AHMET HAKAN:

Gemidekiler de saldırdı’ meselesi


İçimizden bazıları diyorlar ki:


“İyi diyorsun, güzel diyorsun da söyle bakalım Ahmet Hakan, Mavi Marmara adlı gemide bulunanlar da İsrail askerlerine saldırmadılar mı? Ağzı gözü kan içindeki İsrail askerlerinin fotoğrafları hakkında ne diyeceksin?”
Sorunun altında pek de gizli olmayan ‘asıl soru’ ise şu:
“Ne yani? İsrail askerleri kendilerine demir çubuklarla saldıran gemi ahalisine çiçek mi atsaydı?”
* * *
Ben de diyorum ki:
Siz asıl “İsrail askerlerinin orada işi neydi” sorusunu sormak durumunda değil misiniz?
Uluslararası sularda seyreden bir gemiye İsrail askerlerinin operasyon düzenleme hakkı var mı?
‘Gemidekiler’le ‘İsrail askerleri’ arasındaki ilişki, ‘meşru bir otorite’yle ‘o otoriteyle işbirliği yapmak zorunda olanlar’ arasındaki bir ilişki midir?
* * *
İsrail’in o gemiye operasyon yapma hakkı olsa bile İsrail komandolarının gerçekleştirdiği katliamı meşru göremeyiz.
Ne yani?
‘Ellerinde ateşli silah bulunmayan insanlar’ ile ‘tam teçhizatlı komandolar’ arasında bir ayrım yapmayacak mıyız?
Yapmayacaksak, o zaman neden herhangi bir sokak gösterisinde gazlama ve coplama meydana geldiğinde “Orantısız güç kullanıldı” diye ortalığı velveleye veriyoruz?
Hem gemideki ‘orantısız güç’, gazlama ya da coplama falan da değildi, basbayağı bir katliamdı.
Hem de arkadan vurarak, cesetlerin üzerine kurşun yağdırarak, yaralının bile üzerine ateş açarak gerçekleştirilen bir katliam.
* * *
Yani demem o ki:
Birkaç İsrail askerini ağzı gözü kan içinde gösteren fotoğraflar, o gemide dokuz sivilin hunharca katledildiği gerçeğinin üzerini örtmeye yetmez.
Günlerin köpüğü
–  ‘Sonradan Gurme’ Salih Zengin’in ‘İstanbul’un En Güzel Alkolsüz Lokantaları’ kitabının hakkını vermeye başladım. İlk deneyim: Vatan Caddesi’ndeki ‘Akdeniz Hatay Sofrası’nda gerçekleşti. Salih’le birlikte gittik. ‘Tuzda tavuk’ muhteşem… Künefe on numara… Fiyatlar makul…
–  ‘Bir Ayrılık’ adlı İran filminin DVD’sini seyrettim. Hâlâ etkisindeyim. Sadece üç hususun altını çizmekle yetineceğim: BİR: ‘Bir Ayrılık’, Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Üç Maymun’unu andırıyor ama ondan daha etkileyici… İKİ: Film, İslam Cumhuriyeti’nde üst sınıflarla alt sınıflar arasındaki yaman çelişkileri pek dokunaklı yansıtıyor. ÜÇ: Türk insanı, İran insanına çok benziyor.
–  Bizim magazin medyası, sosyal medya denilen mecrada önüne gelene her türlü iftirayı atıp saydıranların haberlerini kocaman manşetlerle sayfalarına taşıyor ya… Sırf bu nedenle magazin medyasına ‘arsızlığa tahrik ve teşvik’ suçundan ceza verilse yeridir.
Yandaş ile candaş arasındaki farklar
–  Yandaş üst perdeden haykırır, candaş alttan alır.
–  Yandaş iktidara çakana çakar, candaş muhalefete çakana çakar.
–  Yandaş “Deniz Feneri Alman oyunu” der, candaş “Ergenekon Amerikan oyunu” der.
–  Yandaş tutuklatır, candaş tutuklanır.
–  Yandaş sübvanse edilir, candaş ceza öder.
–  Yandaş, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ağzına geleni söyler, candaş ise Tayyip Erdoğan hakkında aklına gelenleri en az sekiz süzgeçten geçirerek söyler.
–  Yandaş çöpe atandır, candaş ise çöpe atılan.
–  Yandaş ihbar eder, candaş ise ihbar edilir.
Arda için bir tefsir denemesi
Arda Turan’ın Kazakistan maçının hemen ardından yaptığı açıklamayı bir kez daha dinledim.
Şöyle diyor:
“Bu golü Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bütün halkların şehit olan evlatlarına armağan ediyorum, bütün Türk evlatlarına armağan ediyorum. Ülkemde böyle şeylerin olmasını istemiyorum, çok üzülüyorum her Türk vatandaşı gibi”.
* * *
Bu da açıklamanın tefsiridir:
–  Birinci cümle, PKK’lılar ile askerleri aynı kefeye koymak için söylenmiyor. Maksadı bu değil. Çünkü birinci cümlenin hemen ardından “Bütün Türk evlatlarına armağan ediyorum” cümlesi geliyor.
–  “Bütün halkların şehitlerine armağan ediyorum” cümlesine takılıp, “bütün Türk evlatlarına armağan ediyorum” cümles

Çok Okunan Haber

MUT TAŞHAN’DAN KLASİK MÜZİK EZGİLERİ YÜKSELDİ

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi öncülüğünde tarihi Taşhan’da vatandaşlara klasik müzik gecesi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir