Anasayfa / Polemik Haberleri / YOKSULLUĞUN SESİ.

YOKSULLUĞUN SESİ.

YOKSULLUĞUN SESİ

Yoksulluk dünyadan kökü kazınamayan bir sorun. Yaygın olarak Afrika, Asya, Latin Amerika ve irili ufaklı ada ülkelerinde görülen yoksulluk, aslında her yerde, her zaman var. Aslında İstanbul zirvesine konu olacak ülkeler arasında Latin Amerika ülkeleri eklenmemiş. Ama And dağlarının doruklarında, Arjantin ve Meksika’nın kent varoşlarında ve kırsallında, kıtanın içine sıkışıp kalmış Bolivya’da, Brezilya’nın kuzeyinde, Amazon ormanlarında, petrol zengini Venezuella’da da yoksulluk sürüyor.
Yoksulun sorununa çözüm arayışı içinde görünen gelişmiş ülkelerde sorun yok mu?
Paris’in göbeğinde, Palais Garnier civarında sersefil dolaşan çocuklu kadınları gözünüzün önüne getirin. 1990 sonrasında bir anda zenginleşen Moskova’nın her köşesinde, ışıl ışıl alışveriş merkezlerinin, Bolşoy tiyatrosunun çevresinde karşınıza çıkan yoksulluk, nerede ise 80 yıl boyunca komünizmin silip atamadığı yoksulluk mu? Yoksa piyasa ekonomisinin kaçınılamaz bir gerçeği mi diye düşünmeden edemezsiniz. Eksi 16 derecede sırtlarını yere kadar uzanan vizon kürklerle ısıtan kadınlar Erivan sokaklarında keyifle arz-ı endam ederken, arkasında bir tek pırtık ceket ile yürüyen, yürürken ellerini nefesleri ile ısıtmaya çalışan kavrulmuş, mutsuz yüzlü adamlar, yoksulluğun küçücük Ermenistan’da yaşayan acımasız yüzü. Yoksul, özerk bir yönetime kavuşmuş Barcelona’nın Katalan adı ile Avinguda Roma’sında da, Portekiz’in Al Feme’sinde de var. İstanbul’da da var. Kars’ta da var. İzmir veya Mersin’de de var. Darlık, adeta varlığın tamamlayıcı parçası. Ama yoksulluğun var ve yaygın olduğu yerde, huzur az. Umut yok. Şiddet var, suç var. Utanç var. Üzüntü var.
Değişen Dünya Görüşü
Çok eskilerde, yoksul değilse şükretmek, yoksulsa kaderine razı olmak varmış. “Şükret haline. Mutlu olmak istiyorsan kendinden iyi durumda olana değil, kötü durumda olana bak” sözleri insanlara, kendilerini bir şeylerden yoksun hissetmemeleri, olur olmaz şikâyet etmemeleri ve en önemlisi ihtiyaç sahiplerine sırtlarını dönmemeleri için, bir zamanlar aile büyüklerinin neredeyse günde beş vakit tekrarladıkları sözlerdi. Zaten bütün dinler de sahip olunan ayrıcalıklara şükretmeyi ve ayrıcalıklardan nasibini alamayanlara yardım eli uzatmayı öğütlemez mi? Sezdirmeden, duyurmadan. İstismar aracı yapmadan, insan gurunu incitmeden ve menfaat beklemeden yardım etmek. Ancak bunlar, insanın kendini nefsini aşmasına öğütleyen sözler olsa bile, yoksullukla mücadeleyi değil, hafifletmeyi, onunla birlikte yaşamayı kolay hale getirmeyi amaçlayan öğütlermiş. Kurumların ön planda olmadığı toplumsal düzenlerde, bireyin yapabileceğini belirleyen, isteyen… Bir tür aile içi eğitim.
Ama şimdi artık hedef büyütmek ve yoksullukla yaşamayı değil, onu yok etmeyi planlamak gerekiyor. Yine de ata öğütleri, bireysel çabaları toplumsal düzeye taşıyan mantığın temelindeki öğreti. Her şeyden önce görece olarak yoksun hissetmeyeceksin ki yoksula kaynak ayırabilesin. Öyle bir denge kurulacak ki daha iyiyi yaratmanın önüne geçmesin. Ama daha iyi, daha büyük, yoksula el vermeye engel olmayacak. Yoksullukla mücadele artık, bireyin değil, kamusal organizasyonların, devletlerin ve hatta devletlerin de yeterli olmadığı günümüz koşullarında uluslararası işbirliğinin görevi
Onca yapılan hibe birilerini zengin ediyor. Kitleler gene yoksul gene yoksul. Şimdi artık yoksulu, yoksulluk kısır döngüsünden kurtaracak iş olanakları yaratmak temel hedef. İşsizlik azalırsa, yoksulluk azalır.
İşte son 30 yıldır Birleşmiş Milletlerin gündeminde de böyle bir yoksullukla mücadele felsefesi var. Ayrıca pek çok kuruluş ve platform aynı yaklaşımla hareket ediyor. Dünya zirveleri bir değil iki değil. Binlercesi var. Birleşmiş Milletler öncülüğünde olanlar var, daha geniş kapsamlı olanlar var.
Türkiye bunun için ciddi bir siyasi irade ve sermaye koymuş durumda. Dünyanın en büyük 20 ülkesi arasında bulunmanın sorumluluğunu taşıyabileceğini göstererek küresel rolünü bir kere daha ön plana çıkarıyor. Ama yoksulluk he

Çok Okunan Haber

Erdoğan’dan kurmaylara talimat: ‘Aramızda kalsın’

Partisinin MKYK toplantısının ardından kurul bir araya gelen Erdoğan’ın, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili devam eden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir