Yerel Gazete Okuyana Bedava Tiyatro
06.01.2012 15:34:00
Mersin Tiyatrosunda ilkleri başaran Mehmet Tekkanat, yine herkese ışık tutacak bir kampanyaya öncülük ediyor.
Bilindiği gibi Tekkanat yıllarını tiyatroya vermiş bir emekçi..
Geçtiğimiz yıllarda Altan Erkekli Tiyatrosunu kurdu..
O günden bu yana çok önemli oyunları sahnelediler.
Şimdi de Mersin’de yerel gazetelerin desteklenmesi bağlamında yepyeni bir kampanyaya öncülük ediyor..
Yerel gazete kuponunu getiren herkese ücretsiz tiyatro..
İşte konuya ilişkin Mehmet Tekkanat’ın açıklaması:
MERSİN YEREL BASINININ DAHA ÇOK KİTLEYE ULAŞMASI, OKUNMASI TANINMASI VE YEREL TİYATRONUN ÇALIŞMALARININ DA DAHA FAZLA KİTLEYE ULAŞMASI İÇİN BİR ÖNERİM VAR!
"HER HAFTA PAZAR GÜNLERİ SAAT 15.00 VE 16.00'DA OYNADIĞIMIZ ÇOCUK OYUNLARINI VE CUMARTESİ AKŞAMLARI SAAT:19.00'DA OYNADIĞIMIZ BÜYÜK OYUNLARINI; O HAFTANIN HERHANGİ BİR YEREL GAZETESİYLE GELENLER "ÜCRETSİZ" İZLEYEBİLECEKLERDİR.
YEREL GAZETELERİN UYGUN BİR YERİNDE "ALTAN ERKEKLİ SAHNESİ OYUNLARINA GİRİŞ KUPONU" YAYINLANIRSA O KUPONUN OLDUĞU GAZETEYLE GELENLER OYUNLARIMIZI ÜCRETSİZ İZLEYEBİLECEKLERDİR.
AYRICA YİNE YEREL GAZETE OKUYANLAR, TİYATRO ATÖLYEMİZDEN %25 İNDİRİMLİ YARARLANABİLECEKLERDİR.
BU ORTAK ÇALIŞMA SEZON SONU OLAN HAZİRAN AYI BAŞINA KADAR GEÇERLİ OLACAKTIR.
İLGİLENEN YEREL BASIN YÖNETİCİSİ ARKADAŞLARIN;
MEHMET TEKKANAT'LA İRİTBATA GEÇMELERİNİ BEKLİYORUM.
Mehmet Tekkanat-Altan Erkekli Sahnesi Kurucu-Genel Sanat Yönetmeni
(0534 399 39 35)
NOT:BU YAZI 11 KASIM 2004 TARİHİNDE UFUKTURU.NET’TE YAYINLANDI
TİYATRO BİZİM ÇOCUKLAR (22.11.2004)
Mirza TURGUT
Mersin'in kuruluş süreci çok kimlikli çok kültürlü bir tarihsel damara sahiptir.
Demokratik ve hümanist kültür kodlarını içinde barındıran çok kültürlü yapı ne yazık ki şimdilerde sadece çok kimlikli bir şekle büründü ve alt kimlik olgusu, siyasi yaşamı ve tabi ki Mersin'in toplumsal-kültürel yapısını esir aldı.
Bu ise, sanatsal-entellektüel yaşamın kuraklaşmasını ve giderek çorak bir iklime bürünmesine neden oldu.
Böylesi bir ortamda tiyatro kurmak, oyun sahnelemek hem cesaret hem de inanç işidir.
Ne ki, Mersin'in kuraklaşmış iklimini nemlendirip, yağmura dönüştürmek isteyen insanlarımız var ve Mersin bu insanlar sayesinde kendini yeniden üretiyor.
Ben bu insanlarımıza kısaca ezber bozucular diyorum.
Geçerli olan, kurulu olan yada egemen olan kültürel genel kabullere direnen bu insanlarımız, sadece bürokrasi ve siyasette değil, aynı zamanda sanatsal alanda da varlar.
Yıllardır kurak Mersin kültürel yaşamını nemlendirip, onu yeniden üreterek, zenginleştiren ve her biri Jan Dark olan tiyatroculardan bahsediyorum.
Mehmet Tekkanat(bayçet) Turgut Şahin, Şahdi Özdemir, Tamer Güven, Yaşar Uraslı gibi Mersin'de yetişen ve her şeye rağmen sanat ve tiyatro diyen Mersin'li bizim çoçuklar....
Yılmadılar, özveri gösterdiler ve hepimizde oluşmuş olan "bu memleket'te bir şey olmaz" ezberini bozdular.
Hem de Mersin'de yaşayan büyük bir çoğunluk gibi bir şey yapması gerekenlerin bile böyle düşündüğü iklimde , bir şey olabileceğini sanatın- tiyatronun var olduğunu ispatladılar ve bizlere şu mesajı verdiler: Her şeye rağmen Mersin! Her şeye Rağmen sanat! Her şeye rağmen tiyatro!
Farkına varmalıyız ki "bizim tiyatrocu çocukların" her biri sanatsal olarak birer değerdir.
Ancak maddi imkansızlık nedeniyle bir türlü kendilerini bulamadılar. Çünkü sanatsal faaliyet aynı zamanda kendini bulmak ve sanatsal imgelerle halka mesajlarını ulaştırmadır.
Kendini bulmak; hem ekonomik hem de entellektüel alanda özgürleşmek demektir.
Bizim çoçuklar, bu açıdan hem kendilerini bulma hem de sanatsal kültürün gelişmesi mücadelesini bir arada yürüttüler.
Tabi bunun bedelini de ağır ödüyorlar.
Bedeli; hem kendilerine hem de ailelerine yeterince zaman ayıramamaları ve tabi ki geçimlerini sağlamak için tiyatronun dışında çalışmak zorunda olmalarıdır.
Siz bakmayın ünlü tiyatro starlarının zengin ve şatafatlı yaşamlarına; bizim çoçuklar oyun çıkarmak için kendi ceplerinde harcıyorlar.
Sanatsal üretim, dünyanın, yaşantının, yeniden üretilerek sanat tüketicisine ulaştırılmasıdır. Bu ise yaşantının içinde olma ve onu sanatsal olarak yorumlama anlamına gelir.
Bizim çocuklar, yaşantının göbeğindedir; halkın içindedirler ve hatta halkın ta kendileridir. Bu açıdan halkın duyuş ve düşünüşünü kavramaları, yansıtmaları için önemli avantajlara sahiptirler. TV'lerde gördügümüz "zengin" sanatcılar gibi halkın yaşantısına yabancılaşmış değiller; ki bu durum bizim çocukların avantajıdır.
Yada Devlet Opera Balesi ve Devlet Tiyatrosu sanatcıları gibi halkın duyuş ve düşünüşüne uzak bir elitist gurup olmadılar; olamazlar.
Bizim çoçuklar, Mersin'in sancılarını, sorunlarını çok iyi bilen bir kadrodur.
Ve tabi opera, bale, tiyatro sanatcıları gibi "devlet memur" yada ayrıcalık anlamına gelen "devlet sanatcısı" olmamaları, bizim çocuklar için iyi bir şeydir.
----
Kabul edelim ki Mersin büyükşehir belediyesi'nin şehir tiyatrosunu kurması Mersin tiyatrosu için önemli bir aşama idi. Turgut Şahin, Tamer Güven, Bayçet, Şahdi , Uraslı'lılar için burası olgunlaşma yeri oldu.
Evet, bizim çocuklar, olgunlaştılar ve olgun dönem ürünlerini veriyorlar. Festival sırasında, şehir tiyatrosunun oyunları, herkesin belleğinde kaldı.
Şehir tiyatrosu deneyi, Bayçet ve Şahdi'ye çok daha önemli bir adım attırdı ve Mersin'in ilk sivil tiyatro okulu ile sahnesi kuruldu: Gençlik Kültür Merkezi ve Altan Erkekli sahnesi.
Arkadaşlarımız, ne yapalım bu olanaklarla bu kadar demediler ve tiyatro açısından yeni yeni mevziler elde ettiler.
Gençlik Sanat Merkezi ve Altan Erkekli sahnesi adı altında açılan bu yeni tiyatro okulunun başarılı olması içini hepimiz destek vermeliyiz.
Sonuç; Haberiniz olsun, Mersin'in sanatsal kültürel yaşamı halen çorak. Tiyatrocu bizim çoçuklar bu çorak alanda yeşil bir vaha açtılar ve sizi bekliyorlar.
Evet, bunlar bizim değerlerimiz ve bunu hepimizin, ama önce yetkililerimizin bilmesi gerekiyor.
Not: Bizim tiyatrocu çoçuklar daha kalabalık bir gurup; ben ismini bildiklerimi yazdım. Yazdıklarımın isimlerini bilmediğim diğerlerini de kapsadığını bilmelerini isterim.