Anasayfa / Köşe Yazıları / BİR ORGAN BİR HAYAT

BİR ORGAN BİR HAYAT

Günümüzde organ nakli konusu, alternatifsiz bir tedavi yöntemi olması yüzünden tıp ilminin önemli bir uğraşısı olduğu gibi, organı veren ve alan iki tarafın da insan olması ve insan uzvu üzerinde yaşaması gerekmektedir. Ancak konu yakından incelendiğinde organ naklinin doğrudan ilişkisi, daha doğrusu organ naklinin kişinin inancını zedeleyen bir yönü bulunmadığı, ifade edilebilir. Nitekim organların toprakta çürümesi, yanıp kül olması, hayvanlar tarafından parçalanıp yenmesi yerine bir başka insana hayat vermesi hiçbir inanca aykırı değildir. Türkiye’de Diyanet işleri başkanlığının bu konudaki açıkça beyanı organ bağışının caiz olduğu yönündedir.

 

*** Ülkemizde olduğu gibi Almanya’da yeterince organ bağışı yapılmadığı için her yıl en az beş bin kişi yaşamını yitiriyor. Soruna çözüm bulunması amacıyla yeni bir yasa tasarısı hazırlandı. Organ bağışının nasıl artırılabileceğine yönelik çözüm arayışları, Almanya’da uzun süredir tartışılıyor. Kısa bir süre önce Federal Sağlık Bakanının başkanlığında ilgili eyalet bakanları bir araya gelmiş, ‘tercih ve itiraz yöntemini masaya yatırmış, ancak bu konuda bir uzlaşma sağlamamıştı. Tercih yöntemi her vatandaşa en az bir kez ‘’Beyin ölümü gerçekleşmesi durumunda organlarını bağışlamak ister mi, istemez mi?’’ şeklinde sorulmasını ve verilen kararın kişinin kimlik kartında yer almasını öngörüyor. İtiraz yöntemi ise bütün vatandaşların, itiraz etmedikleri sürece, otomatik olarak organ bağışçısı kabul edilmesi görüşüne dayanıyor. Ki doğru olan yöntemde hangi açıdan bakılırsa bakılsın budur.

 

Ülkemizde her yıl binlerce insan organ bağışı yetersizliğinden dolayı hayatını kaybetmektedir. Bu duruma seyirci kalıp organlarımızın toprak erimesine seyirci kalmak sosyal ve inançsal açıdan asla etik değildir. İnsan hayatı esastır. Eğer organ bağışı kişi hayattayken kendi rızasıyla bağış olarak yapılmışsa sıkıntı yoktur. Bedensel olarak ölmüş kişinin rızası alınamayacağına göre hayattayken oluru alınmamış olsa dahi organ bağışı yapılmasında bir sakınca yoktur. Fakat Türkiye’de bizlerinde vurdumduymazlığı ile her yıl binlerce insan organ beklerken hayatını kaybetmektedir. Dünyada yapılmış her şey, sevgi sayesinde yapılmıştır. Değişmek ve değiştirmek istiyorsanız okuyun ve elinize kaleminizi alıp yazmaya başlayın.

 

————————

 

BİR POLİTİKACININ BUNALIMI

 

Günlük dilde, politika sözcüğünü kullanırken hep partiler üzerinden gideriz. Oysa politika bir programlar ve uygulamalar bütünüdür. Yaklaşımın rengi, hizmetlerin yapılış biçiminden hareketle yönetimin karakteristiğidir. Seçimle iş başına gelen hükümet, devleti yönetirken önceden hazırlanan ve partisinin görüşünü yansıtan politikalarını yaşama geçirmek ister. Dolayısıyla, devletin hizmet üretmesi beklenen her alanda politikalar yapılır. Bu süreçte yürüyen tüm tartışmalar, öğrenmeler ve düşüncelerin bütünü, o süreçte siyasettir. Görüldüğü gibi siyaset aslında partilerden bağımsız, bizim yaşamımızın içi ve kendisidir. Siyasetin, her an içindeyiz ve konuştukça üretiyoruz. Siyaset ve politika özünde benzerlik içermekle birlikte, devleti yönetme biçimi, sanatı olarak yorumlanabilir. Bizim deneyimlerimizden hareketle kavramlara yüklediğimiz anlamlar gösterebilir. Politika üretirken belirttiğim BAKIŞ AÇISI önemlidir.

 

Bakış açısının, toplumdan yana olması ‘sosyal politikaların gerçekleşmesine yardımcı olur. Sosyal politikalar, bu kadar basit bir şekilde ortaya çıkmaz. Aslında, kapitalist düzen içerisinde ‘sosyal demokrasinin insanı temel alan yaklaşımıyla karşılaştığımız uygulamalar bütünü, daha toplumsal bir duruşa sahip olduğundan sosyal politikaları üretir. Anayasada belirtilen SOSYAL DEVLET olma ilkesini görünür kılmak için sosyal politikalar geliştirmek gerek. Bu gerekliliği yerine getiriyormuş gibi yapmaksa ahmaklık. Temel ‘sosyal yardımları’ ya da ‘sosyal hizmetleri’ sosyal politikalar olarak tanıtmak büyük bir yanılgıya düşürür. Siyaset dediğimiz kavram partilerden bağımsız olarak değerlendirilebilir ve siyasetin ürettiği uygulamaların metodolojisi gibi yorumlanabilir. MERKEZİ YÖNETİM Merkezi hükümet sosyal politikaların uygulanmasını Bakanlıklar düzeyinde düşünmeye başlamış olsa da sanki tek bir bakanlığın adına koyunca bu sözcükleri, sihirli bir dönüşüm olacakmış gibi algılanıyor. Gerçekte olması gereken, tüm hizmetlerin SOSYAL POLİTİKALAR kapsamında değerlendirilerek her adımda bu temel bakış açısını görmek gerekir. Eğer bu sözcüklerin üzerine kurulu bir bakanlık olacaksa diğer tüm bakanlıkların da toplumsal bakış açısını irdeleyebilmelidir. Bizde sosyal politikalar’ yardım odaklı hale gelmiştir.

 

Bunu değiştirmek için yerelde sosyal politikaların etkin ve somut uygulamalarının görülmesi gerekir. Toplumsal dönüşüm için özellikle kendilerini SOSYAL DEMOKRAT olarak tanımlayan muhalefete çok iş düşüyor. Günübirlik sosyal etkinliklerle sosyal politikaların geliştirilmesi mümkün olmaz. Belediyeler, yerel yönetimlerin farklılaşan bir parçası olarak önemli bir yere sahipler. Merkezi yönetim tarafından sosyal politikalar adı altında yapılanların yerelde örnek alınmadan, sosyal demokrat belediyelerin uzun vadeli planlar yaparak programlarını geliştirmesi gereklidir. Öncelikle çalışanların özlük hakları ve iş barışı sağlanmalı, tüm belediye çalışanları arasında adaletli maaş uygulamasının yapılması ilk uygulama olmalıdır. Hizmet üretmesi beklenen personel ancak o zaman toplumsal bakış açısını iç rahatlığıyla sağlar. Sosyal politikalar uzun vadeli olur.

 

Politika dediğimizde, bütçe ayırdığımız uygulamaların hepsinin sürdürülebilir olması ana değerlendirme ölçütüdür. Bu nedenle, beş yıllığına seçilen belediye başkanları ilk yıllarında bu bakış açısını içeren dönemleri boyunca yürütülmesi mümkün olacak uygulamalara kaynak ayırmayı tercih etmelidir. Böylelikle, sosyal politikalar adı altından yapılanlardan nelerin gerçekçi olduğu çok net anlaşılır. SEVGİYLE KALIN. ÇÜNKÜ SEVGİNİZ YOKSA İÇİ BOŞ ÇINLAYAN BİR BAKIR KAPTAN FARKINIZ OLMAYACAKTIR.

Çok Okunan Haber

DİJİTAL TOPLUMDA GÜVENCELİ YAŞAM NASIL OLUR?

Suphi Arkan/Ses gazetesi Dijial toplumda kişisele veri ne demek? Veriler nasıl korunacak? Yasa bu konuda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir