1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Çarşaf olayını daha ne kadar gündemde tutacağız?..Harun Arslan  -   4.3 milyonluk destek  -   Yüksel Burgutoğlu'ndan CHP yönetimi ile ilgili iddia  -   IMF anlaşması olmayacak.  -   Necdet Yıldırım'dan açıklama  -   Şansını henüz kaybetmeyen ilçe Mezitli-2... Harun Arslan  -   Tıp haftası etkinliği  -   Dünyada bir ilk  -   İl genel meclisi toplantısı  -   CHP yönetimi toplandı  -   Gişkad'dan turnuva  -   Mezitli TDH Sarıgül dağıttı.  -   Dünya ekonomisi  -   CHP'de çarşafa da kulp!  -   İl Koordinasyon kurulu  -   MHP köy gezilerinde  -   Şansını Henüz Kaybetmeyen İlçe Mezitli..Harun Arslan  -   Adil Gür araştırma sonuclarını anlatmaya devam ediyor  -   "Pişmanlık duymuyorum"  -   Göksu'ya yatırım  -   Romanların etkinliği  -   TDH köyleri fethetti.  -   Sahi, Şam Seferi Başarılı Mıydı?  -   Sinan Cebe Kent Radyo'da  -   Tanıtım günlerinde gözler rektörü aradı...Harun Arslan  -   Ahmet Akın yazıyor  -   Bende Şaştım Bu İşe  -   8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü  -   TDH 8 martı kutladı  -  
ufukturu.net

HABER ARA


Gelişmiş Arama

HAVA DURUMU (MERSİN)

Bu bölümün içeriği Meteroloji Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmıştır...Janberk Arıkan

Siyaset Kurumu Ve Ahlak

İnsanların bireysel ve toplumsal ilişkilerini nasıl yönlendirmeleri gerektiğine ilişkin davranış kuralları ile düşüncelerinin bütünü olarak ifade edebileceğimiz ahlaki değerlerdeki yozlaşma tüm olumsuzlukların kaynağını oluşturmaktadır.

13 Punto 15 Punto 17 Punto

Asıl amacı ülkeye ve topluma hizmet olan ve aynı zamanda toplumun bir aynası olan siyaset kurumu, her zaman eleştirinin odağında yer aldığından, ahlaki değerlerdeki yozlaşmadan nasibini fazlasıyla almaktadır. Varlığını ve sürekliliğini halka borçlu olan siyaset kurumunu toplumdan bağımsız olarak düşünmek olanaklı değildir. Bu nedenle toplumun beklentileri, talepleri ve gereksinimleri de siyasetin yapısını ve yönünü belirlemede etkin olmaktadır. Siyasetçilerin karşılaştıkları olaylar sırasında gösterdiği davranışlar ve verdikleri tepkiler, ahlaki tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Unutulmaması gerekir ki, insanlar herzaman iyi olanı ya da iyi buldukları şeyleri severler ve örnek alırlar. Yanıldıkları yer, neyin iyi olduğunun değerlendirilmesindedir. Bu noktada, toplumun yapıcı ve dürüst değerlendirme yapabilmesine olanak tanıyan bir ortamın yaratılması önem kazanmaktadır.

    Her insan, zihnini işgal etmesine izin verdiği egemen düşünce yüzünden şu anda olduğu insandır. Hayat, her durumda seçimlerden ibaret değil midir? Her şey, kendi seçimimize bağlıdır. İnsanın bilerek ve isteyerek zihnine yerleştirdiği ve teşvik ettiği düşünce ve davranışlar, kişinin her hareketini ve davranışını kontrol eden ateşleyici gücü oluşturmaktadır. Bu nedenle olumlu duyguları zihnimizin hakim gücü olarak destekleyip geliştirmek, olumsuz duyguları ise zayıflatarak bertaraf etmek, ortadan kaldırmak çok önemlidir.  Kişinin kendi kendine tekrar ettiği şeye, doğru olsun ya da olmasın, en sonunda inandığı bilinen bir gerçektir. Eğer bir insan bir yalanı durmadan tekrar ederse sonunda yalanın gerçek olduğunu kabul edecektir. Üstelik bunun doğru olduğuna inanacaktır. Çünkü, bilinçaltı yapıcı ve yıkıcı düşünce dalgaları arasında ayırım yapmamakta olup, ona verdiğimiz malzemeyle, yani düşünce dalgalarımızla çalışmaktadır. Bilinçaltındaki data girişi sorgulamadan almaktadır.

     Ahlak kuralları gruptan gruba, toplumdan topluma değişebilmektedir. Çoğulculuk, katılımcılık ve saydamlık siyasi ahlakın yerleşmesinde ve olumlu gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Dünya yolsuzluk ve yoksulluk ligindeki sıralama, ülkelerin içinde bulunduğu durum hakkında objektif bilgiler sunmaktadır. Türkiye’deki siyasal yozlaşmanın üç temel sosyo-ekonomik nedeni olarak; hızlı nüfus artışı, hızlı ve plansız kentleşme ile olağanüstü ekonomik gelişmeler gösterilebilir. Siyasal partiler, bürokrasi, çıkar ve baskı grupları ile seçmenlerin varlığı, siyasal süreçlerde dört önemli faktör olarak birlikte değerlendirilmelidir.  Kamu ihalelerinden beslenen siyasal bir yapı hiçbir zaman topluma güven vermez. Siyasi kurumlara ve siyasetçilere olan güvenin artırılması konusunda kendilerine büyük görevler düşmektedir. Tamamen genel başkanlarının güdümünde ve çok seslilikten uzak hareket eden siyasetçilerden, ne kendilerine, ne de başkalarına fayda gelir.  Daha geçen hafta TBMM Genel Kurulunda yaşanan utanç tablosunu gençlerimize ve çocuklarımıza nasıl açıklayacağız. Topluma örnek olması gereken siyasetçilerin, milyonların gözü önünde birbirlerine karşı geliştirdikleri hakaret ve saldırıların siyaset kurumuna olan güveni temelden sarstığını görmemek ve duymamak için kör ve sağır olmak gerekir. Sürekli bindikleri dalı kesen siyasetçiler hatalarının farkına vardıklarında iş işten geçmiş olabilir. Madem ki, tüm sorunlarımızın çözüm kaynağı olarak TBMM’yi görüyoruz, öyleyse değişim önce buradan başlamalıdır. Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası ve milletvekili dokunulmazlıklarını belirleyen düzenlemelerde gerekli değişiklikler yapılmadan, Türkiye’deki siyaset kurumları ile siyasetçilerine duyulan güven unsurunun artırılması çok zor görünmektedir.    




Bu haber 08/2/2010 14:42 tarihinde eklendi, 132 defa okundu...




ANKET

Ermenistanla gelişen yeni ilişkiyi nasıl buluyorsunuz?



Tüm Anketler



ANKARA KULİSİ


Erken seçim sinyali mi?


© 2002-2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: +90 324 337 36 28
Tasarım&Yazılım&Teknik Destek:
DDR Bilişim
Eskişehir Web Tasarım nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat tahminder canlı maç sonuçları spor haberleri