Anasayfa / Kültür Sanat Haberleri / Komşumuz Yunanistan

Komşumuz Yunanistan

Sabah Gazetesinin web sitesinde yer alan 13.05.2011 tarihli haberin başlığı; “Komşu suç ülkesi oldu”. Söz konusu haberde,  Yunanistan’da  krizin, sosyal patlamayı tetikleyecek boyutlara ulaştığı, halkın alım gücünün dibe vurmuş olduğu, ülkede, suç oranlarının tavan yaptığı söylenmekte. Yazıda, Yunanistan’da gerçekleşen suç oranları konusunda herhangi bir bilgiye yer verilmemiş. Yazının içeriğinden ve kullanılan resimden anlaşıldığı kadarıyla, suç olarak ifade edilen şey, Yunanlıların Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından oluşturulan “troyka” tarafından dayatılan koşulları ve bu koşullara karşı çıkamayan hükümeti protesto etmek için sokaklara dökülmüş olması
Yazının devamında, IMF’nin Avrupa Masası Direktörü Antonio Borges’in; Yunanistan’a ek destek vermeye hazır olduklarını ancak şu anda Yunanistan’a yeni yardım paketi konusunda görüşme olmadığı, IMF’den daha fazla destek istiyorsa Yunanistan’ın girişimde bulunması gerektiğini belirten sözlerine yer verilmiş. Girişimin yapılabilmesi için ne gerektiği sorusunun cevabı ise IMF’nin Avrupa’nın ekonomik görünümü raporunda yer alıyor. Raporda, borçlarını ödemekte zorlanan Euro Bölgesi ülkelerinin krizden çıkabilmeleri için “ciddi” reformlara ihtiyaç olduğu belirtilmekte.
Yunanistan’da yaşanan ekonomik krizle ilgili olarak yerli ve yabancı medyada yer alan haberlerde en çok kullanılan kelimeler; “reform” ve “yardım”. “Yardım” kelimesiyle, “reform” yapılması karşılığında, mevcut borçlarını ödeyebilmesi için o ülkeye verilecek yeni borçlar kastedilirken, “reform” kelimesiyle kastedilenin ne olduğunu anlamak için Şubat 2011’e dönmek gerekiyor.
Hatırlanacağı üzere, 2011 Şubat ayında Yunanistan’ın Başkenti Atina’da incelemelerde bulunan AB, ECB ve IMF yetkililerinden oluşan heyet, hükümete 50 milyar Euro’luk özelleştirme önerisini de içeren yeni bir “reform” paketi sunmuştu. İşsizliğin artmasına, kamuya ait malların satılmasına neden olacak bu sözde reformlara karşı çıkan çalışan kesimler ayağa kalkmış, yapılan gösteriler sonrasında Yunan hükümeti, aslında biz de ülke zenginliklerini, topraklarını satmak istemiyoruz, gerekirse de biz satarız diyerek önerilere karşı çıkıyor gibi yapmış ancak ne yurttaşlarını nede troykayı ikna edebilmişti.
Çalışanların eylemleri karşısında geri adım atar gibi yapan Yunan Hükümeti, dış kaynakla büyümeye dayalı, aşırı borçlanmaya neden olan ve mali sermaye kanalıyla dışa bağımlılığı artıran mevcut sistemi değiştirecek önlemleri alma konusunda cesaretsiz davranınca, yaklaşık üç ay sonra aynı ekibi yeniden ve daha güçlü şekilde karşısında buldu. Talep yine kamuya ait varlıklarının ve temel kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi, çalışma hayatının yeniden düzenlenmesi ve tabiî ki ücretlerin ve kamunun sosyal harcamalarının azaltılması gibi devleti deforme, pardon “reforme” edecek önlemlerin alınması. Bunun karşılığında mevcut borçların vadesi uzatılacak, faizler biraz düşürülecek ve Yunan hazinesince yapılacak tahvil ihraçları yoluyla yeni borçlanmaklara imkan sağlanacak.
Yunan Hükümeti özelleştirmeler dışındaki diğer önlemleri almaya hazır görünüyor. Sorun toplumun yoğun olarak karşı çıktığı özelleştirmeler. Troyka ise bu konuda taviz vermeye yanaşmıyor. Troykanın Yunanistan’a borç vermiş olan alacaklı bankaların alacaklarını garanti altına alarak, Portekiz, İspanya, İtalya derken Avrupa’nın merkez ülkelerini de saracak bir finansal krizi önlemeye çalıştığı görülmekte. Bunun için önerilen yol ise, özelleştirmelerin Yunanistan’ın içerisinde olmadığı, Yunan halkından “bağımsız” bir yapı tarafından gerçekleştirilmesi (buna katılımcı demokrasi deniyor).
Yunanistan’da yayınlanan “To Vima” Gazetesi, “troyka’nın, 50 milyar Euro’luk özelleştirmeyi gerçekleştirmek için bağımsız bir kurum oluşturma planıyla, Yunanistan’ın milli egemenliğini kısıtlamayı amaçladığını” yazmış.
Görünen o ki, geçici ve sanal bir refah uğruna alınan borçlar, bir süre sonra ülkeleri bağımsızlıklarından vazgeç

Çok Okunan Haber

Estetik-sanat ve edebiyat yazıları(3)

Mirza Turgut yazdı   Burada nesneye ya da güzelliği taşıyan gerçeğe, her türlü faydalanmacı yaklaşımın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir