Bedrettin Gündeş: NASIL BİR YEREL YÖNETİM

İnsanın ortaya çıkışı ile birlikte siyaset;  binlerce yıl yöneten ve yönetilen a ...

26.8.2013 11:14:00

İnsanın ortaya çıkışı ile birlikte siyaset;  binlerce yıl yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkilerin düzenlenmesidir. Siyaset, yönetsel gücün elde tutulması, kullanılması ve yönetilenlerin davranışlarına yön vermesiyle süregelmiştir.

 

 Siyaset;  politik tercihlerle halka dair yapılan tüm etkinliklerdir. Bu politikaları siyasetçiler yapar. Kendi ufku ve ideallerinin yanında bazen egoları, bazen de ihtiraslarıyla toplumu biçimlendirmeye çalışırlar.

 Yaklaşmakta olan yerel seçimlerle birlikte, siyaset yapmak isteyen bireyler kendi politik anlayış ve bakış açılarıyla sahneye çıkmak üzereler. Şimdilik antrenman yapılıyor. Oyuncular daha belli değil.
 Bu yarış sonrası, Mersin Büyükşehir ve 13 ilçesinde belediye başkanları seçilecek ve kendi yetileri, becerileri, ufukları, vizyon ve yönetmedeki anlayış ve yaklaşımlarıyla, bizlerin yaşamlarına doğrudan etki edecek bir sürecin yönetenleri olacaklardır.
 Bu kentte yaşayan bir birey ve uzun yıllardır yerel yönetimlerin içinde olan bir yurttaş olarak deneyimlerimi, toplumsal açıdan beklentilerimi ve sürdürülebilir kent biliminin sosyal yaşama uyarlanması açısından görüşlerimi, bir sorumluluk duyusuyla aktarmak istiyorum.
 Belediye Başkanı olmak isteyen adayların öncelikle yapmaları gereken birinci koşul, kendileriyle yüzleşmeleridir. Büyük sorumluluk gerektiren ve zor olduğu kadar, heyecan yaratan ve kişiye mutluluk katan bu görevin üstesinden gelinip, gelinemeyeceğinin ilgili aday tarafından değerlendirilmesidir.
 Önce aday, kendini içsel dünyasına çekerek akıl, mantık ve bilim ekseninde bir değerlendirme yapması gerekmektedir. Kendine güveniyorsa, bende varım diyebilmelidir. Aday’dan beklenen en temel özellik; Bir insanın doğumundan ölümüne kadar bütün sosyal yaşamıyla ilgili olan bir görevi üstlenmenin bilincinde olması gerektiğidir.
 
Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanacak adayın önündeki hedefler;
1.    Yarıştan başarılı çıktıktan sonra; “Önce İnsan” diyerek parti rozetini bir kenara bırakıp, hiçbir ayırım yapmadan bütün kent bileşenleriyle ilişkilenerek, hizmet üretmeye başlamalıdır.
2.    “İyi Başkan, İyi Kadro Kuran Başkandır “ anlayışıyla, yönetim kadrosunu etkin, yetkin ve halkla ilişkileri iyi olan bir yapıya dönüştürmelidir. Kent bilimine yakın, üretken, projeci bir Genel Sekreter ve iki yardımcısıyla kadro hareketini başlatmalıdır.
3.    Önce bu etkin ve yetkin üst kadroların yanında kentin emarını çekerek, bütün problemlerini detaylandırıp projelendirilmesini sağlayacak, teknik ve uzman kadronun oluşturulmasıdır. Hizmetin itici gücü bu etkin ve yetkin uzman kadronun yaratacağı ve geliştireceği projelerin hayata geçirilmesidir. Hayata geçireceği projeleri katılımcılık anlayışı ve kent bileşenleriyle kuracağı diyalogla ve kendi bünyesinde oluşturacağı kentli danışmanlarla yürütebilmesidir.
4.    Mersinin en önemli problemlerini önceliklerine göre sıralayıp, stratejik planın hazırlanmasıdır. Bu stratejik planda olması gereken öncelikler ise, başta kentin ve toprağın anayasası olarak bilinen 1/100.000 lik Çevre planının 50 -100 yıl sonrasını kurgulayan bir anlayışla ve yetkin kadrolarla hazırlanmasıdır.
5.    Bu Çevre planına uygun olarak alt ölçekli planlarında, 13 ilçeyi kapsayacak ve kentin bütün problemlerini çözebilecek ve Mersin’i cazibe merkezi yapabilecek şekilde hazırlanmasıdır. Mersin’deki bütün problemlerin temel kaynağı planlamadan yoksun oluşudur. Bugün Kuzey Mersin de yapılaşma iyi sonuçlar yaratıyorsa, iyi bir planlamanın sonucudur.  Bir bütün olarak Mersin il genelinde yapılacak ve iyi kurgulanmış bir planlama, kentsel açıdan bütün problemlerin de çözümünü beraberinde getirecektir. Yine sahil bandındaki ilçelerde yaşanan çarpık yapılaşmanın giderilmesi için yapılacak yeni bir planlamayla, turizmin önü açılabilir. Örneğin Kız Kalesi ilçesinin tümden yıkılıp yeniden yapılma şansı vardır. Hemde hiçbir finans yükü getirmeden. Bu düşünceyi bir ütopya veya hayali bir söylem olarak değil, inanarak ve sağlıklı ilişkilenme yaratarak, uygulama aşamasına getirme vizyonuna sahip olmaktır.
6.    Bu planlarda; ulaşım, konut, sanayi, turizm, enerji, sağlık, sosyal donatılar ve kentin gelişim aksları iyi düşünülüp kurgulandığında, gerisi belediye başkanı ve kadrosunun ufku, ütopyası, vizyonu, niyeti ve kentlilik bilinciyle insana vereceği değerle ölçülecektir. İnsan odaklı bir bakış açısıyla bu kurgu, Mersinde yaşayan bütün yurttaşları mutlu edeceği gibi, yönetenleri de saygıya değer kılacaktır.
7.    Büyükşehir Belediyesi iyi yönetildiğinde,  maddi olarak hiçbir probleminin olmayacağı görülecektir. Kente ve insana yapılacak bütün hizmet projelerinin hazırlanması ve hayata geçirilmesi finans gerektirmeyen projelerdir. Yeterki geniş vizyonla, yap- işlet- devret modeliyle projeler geliştirilsin. Bir kısım altyapının dışında kalan bütün üstyapı hizmetlerinin, bu modelle hayata geçirilmesi hiçte zor değil. Birçok ilgili danışmanlık firmaları, finansı kendi içinde olan ve kentin en az 100 değişik alanında birlikte başlatılabilecek ve hiçbir finans yükünü belediyeye getirmeyecek projeleri başlatabilecek durumdalar. Bir Akuaparka 30 milyon tl, yatırım yapılacağı yerde, finansı kendi içinde olan yap- işlet -devret modeliyle yapılma durumu söz konusu olabiliyor. Raylı sistem, rekreasyon alanları, parklar, kent planları, hizmet binaları, hal, otogar vs. gibi hizmetler, aynı modelle daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Devlet Dünyanın en büyük havaalanını İstanbul’a yaparken, bu modeli düşünerek hizmeti getiriyor. Artık dünya değişti. Devletçiliğin dar kalıpları arasına sıkışmış statik yapıdan kurtularak sorunları çözmek gerekiyor. Param yok diyerek hizmet üretmemek akıl ve mantığın bilimsel sentezle buluşmamasıdır. Hem büyükşehir hemde ilçe belediyeleri kendi alanlarına düşen hizmetleri bu modelle ele alıp, hizmet üretmeleri kaçınılmaz olmuştur. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve kadrosu bu anlayışla hareket etmeleri durumunda, Mersin, 15 yıl içinde Dünyanın sayılı Marka kentleri arasına girme şansını yakalayabilir.
8.    Büyükşehir Belediye Başkanı olacak adayın önce bir misyonu olmalı. Ben halkıma ve kentime nasıl bir hizmet verebilirim diye. Sonra Vizyon devreye giriyor. Vizyon ise yönetenin ufku, ütopyası, niyeti ve hizmet aşkıyla ilgilidir. Başkan, misyonunun bilincinde geniş bir vizyon yaratmak istiyorsa; operasyon aşaması heyecanlı, itibarlı ve onurlu sonuçlar yaratır. Aksi halde, seçilmişte olsa, çok tanınmışta olsa, hiç var olmamış gibi,  tarihe iz bırakmadan yok olur gider.
9.    Belediye Başkanlığına aday olacak kişilerin;  tarz olarak halka yakın olmaları, halkla ilişkilerini en üst seviyede geliştirmeleri, belediyeciliğin olmazsa olmazlarındandır. Başkanın ve kadrosunun katılımcılığı esas alması, hizmet üretirken kenttaşların görüş ve önerilerini dikkate alması, hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi açısından son derece önemlidir.
10.Mersin, topoğrafik olarak kentleşmeye son derece müsait olmasına rağmen, yılların ihmali ve iyi bir planlamadan yoksun oluşu, birçok problemi de bünyesinde taşımaktadır. İşte, tüm sorunları gidermenin temel dayanağı iyi kurgulanmış bir planlamadır. Başkan adaylarının seçim süreci içinde üzerinde durmaları gereken birincil sorun bu olmalıdır. İlkeli, şeffaf, dürüst, üretken bir bakış açısıyla, iyi kurgulanmış bir planı uygulamaya dönüştürmek için çalışacaklarını belirtmeleri ve inandırmaları, kamuoyunun öncelikli beklentileridir.
 Yoksa;  yol- kaldırım yapacağım, park yapacağım, gıda paketi dağıtacağım, işe alacağım gibi söylemlerin pek kıymeti harbiyesi kalmadı artık. Seçmenin hizmet üretecek, misyon üstlenmiş geniş vizyonlu bir Başkana ihtiyacı var ve bu beklenti içindedir.
Ve seçmen açısından da, yerel seçimlerde partiden çok adayın misyon ve vizyonu önemli olmalıdır.
 

     BEDRETTİN GÜNDEŞ

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter

mehmet Bilgin - 28.8.2013 12:02:00
Gelin hep birlikte Akdenizle uzun sahil şeride sahip olan bu kentimizi kalkındıralım. Yerel seçim arefesinde bizi hatırlayanları sandığa gömelim. Dünya görüşü önemli değil kim kentimizi layık olan ve olması gereken yere taşıyacaksa ona ve o ekibe oy verelim. Bizlerde hizmet görmüş bir şehirde yaşamayı hakediyoruz.
mehmet Bilgin - 28.8.2013 11:36:00
Bedretin bey çok ünemli bir konuya temas etmiştir. Düşüncelerine katılıyorum. Takdir edersiniz şu anki b.iehir yerel yöneticilerinde ne kent nede kente yaşayan bireylerin yaşama derdi diye bir dertleri var. Bundan dolayıdırki halkın arasına çıkacak yüzleri yoktur. Tek yaptıkları şey malı nasıl götüreyim diye seçim arefelerinde Ekmek fabrikasını devreye sokmak. Hiçbir çalışmanın ve hareketin olmadığı yere tabella takmak süretiye Halkla dalga geçercesine "Bu hizmetler sizin için" diye yazdırmaktır. Mersinde anlamıdığım bir şey vardır. Halk bunları bile bile nasıl üç denimdir bu kadroya oy veriyor. Şaşarım. Gerek vatandaş ve CHP teşikalıtında görev alanlar dahil görüştüğümde memnun olan bir kişiyle karşılaşmadım. Yılardır vatandaş yerel yönetimden kentte hizmet beklerken B.şehir belediyesi vatandaşın parasıyla konser vermek suretiyle sanatçıları mersine getirip hizmet vermektedir. Soruyorum siz değerli mersinliler bizimle ne zamana kadar alay edilecek. Bu sefer yeter deyin.
Mustafa ender - 26.8.2013 13:33:00
Yazı bir bütünlük içinde. Demekki arife tarif gerekiyormuş. Bedrettin Gündeş bey'in yazılarını zevkle okuyorum. Artık iyi yönetilmek istiyoruz. Macit bey iyi kadro kursaydı çok daha başarılı olabilirdi. Yaptıklarını iyi anlatamadı. Ak parti çok iyi bir aday çıkarırsa oyumu veririm. Ancak vasat biri olursa yine CHP'ye mecburen vereceğim.
levent çakırlı - 26.8.2013 11:53:00
belediye başkanı yanında kadrolar da önemlidir. yazıda zaten buna vurgu yapılmış. ama bugünkü kadrolarla mevcut ya da değişse bile gelecek başkanın iş yapabilme şansı sıfırdır. bugünkü belediye yönetici kadroları heyecanını yitirmiş, olduğu yerde kemikleşmiş ve kendilerinden başkasına kariyer şansı vermeyen, yıllardan beri doğru düzgün ne meslekleriyle ilgili ne de kişisel alanda herhangi bir kitap okuma alışkanlığı olmayan kişilerdir. birçoğu belediye ve ilgili yasaları dahi bilmez ve yorumlamakta acizdir. körün bellediği gibi, dar kafayla yasaları yorumlarlar ve vatandaşa da bu nedenle eziyet çektirirler. mevcut başkan veya yeni birisi hiç fark etmez; belediyeyi kim yönetecekse öncelikle bu kadroların vizyonsuzluk ve heyecansızlığı işini çözmeli ve bu kadrolardan artık kurtulmalıdır.