ERDAL ŞAFAK

Bir dosta daha veda
daha, sevgili Tuncer Ağabey’i de yitirdik. Önce Kemal Güler. Ardından Irmak Tülbentçi. Şimdi de Tuncer Bicioğlu…
Şişli’de, Atakan Sokak’taki ilk yönetim binamızdan bu yana SABAH’ı SABAH yapan ekiptendi onlar.
Reklam Servisimiz’in son çınarlarından Bülent Aydın, yitirdiğimiz her değerin ardından, bana rahmetliyle ilgili anekdotlarından derlediği bilgi notu gönderir.
Tuncer Ağabey için de bu görevini fazlasıyla ve vakit yitirmeden yerine getirdi. Dün sabah e-posta kutumda Bülent Aydın’dan bir mail buldum. Şöyle diyordu:
“Tuncer Abim yıllar önce bir ara meslek anılarını yazmaya başlamıştı. Sonra yazdıklarını bilgisayardan uçurdu. Bütün ısrarıma rağmen devam etmedi. İlk yazdıklarından birkaçını bakmam için bana yollamıştı. O zamandan beri saklıyorum. Ekte onları size yolluyorum.”
Aydın’ın mail’e iliştirdiği ekte Bicioğlu’nun Haldun Simavi’yle, Erol Simavi’yle, Dinç Bilgin’le anılarından birkaçı vardı.
Sadece birini aktarayım. Bicioğlu’nun ağzından ve kaleminden:
***


Hürriyet’in Reklam Müdürü olalı 5-6 ay geçmiş. O dönemde eğlence yeri ilanlarını sadece bir ajans hazırlıyor: Feza Reklam. Hürriyet’e senet verme hakkına sahip tek reklam ajansı aynı zamanda. Ben de senet alınınca her şey bitti, paralar tahsil edildi sanıyorum. Bu arada öğrendim ki Feza Reklam bize o zamanın parası ile 1.6 milyon lira borç takarak batmış. Sene 1971. Batan para o zaman için bir servet.
Genel Müdürümüz rahmetli Nezih Demirkent’e çıkıp anlatıyorum durumu. “Büyük para be Tuncer” diyor, Erol Bey (Simavi) ne söylerse haklı, sakın üstünde durma.”
Ertesi gün gazeteye biraz geç gidiyorum. Sekreterim Erol Bey’in beni Divan Oteli’nde beklediğini söylüyor. Anlaşılan dananın kuyruğu kopacak. Atlayıp gidiyorum otele. Erol Simavi barda beni görünce soruyor:
– Hayrola Tuncer ne arıyorsun?
– Beni görmek istemişsiniz.
– Yok canım, sadece “Tuncer gazetede mi” diye sordum, yanlış anlamışlar. Neyse iyi oldu geldin, biraz laflarız. İşler nasıl?
– Fena değil ama size bir de kötü haberim var.
– Hayırdır ne oldu?
– Feza Reklam 1.6 milyon lira takarak battı.
– Eh, sana pahalı bir ders olur.
Ben ise laf işitmeye hazırlanmışım. Hiç olmazsa “Dikkat etseydin, bu kadar para batırılır mı” falan gibi bir şeyler beklerken bana verilen mesaj “Ders al” oluyordu.
“Sana pahalı bir ders olsun” mesajı hem hoşuma, hem de ağrıma gitmişti. O parayı son kuruşuna kadar tahsil ettim.
***


Kemal Güler, Irmak Tülbentçi, şimdi de Tuncer Bicioğlu… Benden 10, bilemediniz 15 yaş önceki kuşaktandı onlar.
Hepsi de hiç değilse son yıllarında emekliliğin tadını çıkaramadan, hep işlerinin başında dünyaya veda ettiler.
Git gide artıyor yalnızlığımız…
***


 

Çok Okunan Haber

Mersin Büyükşehir’den Fotoğraf ve Roman Yarışması

Mersin Büyükşehir Belediyesi, “Mersin Roman Yarışması” ve “Pandemide Mersin” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor. İki yarışmanın da son başvuru tarihi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir