Uğur Mumcu ve Eşref Bitlis Özal’a Gözdağı için öldürüldü

Uğur Mumcu ve Eşref Bitlis Özal’a Gözdağı için öldürüldü

Devlet Denetleme Kurulu, Özal’ın ölümüyle ilgili raporunu açıklayınca ortalık karıştı. 

Ergun Diler/Takvim

TAKVİM’in dün “BÖCEK ZEHİRİYLE ÖLDÜRÜLDÜ” manşeti ise Ankara’ya bomba gibi düştü. Kurulun raporda vurgu yaptığı pek çok soru cevap beklerken aklıma rahmetli Özal’ın en yakın çalışma arkadaşı olan ÖZEL KALEMİ Feyzi İşbaşaran’ı aramak geldi.
İngiltere’de olduğunu düşündüğüm İşbaşaran’ı, Çeşme’de buldum. 2 saat süren telefon görüşmemizde neler anlattı neler!
İşte ezberleri bozacak olan o konuşma… 
  Devlet Denetleme Kurulu raporuna göre ÖZAL ÖLDÜRÜLDÜ. Sizin fikriniz ne? 
Olay iki perde. Önce 1988’deki Kartal Demirağ’ın suikast girişimine bakmak gerekir. Bize ilk kez orada “DUR” denildi. 
  Kim neden “dur” dedi? 
Özal, gazetelere verilen SÜBVANSİYONU kaldırmak istiyordu.
Bunu da açıkça patronlara iletti. Bunun üzerine ACİL toplantı isteği geldi. Harbiye Orduevi’nin 18. katında patronlarla buluştuk. Medyaya giren Asil Nadir de oradaydı. Diğerleri ondan çekiniyordu. Çünkü rüzgar gibi esiyordu.
Basında hızla büyüyordu. 
  E ne var bunda? 
Çok sert sözler söylendi. Daha sonra yurt dışına kaçan BÜYÜK medya patronu, masaya yumruğunu vurup “Sen kim oluyorsun da sübvansiyonu kaldırmaya kalkıyorsun” diye çıkıştı. Buz gibi hava esti. Bir Başbakan, medya patronu tarafından azarlanıyordu. Özal soğukkanlı davrandı. Sinirlenen MEDYA DEVİ ayağa kalktı, kapıya yöneldi çıkarken geri dönüp BEYEFENDİ’yi “Bunun hesabını vereceksin” diye tehdit etti. 
  Yani tetiği çektiren gazete patronu muydu?
Evet oydu. Tehdit ortadaydı zaten… Biz bu işi çözdük. Sonuca ulaşınca da bunu yapanlar YURTDIŞINA kaçtı. O patronla birlikte kaçanlara bakarsan fotoğrafı daha net görürsün… 
  1988 ile ölümü arasında geçen 5 yılda başka tehdit oldu mu?
Olmaz mı… Nerdeyse hergün tehdit aldık. Sadece bir kez doğru çıktı. 
‘SİLAHLAR SUSACAKTI AMA…’ 
  Kimdi bunlar peki? 
Bir gün KÖŞK’ü halka açtım. Erzağını kapan geldi.
Özal halkla bir olup bahçede piknik yaptı. Bu fotoğraf Genelkurmay’ı ayağa kaldırdı. Doğan Güreş “Siz ne yapıyorsunuz” diyerek sesini yükseltti. “Muhafız Alayı benimdir. Benim iznim olmadan kimse oraya giremez” tehdidinde bulundu. Ona rağmen yaptım. 
  Sorun asker miydi?
Bir tarafında o vardı. Ama sorunun kaynağı başkaydı. 
  Neydi?
Rahmetli Özal, Eşref Bitlis Paşa ile Malatya’dan çocukluk arkadaşıydı. Birbirlerini çok sever güvenirlerdi. İkisi de KÜRT SORUNUNUN çözümü ve PKK’nın bitmesi için çırpındı. 
  Ne yaptılar mesela? 
Hem Eşref Paşa hem Özal, Kuzey Irak’ta defalarca kez ÖCALAN’la görüştü. Öcalan ikna olmuştu.
Silahlar susacaktı. Ama ömürleri yetmedi. 
  Bir dakika Özal, Öcalan’la nasıl görüştü?
Barzani ve Talabani bahane edilerek sınırın öte tarafında bir araya geliniyordu. Özal, Kürt sorunu olduğu sürece Türkiye’nin büyümeyeceğini biliyordu.
Risk aldı, aldılar… 
  Suikastlerle bunun bir ilgisi var mı? 
Olmaz mı! Öcalan 70 kişilik liste verdi. Hepsini AVRUPA’ya 10 yıl inmeme karşılığında İSKANDİNAV ülkelerine gönderiyorduk. Öcalan Norveç’i istemişti.
Militanlar sessizce

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM