AHMET HAKAN:


Gelişigüzel


GEMİDEKİLER: “Ama gemidekiler de şöyle yaptı ama gemidekiler de böyle yaptı” türü yaklaşımlara daha fazla cevap geliştirmeyeceğim. Sadece şunu söyleyip geçeceğim: Hiçbir “ama”, dokuz sivilin Akdeniz’in göbeğinde hunharca katledildiği gerçeğini değiştiremez.
* * *
SANATÇI YIPRATMAK: Sanatçıları yıpratmamalıymışız. Böyle yazıyorlar. Bunu yazanlara tek bir soru soracağım: Batı medyasında ustaların ustası diye nitelendirilebilecek sanatçılara karşı bile, en zehirli dille ve en incitici alaylarla saldırılar gerçekleşirken neden sizin gibi bir “sivri akıllı” çıkıp da “Sanatçılarımızı yıpratmayalım, verdikleri emeğe saygı gösterelim” demeyi akıl edemiyor? Neden?
* * *
KAHVE MUHABBETİ: Doğrudur, meseleyi “İsrail demek Amerika demektir, Türkiye henüz Amerika’yla savaşacak kadar babayiğit olamadığına göre savaş çıkmaz” diye özetlemek kahve muhabbetinin dikâlâsıdır. Ama “kahve muhabbeti” deyip hemen aşağılamayın lütfen cici baylar ve bayanlar! Çünkü bazen “kahve muhabbeti”, yüzlerce sayfalık uzman raporundan çok daha nefis bir şekilde meseleyi özetleyebilir.
* * *
NAFTALİN KOKUSU: Biri Perihan Mağden’e “Roman yazıyorum, acılar çekiyorum” ya da “Acılar çekiyorum, roman yazıyorum” tarzı yaklaşımların fena halde naftalin koktuğunu anımsatsa iyi olacak.
* * *
DENİZ FENERİ: Deniz Feneri Davası tam anlamıyla bir girdabın içine sürüklendi. Tıpkı Ergenekon Davası gibi… Nasıl ki artık Ergenekon Davası üzerine ettiğimiz lafların, hiçbir karşılığı kalmadıysa Deniz Feneri Davası üzerine ettiğimiz ya da edeceğimiz lafların da hiçbir karşılığı kalmadı. Her iki davanın da tarafları oluştu. Birinde “savcı taraftarı” olanlar, diğerinde “savcı düşmanı” oldu. Birinde “savcı karşıtı” olanlar, diğerinde “savcı sever” oldu. “Ortadan konuşma”nın bir anlamı kalmadı yani.
* * *
ESPADRİL MODASI: Daha geçen ay Twitter’da yazmıştım, “Bizim ilk gençliğimizde bir espadril modası vardı, ne oldu ona?” diye… Cevap gecikmedi. Geçen gün gazetelerimizden birinin iç sayfalarında çeyrek sayfalık bir haber: “Espadril modası yeniden geliyor”.
* * *
KOMİĞİME GİTTİ: Bir ara “nefret ettiğim sözcükler” diye bir liste çıkarmıştım. Mesela “bayan” sözcüğünü yazmıştım. Mesela “farkındalık” sözcüğünü yazmıştım… Bir tabir daha var, son günlerde sıkça işitmeye başladım: “Komiğime gitti”. Lütfen bu lafı, nefret ettiklerim sıralamasında en baştaymış gibi değerlendirin.
Yozgat müdafaası
Geçenlerde “sosyal medya” denilen uçsuz bucaksız alanda kısa bir “Yozgat” araştırması yaptım. Hay yapmaz olaydım.
Meğer bizim Yozgat, sosyal medya mecralarının bir numaralı “şamar oğlanı” olmuş.
Gelen vuruyor Yozgat’a, giden vuruyor.
“Yobazlığın başkenti” ilan etmişler Yozgat’ı… “Ramazanda oruç yiyenlerin dövüldüğü şehir”e çıkmış adı. Yozgat’ta içki içmek olanaksızmış. Sevgililer el ele dolaşamazmış. Sosyal yaşam sıfırmış. Hoşgörüsüzlük ayyuktaymış.
Kısacası… Bir “kâbus şehir portresi” çizmişler klavyeleriyle adına da Yozgat demişler.
İzmir’e güzelleme yapmayanın dövüldüğü, Adanalıyım demenin bir kıvanç vesilesi sayıldığı, Diyarbakır’a Paris muamelesinin çekildiği bir ortamda…
“Küçük bir Yozgat müdafaası” yapmayı, hem hak hem de vazife bildim.
Küçük notlar halinde aktarıyorum:
 
–  Garibanlığın başkentidir Yozgat…
–  Daha cumhuriyet kurulmadan önce meydana gelen bir isyanın öcü mü alınmaktadır, yoksa jeopolitik konumunun yetersizliğinden midir bilinmez, büyük bir ihmalin de başkentidir Yozgat.
–  Büyük şehirlere göçenler, arkalarında bıraktıkları şehirleri unutmazlar. Büyük şehirlere göçenlerinin en fazla unuttuğu şehirdir Yozgat.
–  Her şehir bir şeyleriyle meşhurdur, Yozgat da şehitleriyle…
–  Anadolu’da her şehrin başına gelen felaket Yozgat’ın da başına gelmiştir: Şehirli, şehri, kırsaldakilere bırakmıştır. 1940’larda kayak şampiyonları çıkaran, 1950’lerde balolar düzenlenen, 1960’larda TİP’e milletvekili veren eski Yozgat yok oluşmuştur. Ama söyleyin

Çok Okunan Haber

MUT TAŞHAN’DAN KLASİK MÜZİK EZGİLERİ YÜKSELDİ

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi öncülüğünde tarihi Taşhan’da vatandaşlara klasik müzik gecesi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir