Kurultayda demokratik bir tüzük mü çıkacak?
Şu anda CHP genel merkezinin tutumu ne kadar demokratik?
Bütün bu tartışmalar başka bir yazının konusu..
Şimdi gündemde, 26 Şubat’ta kurultayın %51’likkatılım olmayacağından dolayı toplanmayacağı ve Kılıçdaroğlu’nun istifa edeceği gibi bir dedikodu gündemde.
Kuşkusuz parti içi muhalefetin temennisi, isteği böyle bir şey..
Ama ne kadar gerçekçi bu beklenti?
Bence hiçbir maddi temeli yok..
Birkaç gün daha buna benzer haberleri okumaya devam edeceğiz..
Yeterli çoğunlukla kurultay toplanır ve Kılıçdaroğlu’nun istediği değişiklik geçer..
Gerçekten de Önder Sav ve ekibinin Kurultayın toplanmasını engelleyecek güçleri olsaydı, yeterli imzayı toplayıp, seçimli kurultay isterlerdi..
Evet, Kılıçdaroğlu bekleneni veremedi..
Kendini destekleyen bir çok kişiyi küstürdü..
Beceriksiz davrandı…
Ama, halen Baykal ve Sav’ın kendi eliyle oluşturduğu delegasyonda kredisi var..
Ayrıca kamuoyu ve toplumsal beklenti de Kılıçdaroğlu’na halen şans tanıyor.
Peki Baykal hangi konumda?
Niçin Önder Sav ekibi ile tam örtüşmemiş görünüyor?
Baykal, halen genel başkanlık peşinde..
Parti iki kutba ayrılsın ki ben “Birleştirici” bir rol oynanayım derdinde..
Yani, herhangi bir ilkesel tutum nedeniyle şurada ya da burada değil..
Tüm beklentisi Kılıçdaroğlu ve Sav ekibi olarak iki karşıt kutbun arasında ağabey ve tabi ileri de genel başkan rolünü oynamak..
Kılıçdaroğlu ve ekibi ne yapmak istiyor?
Tüzük kurultayı ile, genel başkan yetkilerini güçlendirecek..
Bu arada örgütün talep ettiği bir çok değişiklikte gerçekleşecek..
Böylece hem örgüte, hem de üst yönetime DAMGA vuracak.
Haziran ayında yapılacak olağan büyük kongrede de istediği gibi bir “Yeni CHP” oluşturacak.
Şu an görünen resim böyle..
Bu arada 27 Şubat’ta yapılacak olan kurultayda da büyük ihtimalle çoğunluk
sağlanamayacak..
Yani..
Tüzük kurultayı, parti içi muhalefetin tasfiyesinin erken gerçekleşmesini sağlayacak..