Anasayfa / Polemik Haberleri / ETNİK ÇEŞİTLİLİK

ETNİK ÇEŞİTLİLİK

Etnik çeşitlilik avantaj mıdır?
Bu topraklar sanıldığı gibi köprü değildir. Ülkemiz için kullanılan yönler ya da kültürler arasındaki “köprü” metaforu yanılgıdan ibarettir.
Toplum için, yaşanan her bunalım/buhran aynı zamanda sosyolojik aşıdır. Yaşanan bunalımın büyüklüğü, gücü ve şiddeti o toplumun çözülmesine yol açıp çökertemiyorsa, bunalımının tür ve çeşidine göre o alana dair (sosyal, ekonomik, kültürel, sosyoekonomik, sosyokültürel, siyasi, hukuki v.b.) direnci ve mukavemeti arttıran bir bağışıklık gelişip sosyal yapıyı daha da güçlendirecektir.
Toplumun en güçlü olduğu kısım o toplum için potansiyel zayıf taraf özelliği de taşır. Bunun tam tersi de geçerlidir. En zayıf olunan taraf, içinde potansiyel bir güç taşır.
2000’li yıllara kadar, sahip olduğu etnik çeşitliliğinin Türkiye’ye büyük risk yüklediği görüşü hâkimdi. Günümüzde ise bu durumun ülke için potansiyel bir güç olduğu konuşulmaya başlandı. Her iki görüş de doğrudur; aynı coğrafyada fakat farklı zaman ve şartlarda.

Türkiye’nin etnik çeşitliliğine bakıldığında Kuzey Amerika dışında dünyada benzer zenginliğe sahip ikinci ülke gösterilemez. Türkiye barındırdığı zengin demografisi ile doğusunun, batısının, kuzeyinin ve güneyinin doğal mensubudur. Tarihsel derinlik ve birikim dikkate alındığında ise kategorisinde tek kalacaktır.
Bu topraklar sanıldığı gibi köprü değildir. Ülkemiz için kullanılan yönler ya da kültürler arasındaki “köprü” metaforu yanılgıdan ibarettir. Köprünün üzerinden ve altından geçenler onu aşındırmaktan öte bir şey yapmazlar. Tam tersine ülkemiz köprü değil, farklı yönlerden gelen dinî, kültürel ve etnik alüvyonların birikip yerleştiği verimli bir ovadır.

20. Yüzyılın soğuk savaş ortamında farklı etnik ve inanç gruplarını barındıran herhangi bir ülkeyi tek parça hâlinde tutabilmek için ortak kimlik inşası kaçınılmazdı. Günümüzde ise bunu sağlamak için toplum mühendisliğine soyunarak farklılıkları tek potada eritmeye çalışmak beyhude bir çabadır.
Farklılıklar birlikte hareket etmek için pekâlâ kullanılabilir. Her etnik yapıyı olduğu gibi kabul etmeniz ve onları ayrım yapmaksızın kendi kimlikleriyle aynı ufka ve ortak geleceğe yönlendirmeniz yetecektir.
Adaletin birleştiremediği bir toplumu hangi saik bir arada tutar ki?
Üstelik farklılıklar toplum için, kendi içerisinde birçok faydayı da barındırır. Eldeki tüm parmakların eşit forma sahip olması insana avantaj sağlamadığı gibi homojen topluluk yapısı da avantaj değildir. İnsan alet yapabilme yeteneğini eldeki parmakların her birinin diğerinden farklı olmasına borçludur.  Parmaklar bile insanlığın tek kökten gelmesi gibi ele, ötesinde insana ait uzuvlardır.
**
Her gelecek tasavvuru gerçekleşmeden önce sadece hayalden ibarettir. Kurulan hayalin gerçeğe dönüşmesi, söylemle eylem arasındaki tutarlılık kadar, teori ile pratiğin uyum halinde cari olmasını sağlayacak alt yapı (beşeri, entelektüel donanımdaki yeterlilik), ortam (yerel, ulusal ve uluslararası kamuoyu) ve şartların (siyasi ve iktisadi) olgunlaşmasına bağlıdır. Ülkemiz için bu şartların tebellür ettiği bir dönemi yaşıyoruz.
Sahip olduğumuz etnik yelpazenin genişliği, ülkemizde ve komşularınızda istikrar ve barışın hâkim olduğu dönemlerde, bakışların aynı ufka yönelmesi ile muazzam bir avantaja dönüşür. Yaşadığımız ülkenin cazibe merkezi olması, sivil toplumun da inisiyatif alarak kamu diplomasisi, kültür diplomasisi gibi bir takım alt dinamiklerin yatay düzlemde harekete geçirilmesi ile kolaylaşır. Böylesine istikrarlı dönemler çeşitliliğin faydasının tepe yapmaya yaklaştığı zamanlardır.
İstikrarsızlık, karmaşa, ayrışma ve kutuplaşma dönemlerinde ise zenginlik sayılan bu çeşitlilik adeta bir saatli bombaya dönüşüverir. Ülkenin barındırdığı zengin etnik unsurlar, farklı ufuklara bakmaya başladığında her şey çok çabuk kontrolden çıkar. Osmanlı’nın son yüzyılı bunun en tipik örneğidir.
Pek de uzak olmayan geçmişimizi hatırlayın; bir takım gözler Sovyet ufkuna yönelmişken, bazı

Çok Okunan Haber

Erdoğan’dan kurmaylara talimat: ‘Aramızda kalsın’

Partisinin MKYK toplantısının ardından kurul bir araya gelen Erdoğan’ın, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili devam eden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir