ÇETİN ALTAN

Ayaklar ve bacaklar
Geçen yüzyılda yaşamış Belçikalı ressam René Magritte’in üslubu klasik ama konusu hem “sürrealist”, hem şiirsel bayıldığım bir tablosu var; bir “röprodüksiyon”u da, kızım Zeynep’in evinde…
* * *
Masmavi bir gökyüzünde açık bir kapı ve içinden beyaz bir bulut geçiyor; tablonun da adı, “Zafer”…
* * *
Bu sabah bu tabloyu hatırlamamın nedeni, eziklik duygusundan arınamamış toplumlarda, siyasal demagojilerden en ilkelinin, kuşaklardan kuşaklara hep “hamaset” üstüne olması…
* * *
René Magritte’in tablosunun yarattığı çağrışımlar, sadece “militarizm”i ve “zafer süngünün ucundadır” türü, “militarist” topsözleri de hatırlatmıyor.
Yüksek bir “mevki sahibi” olmak da bir zafer, kumarda çok para kazanmak da, aşkta başarıya ulaşmak da…
* * *
Masmavi bir gökyüzünde açık bir kapı ve içinden geçen beyaz bir bulut…
* * *
Mıstık Park’ta bir kedi yavrusu, çimlerin üstüne geldi gözlerini kapadı, ıkındı sıkındı bir türlü kakasını yapamadı; az ileri gide gide birkaç kez daha denedi ama “zafer”e ulaşamadı.
Vaktiyle Enver Paşa da, “ha gayret, ha gayret” diye ulaşacağını sanmıştı ama bir türlü olmamıştı.
* * *
Artık ne zaman nasıl değişeceği de pek belli olmayan, gündemin dikenli tellerinden bir sıyrılma mekânı daha bulduk; cumartesi günü öğleden sonra Abdi İpekçi caddesi…
* * *
Bendenize mi öyle göründü, yoksa gerçekten öyle miydi; sanki özel seçilmişçesine ayakları bakımlı, omuzları açık, mini etekli, bacakları çıplak uzun ve çok güzel genç kadınlar vardı “cafeteria”larda da, kaldırımlardan yürüyenler arasında da…
* * *
Ne tesettürlü birine rastlıyordun, ne türbanlı, uzun etekli birine, ne de ellerinde dolu poşetlerle yürüyen, başörtülü, yeldirmeli mahalle teyzelerine…
* * *
Mağazaların şıkıdım adları arasında da, Türkçe olanı hiç yok gibiydi.
* * *
Abdi İpekçi Caddesi…
Bendeniz lisedeyken, Abdi benden 3 sınıf aşağıdaydı. Milliyet’in yazı işleri Genel Müdürü olduğu zamanlarda da, yıllarca birlikte çalışmıştık…
* * *
Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken, ne “pizza”dan haberimiz vardı, ne de “lahmacun”dan; dönerciler falan da yoktu Beyoğlu’nda…
* * *
Abdi İpekçi caddesinin adı, o zamanlar Emlak caddesiydi; ne açık omuzlu, çıplak uzun ve güzel bacaklı, mini etekli genç kadınlar dolaşırdı yollarda, ne de şıkıdım mağazalarla “cafeteria”lar sıralanmıştı karşılıklı…
* * *
Güzel bir kadın bacağı görmek, volkanik bir özlemdi delikanlıların yüreğinde…
Dünya edebiyatında da “Kadın bacakları” diye tek şiiri Necip Fazıl yazmıştı:
Boynuma doladığın güzel putu görseler,
Öğrenirdi insanlar neye tapacağını.
Kör olsa da açılır gözüm ona sürseler,
İsa’nın eli diye, bir kadın bacağını.
Mermer sütunlardaki ilahi güzelliğe,
Kadın bacaklarıdır şekil veren diyorum.
Bacakları bir kalın örtüde saklı diye,
Mermerde kalbi çarpan Venüs’ü sevmiyorum.
* * *
Bir halk deyimi:
-Dost başa, düşman ayağa bakar, der.
* * *
Çünkü ayaklar, ekonomik durumu ve toplumsal düzeyi gösterir.
Turhan Selçuk da bir karikatüründe; çıkarılmış ayakkabılar yanında, çıkarılmış çıplak ayaklar da duran bir cami kapısını çizmişti.
* * *
“Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için”, bizzat kendi tarafından “Şapka devrimi” yapılmış ve açıklanması yasaklı bazı tepkiler de olmuştu.
* * *
Keşke bir de “ayakkabı devrimi” yapılsaydı ama, nedense unutulmuştu.
* * *
Çok genç yaşta ölmüş olan Sermet Çağan’ın da; Almanya ile Fransa’da da oynamış ve ödüller kazanmış bir tiyatro oyunu vardı; “Ayak bacak fabrikası”…
* * *
Yoksul köylülerin ektiği ekinler, çok daha bereketli olmaya başlamıştı toprak ağalarına ait olanlarınkinden.
Toprak ağaları da, demagojik övgülerle zehirli tohumlar vermişlerdi yoksul köylülere…
* * *
Ve köylüler zehirli tohumların ürünlerini yiyince kötürüm olmuşlardı; yürüyemiyorlardı, yerlerde sürünüyorlardı.
Bu kez de toprak ağaları, köylülere v

Çok Okunan Haber

BÜYÜKŞEHİR, YUMUKTEPE HÖYÜĞÜ’NÜN KAZI BAŞKANI ISABELLA CANEVA ONURUNA VEDA ETKİNLİĞİ DÜZENLEDİ

BAŞKAN SEÇER: “YUMUKTEPE’NİN MERSİN’E YARAŞIR BİR ARKEOPARK OLMASI İÇİN KARARLIYIZ” CANEVA: “ÇOK HEYECANLANDIM, ÇOK MUTLUYUM” …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir