Anasayfa / Polemik Haberleri / BİRAND YİNE KONUŞTU

BİRAND YİNE KONUŞTU

“Genlerimizde darbecilik vardı” diye yazdığı yazı büyük ses getiren Gazeteci Mehmet Ali Birand, konuyla ilgili TRT Haber’e konuştu. İşte Birand’ın çarpıcı açıklamaları. Birand, merkez medya mensuplarının büyük bölümü için bir dönem önceliğin demokrasi veya parlamento olmadığını, Genelkurmay’ın daha önemli olduğunu dile getirdi.


İşte Birand’ın ağzından Türkiye’de darbe gerçeği ve medya-asker ilişkisi:


“Darbecilik medyanın genlerinde var. Askeri darbeyi laik kesim kışkırttı’ sözünüz çok tartışıldı. Türkiye’nin gücü ve iktidarı elinde bulunduranların darbeci kesim olduğunu ve bunların elindekini paylaşmamak için böyle bir yola başvurduğunu söylüyorsunuz. Aslında bu sözünüz bu yazınız çok açık net bir fotoğraf yapıyorsunuz. Çok kritik bir soru gibi geliyor bana burada ‘Askerler mi laikleri kullandı? Laikler mi askerleri kullandı?’


BİRAND: Aslında laik siviller askerleri kışkırttı, askerler de buna hazırdı. Yani ikisi arasında bir zorlama olmadı. Hani ‘sen şöyle yapsan da ben böyle yapsam da’ değil. Birlikte hareket edilen, aynı dünya görüşünü paylaşan insanların buluştuğu bir kulüp gibi oldu. Bu kulübe ben de dâhildim. Yani benim için de evet ‘asker gerektiği zaman müdahale edebilir’ idi. Bunun aksini söyleyecek benim kuşağımda kimse olamaz. Buna itiraz etmiş olan olabilir. Anlatabiliyor muyum? Ama buna itiraz edecek ‘Hayır bu öyle değildi’ diyecek kimse olamaz. Zaten bunu söylediğimden dolayı bu bir itirafta değil bu bir saptama. Yani bu böyleydi. Çok özür dileriz. Biz böyle yetiştirildik. Yani Cumhuriyet çocukları olarak böyle yetiştirildik. Ne yapalım. Sonradan bunun doğru olmadığını Genelkurmay’ın Parlamentodan daha önemli olmadığını zaman içinde öğrendik, sonra da değişildi. Ama kimse buna itiraz edemez.


“Gönül bağı nereden geliyor iki taraf arasındaki?”


BİRAND: Bu eğitim. İlkokulundan sivilde ilkokulundan başlar, ‘Türküm, doğruyum, çalışkanımla’ başlar, rap rap yürüyüşünden başlar ilkokulda. Avrupa’da olsun Amerika’da olsun, milli marş söylenmez okullarda. Biz böyle yetiştirildik. Türkiye korunması kollanması gereken bir toplum, halk cahil, koyun sürüsü, politikacı üç kağıtçı, yolsuzluk yapan her an o şeyi kafasını çelebilir o toplumun. Onun için birilerinin sağlam durması gerekecek… ‘Kim duracak? Zinde kuvvetler…Biz sokağa çıkıp “hayır laikliği biz koruyacağız” diyeceğimize jandarma olarak askeri kullandık. Askeri kışkırttık.


“O zaman siz kötü bir öğrenci miydiniz ki bugün farklı bir şey söylüyorsunuz?”


BİRAND: Olabilir. Benim o dönemdeki demokrasi anlayışım, ortaokuldaki, lisedeki demokrasi anlayışım bana böyle öğretildi. Yani evet kötü öğrenci olabilirim. Ama böyle öğrettiler. Önce devlet. Her şeyden önce devlet dendi. Biz de inandık. Sonra ben çıktım Avrupa’da 20 yıl süreyle gazetecilik yaptım, “Hanya’yla Konya’yı anladım”… bunun doğru olmadığını çok yanlış bir şey olduğunu, bu şekilde devam edilemeyeceğini anladım ama…


“Sizin gördüğünüz demokrasilerde böyle bir rol model yok o zaman.”


BİRAND: Yok canım öyle şey olur mu? Yani orada bütün mesele halka güvenmemek, halkı hor görmekten geliyor. Bu kesim için. Öbür kesim için kapitali paylaşmamak. Yani Anadolu’nun kapitalinin zenginleşmesine şey yapar. Bir hayat tarzını devam ettirmek. Çünkü hep o şeyle kuruldu Cumhuriyet. ‘Aman irtica gelecek, Ticaniler gelecek’… çok iyi hatırlarım ortaokul dönemlerimde 3 tane sakallı cübbeli adam yakalanmış, ne olduğunu tam anlayamadığınız şeylerdi onlar. Hep onun üzerine yani Atatürk’ün ilkelerini o kadar ters uyguladı ki Türkiye çok doğru yaptığı şeyleri bile Atatürk’ün söylediği şeyleri çok ters uyguladı ki onun cezasını gördük.


“Peki, bu ilişki ne kadar geriye gidebilir? Ne zaman başladı aslında bu birliktelik?”


BİRAND: Osmanlı İmparatorluğu’ndan tutun hep vardı. Osmanlı İmparatorluğu’ndan ve Cumhuriyet’in ilk şeyinden itibaren bu birliktelik hep vardı yani.

Çok Okunan Haber

Erdoğan’dan kurmaylara talimat: ‘Aramızda kalsın’

Partisinin MKYK toplantısının ardından kurul bir araya gelen Erdoğan’ın, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili devam eden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir