Anasayfa / Güncel Haberler / ÜRETEMEYEN TÜKETİM TOPLUMU

ÜRETEMEYEN TÜKETİM TOPLUMU

Hz Mevlana’nın çok güzel bir sözü var. Diyor ki: “Bulutlar ağlamasa, yeşillikler nasıl güler?” Bu sözün üzerine düşünüp, sayfalar dolusu yazmak gerek.

Hayatı tek bir kelime ile özetlemem istense, hiç düşünmeden: “DENGE” derdim.

Denge, hayatın her alanı için en küçük yapı taşıdır. Dengenin olmadığı her yerde haksızlık, hukuksuzluk, kanunsuzluk, anarşi, sömürü… vardır.

Son günlerin en sıcak konusu hiç şüphesiz ki: Amerikan Dolarının yükselişi.

Peki, ama yükselen Dolar mıdır, yoksa düşen Türk Lirası mı?

Parite iki para birimi arasındaki alım satım değeri, eşitliği yani dengesidir.

Peki, dünyada dolar düşerken Türk lirası karşısında nasıl değer kazanır? Türk Lirası Dolar paritesi arasındaki bu hareketliliğin izahı nedir?

Piyasada nadir olan şey her zaman değerlidir? Mesela Dünyada her yıl 3 bin ton altın üretiliyor. O yüzden altın yatırımcısı için güvenli bir limandır ve vazgeçilmezdir.

Arzı sınırlı olduğu için de talebi dolayısıyla fazladır.

Talep fazlası o malın fiyatının yükselmesine neden olur ve o yükselme denge fiyatı sağlanasıya kadar devam eder.

Doları düşürmenin yolu dengeyi sağlamaktan geçer.

Piyasadaki bu dengeyi sağlayacak olan kurum hazinedir ve rezervindeki dolar miktarı bu savaştaki en önemli silahıdır.

Piyasaya Dolar girmesini sağlamanın üç temel yolu var. İhracat yapmak, Yabancı Yatırımcı bulmak ve dış borç almak. Tabii ki bu üç seçenek içinde en muteber yol ihracat yapmaktır.

İhracatın sihirli sözcüğü de: Katma değeri yüksek ürün üretip, pazar oluşturmaktır.

Aradaki farkı anlamak için verilecek en güzel örneklerden birisi hiç şüphesiz ki: tarımsal ve teknolojik ürünler arasındaki kıyaslamadır.

An itibariyle cep telefonu piyasasının en büyük isminin marka değeri 1.9 Trilyon dolar, bu firmanın bilançosu incelediğinde elindeki nakit para 193 Milyar dolar.

Bu firmanın ürettiği 174 gr’lık son ürünün fiyatı 9.500 TL. Bugün domatesin Pazar değeri 3TL. Siz bu firmanın 174 gr’lık ürününe karşın 3.167 kilo ürün satmanız gerekiyor.(İki ürün arasındaki kar konusuna ise hiç girmeyelim)

Ülke olarak içinde bulunduğumuz tablo bu kadar vahim.

Türkiye’nin son dönemde Katma Değeri Yüksek ürünler üretme konusunda yaptığı en güzel adımlardan birisi Savunma Sanayisi’ne yaptığı yatırımlar olsa gerek. Orta vadede çok ciddi getirisi olacak bu hamle maalesef bugün ki ekonomik tabloya etki edemiyor. (Bir de bu adımın siyasi yansımaları var ki sormayın gitsin. Bu pazarda tekel olmuş yapılar; senaryoya yeni oyuncuların katılmasına izin vermiyor. Cumhurbaşkanımızın her konuşmasında bahsettiği DIŞ MİHRAKLAR sözünün karşılığı işte bu güruh)

İçinde bulunduğumuz durum çok çok ünlü sanatçımız Hülya Avşar’ın şarkısını ile özetlemek mümkün: Bana bir koca lazım o da bu gece lazım.

Diğer bir seçenekte Yabancı Yatırımcı Bulmak

Her yatırımcının ana hedefi mevcut yatırımlarını enflasyon karşısında koruyarak arttırmaktır. Yabancı yatırımcılar elindeki doları Türk lirasına çevirerek bankalarda faize koyarlar ve beklerler. Bu süre zarfında para birimi dolar karşısında verilen faizden daha fazla düşerse zarar ederler. Dolayısıyla zarar edeceğini düşünen yatırımcı yatırım yapmaktan vazgeçecektir. Piyasadan çekilen bu dolar, paritenin yükselmesine neden olur. Bu da daha fazla yatırımcının zarar etmesine ve piyasadan çekilmesine neden olacaktır.

Yabancı yatırımcı seçeneğinin kilit noktası bu paranın nasıl harcanacağı sorunudur. Buradaki nihai hedef ilk seçenek olan “ihracat” yani ÜRETİM olmalıdır. Tarım, tarıma dayalı sanayi, teknolojik ürünler politikamızın temel hedefleri olmalıdır. Aksi takdirde yabancı yatırımcı seçeneği bir süre sonra başa bela olacaktır.

Son seçenek ise Dış borç alma seçeneğidir.

Bu seçeneğin ülkemizde karşılığı krizle eşdeğerdir. Dış borcu alabileceğimiz birkaç seçenek var. Bunlar IMF, Yabancı Bankalardan borç almak ve Swap anlaşmaları.

Yabancı bankalardan alınan yüksek faizli borçları vadesi gelen borçları ödemek için kullanmak: Kredi kartının asgarisini başka bir kredi kartından nakit çekim ile ödemeye benzer ki bunun adını varın siz koyun.

Çok güzel bir sözle noktayı koyalım: “Üretmeyen tüketilmeye mahkûmdur”

 

Çok Okunan Haber

NEŞET ERTAŞ VE ABDALLAR

celalucyildiz@gmail.com “ Dost elinden gel olmazsa varılmaz. Rızasız bahçanın gülü derilmez, Kalbden kalbe bir yol …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir