Anasayfa / Günün Analizi / 12 Eylül mirası ve yeni anayasa… Prof. Dr. ERGUN ÖZBUDUN

12 Eylül mirası ve yeni anayasa… Prof. Dr. ERGUN ÖZBUDUN

12 Eylül 1980 askerî darbesi, Türkiye’nin siyasal ve anayasal hayatında gerçek bir dönüm noktasıdır.


 Seçilmiş organlar üzerindeki askerî ve bürokratik vesayetin ilk izleri, Türkiye’nin en demokratik ve liberal anayasası olarak takdim edilegelen 1961 Anayasası’nda da mevcut olmakla ve bu nitelik, 1971 ve 1973 Anayasa değişiklikleriyle çok daha güçlendirilmiş bulunmakla beraber, vesayet projesini tam anlamıyla yürürlüğe koymuş olan, 1982 Anayasası’dır. Bu niyet, Konsey yöneticilerinin o günlerdeki beyanlarından açıkça anlaşılmaktadır. Konsey, iktidarı ele geçirdiği ilk günden itibaren demokratik hayata dönüleceğini vaad etmekle birlikte, bunun 1980-öncesi rejime dönme anlamına gelmediğini, anayasanın bir daha askerî müdahalelere gerek bırakmayacak şekilde hazırlanması gerektiğini defalarca vurgulamıştır. Bunun anlamı, askeri-bürokratik vesayetin istisnai bir durum olmaktan çıkarılıp, düzenin sürekli ve vazgeçilmez bir parçası haline gelmesidir.


Bu anayasanın yapılış şekli de, Konsey yöneticilerinin zihnindeki projenin anayasallaştırılmasını fevkalâde kolaylaştırmıştır. “Kurucu Meclis” deyiminin bilinen anlamıyla en ufak bir ilgisi olmayan 1981-1983 Kurucu Meclisi, bir kanadı beş darbeci generalden, diğer kanadı da onların atadıkları 160 bürokrattan oluşan, dolayısıyla hiçbir temsilî nitelik taşımayan bir organdır. Bu, Anayasanın Başlangıç Bölümü’nden 1995 değişikliği ile çıkarılmış olan ilk iki paragrafında, 12 Eylül 1980 harekâtının “milletin çağrısıyla” ve “Türk Milletinin meşrû temsilcileri olan Danışma Meclisince” hazırlanmış olduğunun belirtilmesi, bugün insana pek de lâtif olmayan bir lâtife gibi gelmektedir. Acaba Türk milleti bu “çağrı”yı ne zaman ve ne gibi araçlarla yapmıştır ve MGK’nın atadığı 160 Danışma Meclisi üyesi, nasıl olup da “Türk Milletinin meşrû temsilcileri” olmuşlardır?


İşin ilginç bir yanı da, bu süreçte Danışma Meclisi’nin, ismiyle müsemmâ olarak, sadece bir danışmanlık rolü ifa etmiş olmasıdır. Bu Meclisin hazırladığı taslak, MGK tarafından tek taraflı olarak dilendiği şekilde değiştirilerek kesin hale getirilmiş, siyaseten kritik önemdeki intikal hükümleri (geçici maddeler) ise doğrudan doğruya MGK tarafından hazırlanmıştır. Gene Anayasanın, 1995 değişikliğinden önceki başlangıç bölümünde yer alan “Türk Milleti tarafından kabul ve tasvip ve doğrudan doğruya O’nun eliyle vazolunan bu ANAYASA” ifadesi de, aynı şekilde bir lâtife izlenimi uyandırmaktadır. Siyasi partilerin kapatılmış olduğu; ‘hayır’ propagandasının, geçici maddelerin ve Evren’in Anayasayı tanıtma konuşmalarının eleştirilmesinin yasaklanmış bulunduğu; anayasa halkoylamasının, tek adayın General Evren olduğu Cumhurbaşkanı seçimiyle birleştirildiği, nihayet Konsey yetkililerinin, hayır oyu çıktığı takdirde bunu halkın rejimden memnuniyetinin bir nişanesi olarak görüp göreve devam edecekleri yolundaki açıklamaları, bu halkoylamasını, gerçe

Çok Okunan Haber

Anket sonuçları: Bugün seçim olsa bakın hangi sonuçlar çıkıyor?

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz’ın açıkladığı son anket sonuçlarına göre; vatandaşlar Recep Tayyip Erdoğan’a, başkanlık …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir