seçer şöyle devam etti:

“Yatırım olmazsa olmaz. Ama bu demek değil ki kontrolsüz yatırım. Arayanınız soranınız yok, merkezden işinizi bitirin, gelin burada, bu bölgeye uyumsuz projeler yapın. İşte polipropilen tesisi onlardan biriydi. Ve dedik ki buraya ana konteyner limanı yeri işaretlenmiş. 12.8 milyon TEU. Mevcut liman devam etsin, kimsenin bir şey dediği yok. Ama eski limanı genişleteceğiz diye acaba gelecekte bir sonuç almak için bir oyunun parçası olarak mı kullanılıyor?

Burada limana ihtiyaç yok, zaten adı da Doğu Akdeniz Konteyner Limanı olarak değişti, bunu Mersin’den alalım, başka ile mi götürelim? Tam da böyle oldu. Bir haftadır gazeteleri takip ediyorsunuz. Buraya konteyner limanı yapılacaksa Adana’da, Yumurtalık’ta ana konteyner limanı ÇED toplantısı yapmanın manası nedir? Size soruyorum. Buraya ana konteyner limanı yapılacaksa oraya ana konteyner yapmanın fizibilitesini kim yaptı? Bu işin rasyonalitesi nerededir? Ben bu kentin belediye başkanıyım. Ben kentimin haklarını sonuna kadar korumakla mükellefim.”

Mersin’in birden fazla limanıyla farklı fırsatlar sunduğuna işaret eden Seçer, şöyle dedi:

“Taşucu Limanı var. Yeni özelleştirildi. Müteşebbis arkadaşın eline sağlık. Şartlara, kurallara uygun limanı yapsın, harekete geçirsin. Mevcut liman devam etsin. Kurallar kaideler çerçevesinde. Ankara’dan bizi talimatlandırarak kimse bize iş yaptırmaz. Bir süre daha yaptırır. Ama ondan sonra artık olay farklı yerlere gider.

Mersin’i marka kent yapma girişimleri olduğuna değinen Seçer, bunların başında metro projesinin geldiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Mersin ölçeğinde nüfusu olan hiçbir ilde olmayan bir yatırımı başlattık. Metro… Temelini attık başladık. Ama finansman sıkıntımız var. Neden? Yatırım planına alınmasına rağmen henüz hazine tarafından imzalanmadı. 6. sırada vergi ödeyen Mersin’in önünü açmak zorundadır Hükümet. Eğer Mersin Ankara’nın velinimeti ise Ankara’nın Mersin’in önünü açma görevi vardır. Çünkü burada insanlar çalışıyor, vergisini veriyor ve Türkiye’ye sarih yatırımlar yapıyor.”

TURAB toplantısında katılan Avrupa Ekonomi Senatosu Türkiye ve Ortadoğu Başkanı İraj Alipour’un bölgedeki savaşlar üzerine yaptığı değerlendirmeler üzerine de Seçer, Avrupa Birliği ülkelerine Suriyeli mültecilerle ilgili mesaj verdi. Başkan Seçer bu konuda şunları söyledi:

“Sayın Avrupalı konuğumuz elbette barışa ilişkin çok güzel şeyler söyledi. Onlar savaştan uzak noktada. Barışsever Avrupa. Ama burnumuzun dibinde kimlerin çıkardığını bildiğimiz savaşın sonuçlarıyla biz uğraşıyoruz. Mersin’de 400 bin sığınmacı var. Ankara’dan 2 milyon 300 bin insan için gelen parayla ben hizmet vermek zorundayım. Avrupalı dostlarımıza da duyurmak isterim. Fransız Kalkınma Ajansının, AB’nin organlarının Frit 2 kapsamında sağlayacağı imkânlar bizim yaramıza merhem değildir.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM